• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Şubat 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Bu nasıl birincilik? – Özge Yurttaş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Son 10 yılda, kadınların iş gücüne ilave katılım oranında Avrupa’da birinci sıraya yükselmişiz. Bu müjdeli haberi 12 Şubat’taki bir açıklamasında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk veriyor.
Avrupa’da birinci sıraya yükseldiğimiz için bakanın övündüğü iş gücüne ilave katılım dedikleri nedir? “Gelir sağlayan aile bireyinin ekonomik durgunluk esnasında işsiz kalması ya da gelirinin düşmesi durumunda, daha önce işgücü piyasasında olmayan başka bir aile bireyinin iş aramaya başlaması ve işgücüne katılması.”

Geçen ay DİSK-AR tarafından açıklanan işsizlik verileri de bakanı doğruluyor. İş aramaya karar veren ya da işsiz kalıp yeniden bir işe girmek isteyen bu nedenle İŞKUR’a kayıt yaptırarak işe yerleştirilme talebi olan kadınların sayısı artıyor. DİSK-AR verilerine göre İŞKUR’a 2018’de kayıtlı erkek işsiz sayısı 1 milyon 704 bin olurken kayıtlı kadın işsiz sayısı 1 milyon 805 bin oldu. İlk defa kadınlar işe yerleştirme talep eden erkeklerden daha kalabalıklar.

Peki sevinmeli miyiz? Elbette hayır. Bakanın övündüğü bu gelişme göründüğü kadar “iyi”ye işaret değil. Çünkü kadınların “ilave” olarak tanımlandığını bu koşullarda nasıl işlerde ve hangi statüde çalışacakları önemli. Örneğin yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleşmek için başvurduğu İŞKUR aracılığıyla bulunan işler genellikle düşük ücretli ve geçici statüde işler. Yani kadınlar çalışmaya karar verse de karşılarına çıkan koşullar istihdama iğreti bir şekilde katılmalarına yol açıyor.

Sorun yalnızca ilave iş gücü meselesinde değil. Bakan Selçuk birincilik müjdesi verdiği konuşmasında bir başka önemli iddiayı daha dile getiriyor. Diyor ki: “2007-2017 yılları arasında kadın istihdamını yaklaşık 3,4 milyon kişiyle yüzde 63 oranında arttırmış durumdayız.”

Sayılarla yapılan manipülasyona güzel bir örnek. Evet, Türkiye’de kadın istihdamı artıyor. Ama nasıl? Türkiye’de kadınların istihdama katılım oranı farklı kaynaklara göre %28-33 bandında. Bu oran OECD ülkelerinde %63. OECD’nin altında kalmaktan öte bu sayıların nasıl arttığı, bize kadınlar için yine çok da parlak bir manzaranın olmadığını gösteriyor. Türkiye’de 2011’den beri ailesindeki yaşlı ya da engelli bireylere bakan ve devletten aylık 480-500 TL evde bakım parası alan kadınlar işgücüne katılmış sayılıyor. 2012’den beri gündelik ev temizliğine giden kadınlar da kendi hesabına çalışan olarak yine bu hesaplamaya dahil ediliyor. Sayılar artsa da kadınlar için sağlam statüde yaşanabilir ücretli ve güvenceli işlerde ikbal yok.

Tüm bu verilerin üstüne dayanamayıp son bir şey daha aktarmak istiyorum. Bakan aynı açıklamasında iktidarları döneminde yükseköğretimde kadın öğrenci oranının %33.5 arttığıyla övünmüş. Peki artmış da ne olmuş? Türkiye’de şu an en işsiz toplumsal kesim üniversite mezunu kadınlar. TÜİK 2018 verilerine göre erkek üniversite mezunlarında istihdam oranı %78,3. Kadınlarda bu oran %58,3’e kadar düşüyor. Yani nitelikli kadın iş gücü iş bulamıyor.

Sayılar iktidar için yanıltmanın bir aracı. Ama uzak durulması gereken başka yanılgılar da var. Kriz koşullarında kadınların çalışma hayatına katılımın artmasını “patriarkayı geriletmek” için bir imkân olarak gören ya da kadınların çalışmasının, koşullara bakılmaksızın her durumda iyi olduğunu savunan tartışmalara tanık oluyoruz. Fakat artışın nitel yanı bu fikirden uzak durulmasına işaret ediyor. Çünkü kriz koşullarında kadınlara vadedilen çalışma düzeni ortada. Bu koşullarda istihdamdaki artış kadınların yaşadığı çifte sömürünün derinleşmesinden fazla bir anlama sahip değil. Çünkü krizle birlikte kadınlar hem ev içi sorumlulukların artan yükü altında kalacak hem de düşük ücretlerle güvencesiz ve niteliksiz işlere mahkum olacak. İşte bu nedenle kriz koşullarında kadın hareketi hem üretim alanına hem de yeniden üretim alanına dair söz söyleyen, kadınların yaşadığı sömürüyü sınırlayacak talepler yükseltebilmeli.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Fidan, tehdit dili ve bölgesel barış ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bir televizyon kanalındaki “Sıra Irak’a gelecek,” değerlendirmesi tepki topladı. Fidan, Türkiye’de ve bölgede uzun süredir farklı...

Emekçileri sefalete sürükleyen kumpas!

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Siyasi iktidar, devletin kurumlarını da kullanarak toplumun en geniş kesimini oluşturan ücretlilere ve emeklilere açıkça kumpas (tuzak) kuruyor*. Nasıl mı?...

15 Şubat’tan 6 Ocak’a güncellenen komplo

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Önder Apo, ‘yaralı bırakılmış’ ve ‘kapana alınmış’ bir Kürt gerçekliği üzerine kurulan Ortadoğu sisteminin karşısına özgür Kürtlük ideolojisini çıkarmıştır. Varlığı...

2026 ve sonrası: Finansal kriz, savaş ve otokrasi (II)

Yazar: Yeni Yaşam
13 Şubat 2026

Dünyada altın fiyatının uzun vadede artmasının bir diğer nedeni, yatırımcıların portföyünde spekülatif amaçlarla giderek daha fazla altın kullanılmasıdır. Keza altının...

Türkiye’nin strateji yoksunluğu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Şubat 2026

 Suriye'nin kuzey doğusunda yaşananlara bakıp zafer naraları atanları, dehşetle takip ediyorum. Halklar dışında kimlere hizmet ettiği çok açık olan bu...

Diken üstündeyiz

Yazar: Yeni Yaşam
13 Şubat 2026

Hem ülke içinde hem de ülke dışında yaşananlardan sonra normal bir hayat sürdürebilecek miyiz acaba? Her sabah kalktığımızda acaba duygusuyla...

Sonraki Haber

Müzelerle ilişkinizi kesin çağrısı

SON HABERLER

Gençlik buluşması: Komplo gençliğin mücadelesiyle boşa çıkarılacak

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Kadın tutsak vereme yakalandı: İdare hiçbir önlem almadı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Almanya’da katledilen Renur Özbey’in cenazesi Mûş’a getirildi

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

3 kentte Akdeniz, Can, Kaya ve Aydınlar için adalet talep edildi

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Ege Bölgesi cezaevleri raporu: Temel haklar ihlal edilmeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Cumartesi Anneleri: Rıdvan Karakoç’u katledenler yargılansın

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Kent Koruma ve Dayanışma Platformu Meclis’te partilerle görüştü

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır