• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Nisan 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Çanlar kimin için çalıyor?-Yakup Güneş*

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
14 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

İspanya iç savaşının anlatıldığı Hemingway’in romanında, hepimizden bir kesit bulmak mümkün. Kitap geçmemiş bir geçmişin tahayyülü aşan acısıyla; soğuğa, savaşa, sevgiye dağlara direnişe sürükleyip duruyor bizi.

Bazen içimizdeki savaşa, çoğu kez Leylalı zamanımızda yaşanan savaşa. Her halükârda bir iç savaşın ortasında buluyoruz kendimizi. İçimizde ve dışımızda…

Sahi, biz de bir iç savaşta değil miyiz? İçi yabancılaşmış olanlarla, boğazını yoksullaştırmış insanların savaşında. Duyarlılığın ve kayıtsızlığın. Adalet ve adaletsizliğin savaşında. Deyimlerin, atasözlerinin sustuğu bir andayız artık.

Öyle ki, “tok açın halinden anlamaz” bile diyemiyoruz. Belki de dememeliyiz. Zira söz konusu olan artık; açın, tokun bu oburlaşmış kayıtsızlığına anlam vermekte zorlanması. Bir hukuk ve insanlık sorununa kayıtsız kalan bir oburluğu açken anlamak ne mümkün! Yabancısı değiliz. Yıllardır açlık ve direnişi uzuvları gibi benimsemiş bir halkın çocuklarıyız aslında. Direniş ve açlık! İki sözcük hanemizde de amellerimizde de pek çok. Farklı mekanlarda ve farklı zamanlarda. Ama bu seferki farklı.

Zira koşulların yarattığı açlıkla. Açlıkla yaratılmak istenen koşullar arasında ciddi bir fark var. Bunu en iyi her ikisini de yaşayanlar bilir. Yaşıyoruz. Peki duyuluyor muyuz? Ah bu sessizlik! Belki de Ralph Ellison’ın “Görülmeyen adam” romanına düştü dünyamız. Ve roman bağırıyor sağır dünyamıza. “Görülmezim, anlıyor musunuz, sırf insanlar beni görmek istemedikleri için, görülmezim”.

Çarpıtıcı camdan yapılmış aynalar, çevirmiş sanki etrafımı. Bana yaklaştıklarında yalnızca çevremdekileri yani kendilerini ya da hayallerinde uydurdukları şeyi görürler. Her şeyi görürler her şeyi, en küçük şeyi görürler de beni görmezler! Sahi biz de görülmeyen miyiz? Beyaz adam bizi görmedi diye bir zaman sonra artık orada olmadığımıza mı inandır.

Olamaz! Bizim inançlarımızı değil, inançlarımızın bizi sarstığı bir zamanda. Kendimizi bu kadar net görebilirken, görülmeyen biz olamayız. O halde körler dünyasındayız. Jose Saramago’nun Körlük romanından fırlamış bir dünyada… Tüm direnenlerin birlikte yaşadığı farklı bir zamandayız. Zaman farklılaşıyor. Her duruşun, her direnişin farklı bir zamanı var diye. Artık durumun peşinden koşturan, sıkıldıkça elinden kaçan ama direnince bizi anne şefkatiyle saran bir zamana sahibiz.

Zamanın ruhu dedikleri bu mu oluyor? Bu kadar hırpalayıp tüketmemize rağmen direngenliğimizde kanatlarını usulca üzerimize örtmesi bu ruhtan mı geliyor? Kim bilir, belki de kimi zaman direnen insan değil de zamandır. İnsana kalan sadece bu zamana katılmak, ruhu yakalamaktır. Öyleyse ne mutlu zamanın ruhunu yakalayanlara! Ne mutlu Leylalı zamanlarda Leylalaşanlara… Zaman akıyor. Ve tarih, tarih çanlarını çalıyor. Çok geç olmadan duymamızı bekliyor. Tarihten çan sesleri yükseliyor. Çanlar çalıyor, kimin için çalındı söylenmese de. Ama biz biliyoruz. Hepimiz iyi biliyoruz. O halde bilmeyen kim? Yoksa bir tek Hemingway mi bilmiyor? Ona da söylemeliyiz her birlikte. Birlikte bağırmalıyız. Bağıralım o halde! Çanlar bizim için çalıyor. Duyuyor musun Hemingway? Çanlar bizim için çalıyor!

* Şakran 2 nolu T Tipi Cezaevi

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Sermaye-siyaset-yargı üçgeninde işçi katliamları

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

İş cinayeti davaları, sermaye-siyaset-yargı üçgeninde cezasızlığın üretildiği sınıfsal ve politik davalardır. Bir yanda emek sömürüsüne dayalı sistemin temsilcileri, diğer yanda...

Kürdün yeniden doğuş günü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Kürdistan’ın dört parçasındaki her kazanım bu önderliğin yürüttüğü mücadele ortamında var olmuştur. Bu önderliğin mücadelesinin Ortadoğu ve dünyada yarattığı Kürt...

tarihsel filistin’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

işgal gücü sistematik biçimde ateşkes anlaşmasını ihlal ediyor, aynı sırada kahire’de anlaşmayla ilgili görüşmeler sürüyor. o arada gazze’de insani kriz...

Yeni bir 4 Nisan zamanı, yeni bir doğuş buluşması

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

“Bahar geldi arkadaşlar, yoncalar biçilecek Liderlerin en güzeli ÖCALAN bir çiçek Düğün dernek içinde ÖCALAN, Halfeti’ye gelecek.” Bu şiiri İmralı...

ABD ve İsrail Orta Doğu’daki savaşı neden tırmandırıyor?

Yazar: Yeni Yaşam
5 Nisan 2026

Kısa bir aranın ardından Ortadoğu’daki savaş tekrar alevlenmeye başladı. Brent petrolünün varil fiyatı 109 doları aştı. Hürmüz Boğazı, ABD, Avrupa,...

Ara seçim mi, demokratikleşme süreci mi?

Yazar: Yeni Yaşam
5 Nisan 2026

Ülke içi kriz derinleşiyor, İran savaşı krizin sonucunda bize çok tehlikeli gelişmeleri haber veriyor. Yazıp duruyorum, tekrara gerek yok. Bu...

Sonraki Haber

Çocuk dostu belediyecilik lütuf değil, yükümlülük!-Ezgi Koman

SON HABERLER

Sermaye-siyaset-yargı üçgeninde işçi katliamları

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Cengiz Holding Şemrex’te genişlemeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Kürdün yeniden doğuş günü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Riha’da bir komünist köy: Ne işiniz var Kürtlerle?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Hakan Tosun için anma ve panel: Adalet henüz yerini bulmadı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

İsrail’den Lübnan’a saldırı: 2 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Trump İran’a tehditlerini sürdürdü: Bütün ülke tek bir gecede yok edilebilir ve o gece yarın gece olabilir

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır