Rojava’nın özerk statüsünün ve demokratik modelinin korunması gerektiğini vurgulayan İsviçre Sosyalist Parti (SP) Eş Genel Başkanı Cédric Wermuth, uluslararası toplumu ve Avrupa hükümetlerini Rojava’ya yönelik saldırılara karşı harekete geçmeye çağırdı
Türk devleti destekli Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı grupların Rojava’ya yönelik saldırılarına uluslararası alandan tepkiler gelmeye devam ediyor. Yapılan açıklamalarda işgal saldırılarına sert tepki gösterilirken, Rojava’nın özerk statüsünün ve ortaya koyduğu modelin korunması çağrısı yapılıyor. İsviçre’nin önde gelen siyasi partilerinden Sosyalist Parti’nin (SP) Eş Genel Başkanı Cédric Wermuth, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Saldırılar asla kabul edilemez’
Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte oluşan Suriye’deki rejim değişikliğinin ülkenin geleceği açısından taşınan umutların gerçekleşmediğini ifade eden Genel Başkan Wermuth, Rojava’ya dönük saldırıların bunun bir kanıtı olduğunu söyledi. Wermuth,“Maalesef bu rejim değişikliğinin başında, ülke içinde daha proaktif ve üretken bir entegrasyon olacağına dair taşıdığımız umutların gerçekleşmediğini görüyoruz. Rejimin pratikleri bunun göstergesi” dedi.
Rojava’ya dönük saldırıları sert bir dille eleştiren Wermuth, Rojava’yı çökertmek için geliştirilen saldırıların asla kabul edilemeyeceğini söyledi. Wermuth şunları ifade etti: “Bu rejimin bugüne kadar bizim desteklediğimiz Rojava’ya saldırılarını görüyoruz. Yaşananlar yalnızca bir güvenlik meselesi değil aynı zamanda bir insani krize dönüşmüş durumda. Bu durum giderek felakete dönüşen bir insani krizin yanı sıra aynı zamanda Rojava’daki siyasi proje açısından da bir tehlikedir. Oysaki Rojava’da ortaya konan bu model tüm bölge için bir örnektir.”
‘Rojava tüm bölge için örnek bir model’
Rojava’nın ortaya koyduğu demokratik model nedeniyle hem Suriye hem de otokrat rejimler tarafından hedef alındığını vurgulayan Wermuth, “Rojava’daki siyasi model özellikle kadın-erkek eşitliği ve demokratik yönetim açısından olağanüstü ve ilerici bir deneyimdir. Temel işleyişi bu değerler üzerine inşa edilmiş. Rojava, Orta Doğu’daki birçok ülkede çok etnikli ve çok kültürlü bir toplumun nasıl organize edilebileceğini gösteren bir örnek sunmaktadır. Bu nedenle Rpjava bu tür rejimler tarafından yoğun bir şekilde saldırıya uğramaktadır. Tüm saldırılara rağmen Kürtlerin hala bazı özerkliklerini koruma şansı olduğunu düşünüyorum. Avrupa’daki tüm ilerici güçlerin bunun için mücadele etmesi gerekir” dedi.
‘Kabul edilemez bir ihanet’
Rojava’ya dönük saldırılar karşısında Batı’nın tutumunu ihanet olarak nitelendiren Genel Başkan Wermuth, Kürtlerin DAİŞ’e karşı verdiği mücadeleyi hatırlattı. “Kürt savaşçıların desteğiyle DAİŞ’e karşı savaş yürütüldü. Kürtler DAİŞ’in yenilgisinin ardında hala binlerce cihatçının kontrolünü sağlıyor. Kürtler buna rağmen yeterince bir destek görmedi. Avrupa değerleri ve etik ilkeleri adına Rojava sınırlarının savunulması için bir katkı sağlamıştı. Ancak bugün ise kabul edilemez bir ihanete tanıklık ediyoruz” diye kaydetti.
‘Rojava’yı korumalıyız’
Avrupa’nın Rojava’ya yönelik tutumunu da eleştiren Wermuth, Avrupa hükümetleri ve sivil toplumuna Rojava’nın özerk statüsünün ve modelinin korunması çağrısında bulundu. Wermuth, “Avrupa hükümetleri ve sivil toplum kuruluşları Suriye’de yaşananlar karşısında ayağa kalkarak Kürtleri korumalılar. Rojava ve ortaya koyduğu model korunmalıdır. Bu yalnızca insani nedenlerle değil, aynı zamanda jeopolitik nedenlerle de gereklidir” dedi.
Haber: Serkan Demirel / ANF









