• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Nisan 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Çekirdek de bitince…-M. Ender Öndeş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
3 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Uzun yıllardır ilk kez, herhangi bir vazifem olmaksızın kendi evceğizimde çekirdek çitleyerek bir nevi ‘demokrasi şöleni’ yaşamak istediydim, olmadı. Bütün hayalim, akşamdan sonra televizyonun karşısına oturup rakamlara bakınmak, manzara belli olunca da klavyenin başına geçip çok bilmiş bir edayla analizler döktürmekti; yurdumun köşe yazarına bunu bile çok gördüler! Gece saat 03.00, çekirdekler bitmiş, bakkallar kapalı, Anadolu Ajansı sessiz ve stres bin beş yüz!

Hala da sağda solda dalavereler sürüyor ama artık durumda büyük değişiklikler olacağını sanmıyorum. Şimdi artık ‘analizler’ zamanı. Benim en çok tuttuğum da, “Seçmen ne meşaz verdi” sorusuyla başlayan o müthiş çözümlemelerdir. Seçmen diye çok ayaklı, çok kollu ama tek beyinli bir yaratık var, her seçimde “hele dur ben şunun kulağını çekeyim, şunun ensesine şaplak atayım” diye plan yapıyor ve harekete geçiyor. En çok da yenilenler seviyor bu analiz türünü; onlara ‘aslında iyiyiz ama seçmen de bizi uyarıyor’ şeklinde bir rahatlama dozu sağlıyor.

Neyse işte. Bir sürü çözümleme yapılacak, biz de yapacağız, siyaset de yapacak; kendi başına kötü bir şey değil bu. Geçen akşamın gözle görünür birkaç sonucunu yazmaya gerek yok, herkesin görebildiği şeyler bunlar. HDP’nin uyguladığı stratejiyle Türkiye siyasetindeki konumunun altını bir kez daha çizmesi, kayyum bölgelerindeki halkın iradesinin büyük çoğunlukla yeniden ortaya çıkması, AKP’nin metropollerde ciddi yıkıma uğraması, vb…

Bütün bu çok geniş kapsamlı konular üzerine tabii ki herkes yazıp çizecek, durumu anlamaya çalışacağız. Ancak bu yazı itibarıyla ben, kendimi başka bir konuyla sınırlı tutmak istiyorum: HDP-CHP ilişkisi… Biraz iddialı olabilir ama bana göre, CHP’ye oy veren yurttaşları korkudan felç etmek için uzun süredir AKP tarafından özel olarak şişirilen şu ‘HDP sendromu’ bu seçimde, en azından metropollerde, boylu boyunca çökmüştür. HDP ile herhangi bir biçimde temas kurulursa CHP’nin maazallah göbeğinden çatlayıp bin parçaya bölüneceği, milyonlarca CHP’linin yeniçeri misali Genel Merkez kapısına dayanıp ‘kelle isterük’ diye haykıracağı yolundaki bütün o efsanelerin tabanda ciddi bir karşılığı olmadığı artık ortadadır. Anlaşılmaktadır ki, özellikle büyük şehirlerde CHP’ye oy veren insanların hatırı sayılır bir çoğunluğu, belli bir siyasi zekaya sahiptir. Aynı zekanın CHP yönetiminde mevcut olmadığı kesin olsa da, daha aşağıda, yani mahallelerde, kahvelerde, evlerde yaşayan ve Türkiye’deki bu soluk aldırmaz atmosferin artık değişmesini isteyen insanlar, zaten komşuları, arkadaşları olan Kürtlerle hiç de öyle büyük problemler yaşamamaktadırlar. Bu insanların büyük çoğunluğu, zaman zaman HDP’ye oy vermekte bir beis görmediği gibi, HDP’nin de kendilerine destek vermesinden rahatsız filan değildir. Kendi dar dünyalarında yaşayan fanatik ulusalcılardan değil, gerçek, somut insanlardan, sandık başlarında gece yarılarına kadar koşuştururken HDP’lilerle kardeşçe ilişki kuran mahallemizin insanlarından, Ahmet’ten, Ayşe’den söz ediyorum.

Önümüzdeki günlerde memleketin nereye doğru gideceğini, bu seçim sonuçlarının nelere yol açacağını bilmiyoruz. ‘Dört buçuk yıl daha buradayız’ gibi laflar edilse de, bu ülkede neyin ne kadar süreceğini kimse tahmin edemez. O yüzden, artık meseleleri altı ayda bir yapılan seçimlerin ötesinde bir yerde, sokaklarda, mahallelerde, evlerde düşünmek, seçmen-sandık ilişkisinden ötede halk-devrimciler ilişkisi olarak kurgulamak gerekiyor. Bunu yaparken de, ‘armudun sapı-üzümün çöpü’ gibi bir yerden ilerleyemeyiz artık. Bu ülkede, bu şehirde iyi insanlar var; daha aydınlık bir Türkiye’de yaşamak isteyen bu insanlar, zaman zaman çeşitli öcülerle korkutulmaya çalışılsalar da el yordamıyla bir çıkış yolu bulmaya çalışıyorlar. Bu iyi bir şey. Gezi’de, yüzbinlerce iyi insanın, pırıl pırıl zekaya sahip gencecik çocukların, kadınların, amcaların, teyzelerin bu şehrin sokaklarında yaşadığını ve fakat bizim onlarla hiç tanışmadığımızı hayretler içerisinde gördük. Belki de Gezi’den öğrendiğimiz en önemli şey, ne kadar kapalı devre bir hayat yaşadığımız, kendi toprağımızın derinlerindeki cevheri ne kadar az tanıdığımızdı.

Şimdi, çekirdek zamanı bitti. Oraya, daha derine inme zamanlarındayız. Ve bunu steril bir siyaset anlayışıyla, enfeksiyon korkusuyla yapamayız artık.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Sermaye-siyaset-yargı üçgeninde işçi katliamları

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

İş cinayeti davaları, sermaye-siyaset-yargı üçgeninde cezasızlığın üretildiği sınıfsal ve politik davalardır. Bir yanda emek sömürüsüne dayalı sistemin temsilcileri, diğer yanda...

Kürdün yeniden doğuş günü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Kürdistan’ın dört parçasındaki her kazanım bu önderliğin yürüttüğü mücadele ortamında var olmuştur. Bu önderliğin mücadelesinin Ortadoğu ve dünyada yarattığı Kürt...

tarihsel filistin’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

işgal gücü sistematik biçimde ateşkes anlaşmasını ihlal ediyor, aynı sırada kahire’de anlaşmayla ilgili görüşmeler sürüyor. o arada gazze’de insani kriz...

Yeni bir 4 Nisan zamanı, yeni bir doğuş buluşması

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

“Bahar geldi arkadaşlar, yoncalar biçilecek Liderlerin en güzeli ÖCALAN bir çiçek Düğün dernek içinde ÖCALAN, Halfeti’ye gelecek.” Bu şiiri İmralı...

ABD ve İsrail Orta Doğu’daki savaşı neden tırmandırıyor?

Yazar: Yeni Yaşam
5 Nisan 2026

Kısa bir aranın ardından Ortadoğu’daki savaş tekrar alevlenmeye başladı. Brent petrolünün varil fiyatı 109 doları aştı. Hürmüz Boğazı, ABD, Avrupa,...

Ara seçim mi, demokratikleşme süreci mi?

Yazar: Yeni Yaşam
5 Nisan 2026

Ülke içi kriz derinleşiyor, İran savaşı krizin sonucunda bize çok tehlikeli gelişmeleri haber veriyor. Yazıp duruyorum, tekrara gerek yok. Bu...

Sonraki Haber

Halkların seçim başarısı ve tecrit-Cafer Menafi

SON HABERLER

İran’da ‘İdama hayır, özgür yaşama evet’ kampanyası başlatıldı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Gazetecilerin duruşması görüldü: Savcı ceza istedi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Hesekê’de bir drone düşürüldü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

1 Mayıs’ın adresi Gündoğdu Meydanı olacak

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Hewlêr’e drone saldırısı: Aynı aileden 2 kişi katledildi, çocukları şans eseri kurtuldu

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

İkizköylüler acele kamulaştırmaya karşı AYM önünde

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Bahçeli’den süreç açıklaması: Oyalamaya gerek yok

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır