Meclis Genel Kurulu’nda konuşan DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, ‘Kaç gündür soykırım tehdidi, katliam tehdidi altında olan Kürtlere karşı yapılan saldırılarda zil takıp oynayanların onursuzluğuyla önce baş edin’ dedi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen Somali Tezkeresi oturumunda konuştu. Rojava’da yaşanan son gelişmelerden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne kadar birçok konuda konuşan Çiçek, Türkiye’nin Efrîn’de yürüttüğü faaliyetleri “terör faaliyetleri” olarak nitelendirdi.
Tezkerenin girişinde yazan “Deniz haydutluğuna karşı mücadele, deniz terörizmine karşı mücadele” ifadesine dikkat çeken Cengiz Çiçek, “Şimdi bu terörizm tanımı öyle bir hale geldi ki, istediğiniz gibi her yere sündürüyorsunuz. Kendinize göre bir terörist uyduruyorsunuz. Sonra terörizmle mücadele adı altında kendi egemenlik sahanızı sürekli arttırmaya, emperyal politikalarla, coğrafyalara müdahale etmeye çalışıyorsunuz. Bakın bir cümle var, ülkemizin de taraf olduğu sözleşme gereği tezkere ediyor. Soruyoruz size Madem uluslararası sözleşmelere bu kadar saygılısınız; Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Ahim kararlarına rağmen neden içerde? Muhalifler neden içerde? İşinize geldiğinde uluslararası sözleşmeler, işinize gelmediğinde milli birlik adı altında hukukun adı yok. Böyle bir şey olamaz. Her yerde ilkeli ve omurgalı olmak zorundasınız” dedi.
‘Terör listesindeki Colani’yi başkan yaptınız’
HTŞ Hükümetinin Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara’nın terörist olduğunu belirten Cengiz Çiçek, “Daha başına ödül konulmuşken uluslararası terör listesinde adı geçen Colani’yi devlet başkanı yaptınız. Oradan bir Şara çıkarmaya çalıştınız. Sonra da ‘Hey Kürtler, uluslararası topluma, hukuka uyun.’ Kürtlerin bir kusuru varsa uluslararası hukuka saygılı olmasındandır. Mazlum Abdi niye Şam’a gitti? Bu hukuka saygılı olduğu için gitti. Kürtler neden Rakka’dan, Tapka’dan çekildi? IŞİD’ten temizledikleri, kurtardıkları yerleri tekrardan sahiplerine teslim ettiler. Bunu bir zafer narasıyla, bir coşkuyla karşılıyor sonra diyorsunuz ki: ‘Vay Türkiye’de ve Suriye’de terör koridoru var.’ Türkiye’de ve Suriye’de terör koridoru yok arkadaşlar” şeklinde konuştu.
‘İsrail devlet terörüne karşı ne yaptınız?’
DEM Parti Grup Başkanvekillerinin Meclis’te yaptıkları Rojava’ya destek açıklamasından kesitler paylaşan Cengiz Çiçek devamla şu ifadeleri kullandı,
“Bakın grup başkanvekilimiz de dedi: ‘Gerçekten devletlerin terörü ile yüzleşmeden gariban Kürt halkını, mazlum Kürt halkını her yerde terörist olmakla yaftalıyorsunuz, üzerine gidiyorsunuz.’ Soruyoruz; Filistin halkı soykırımından geçirilirken İsrail devlet terörüne karşı ne yaptınız? Suriye’nin bütünlüğü diyorsunuz ya, İsrail Şam’ın 1 kilometre yakınına kadar bayrak diksin 3 maymunları oynayın. Sonra da Kürt’e geldim mi terörle mücadele değil mi? Böyle kardeşlik olmaz arkadaşlar. Böyle kardeşlik olmaz. Çok net söylüyoruz. Bir sürü analiz yapabiliriz. Bakın bir süreç başlatıldı. 27 Şubat’ta bir çağrı yapıldı. Kürt’ün tek isteği var sizden: Hukuk kapısından içeri girmek istiyor Kürtler. Kardeşinize bunu çok mu görüyorsunuz?
‘Kürt’e karşı DAİŞ’i alkışlıyorsunuz’
Anadilim var, kültürüm var, kendi kimliğimle, onurumla yaşamak istiyorum diyoruz. Elin cihadistlerini, elin IŞİD’çilerini Kürt’e karşı operasyonda, katliamda alkışlıyorsunuz. Sonra da Meclis başkanımız Numan Bey diyor ki; ‘Bu süreçte Kürtlerin onurunu koruyalım.’ Buradan açıkça söylüyoruz; Kaç gündür soykırım tehdidi, katliam tehdidi altında olan Kürtlere karşı yapılan saldırılarda zil takıp oynayanların onursuzluğuyla önce baş edin. Onlarla yüzleşin, en büyük onursuzluk Kürtlerin direnişi değildir. En büyük onursuzluk Kürtlerin katliamı karşısında televizyonlarda, birçok yerde boy boy sevinenler zil takıp oynayanlardır.
‘Kardeşliği nasıl inşa edeceğiz’
Kardeşliği biz nasıl inşa edeceğiz? Kürt halkı olarak bir talebimiz var. Hukuk kapısından içeri girmek istiyoruz ve bunu çok gördüğünüz sürece açıktan burada söylüyoruz; Kürt’e düşmanlık 100 yıldır bu ülkeye kaybettirdi. Mesela bu uyuşturucu çeteleri nasıl türedi? Nasıl bir toplum uyuşturucu müptelası oldu? Nasıl çetelerin yuvalandığı yerler haline geldi yaşam merkezlerimiz. İşte savaşla beslenen bu katıksız Kürt düşmanlığı, Kürt’ün inkarıyla beslenen bu 100 yıllık sistem, milli değerler adı altında her türlü pisliği örten bir sistem yarattı.
‘Bağımsızlık yanlısı iseniz Kürt halkı ile barışırsınız’
Gerçekten vatanseverseniz, gerçekten yurtseverseniz bu toplumsal çürümüşlüğün müsebbipleriyle yüzleşirsiniz. Gerçekten bağımsızlık yanlısıysanız onurlu Kürt halkıyla barışırsınız. Onun kimliğini tanırsınız. Bu süreci nasıl yürütmemizi bekliyorsunuz o zaman? Biz olduğumuz yerdeyiz. Kürtler zayıf olduğu için değil, dilenci olduğu için değil, güçsüz olduğu için değil, halkların kardeşliğine, eşitliğine, özgürlük değerlerine, kadın özgürlük değerlerine, adalet değerlerine bağlı olduğu için Şam rejimi ile uzlaşmaya çalıştı. Ne oldu peki; Şimdi biz teröristiz, İŞİD’çiler Suriye’nin bütünlüğünü koruyor. İsrail’i hatırlatıyoruz. Hadi bakalım, çıkarın buradan bir şey! İsrail 1 km gelmiş Şam’ın yanına çıkarın o zaman. Olmaz, yapamazsınız bunu. Bu karar bazı şeyleri göze almanızı gerektirir.
‘Terör, harp okulu kurmaktır’
Cumhurbaşkanlığı bütçe görüşmesi gerçekleşirken Cevdet Yılmaz, bir arkadaşımızın sorusu üzerine diyor ki; ‘Cumhurbaşkanlığı bütçesinde barışı destekleme ve koruma ödeneği önemli bir yer kaplıyor’ Sonra sayıyor, Libya, Cezayir diye devam ediyor, bakın kendinizi ele veriyorsunuz. Daha dün bir televizyon programında bir eski asker çıkıp açıktan ya yüzümüze baka baka şunu söylüyor. Diyor ki biz Afrin’de harp okulu kurduk. Vallahi varsa burada terör, ah bu harp okulu kuranlardır. Kime karşı kurdunuz bu harp okulunu? Yıllarca elinizde bulundurduğunuz Afrin’de kime karşı kurdunuz bu harp okulunu? Bugünkü IŞİD’cilere, bugün Kürtleri soykırımından geçirmek isteyenler için harp okulunu kurdunuz. Peki Kürtler ne yaptı? Sizin Kürtsüzleştirdiğiniz Afrin’e karşın Kürtler Rakka’yı, Deyezoru IŞİD’den temizledi ve orayı Kürtleştirmedi. Arap halkının sosyolojisine, kültürüne saygı gereği halkların kardeşliğine saygı gereği orayı Kürtleştirmedi. 10 yılda isteseydi yapamaz mıydı? Hangi değerden bahsediyorsunuz bize? Kimin değeri? Varsa terör diyorsunuz, ancak esas terör budur.
‘Kürt statüsüzlüğü için yapılan işbirlikleri’
Yüzyıl boyunca bu coğrafyada Kürt statüsüzlüğü üzerinden emperyalistlerle işbirliği yapanlar bu ülkenin halklarına karşı en büyük işbirlikçilerdir. Geleceğine karşı en büyük işbirlikçilerdir. Biz bir şeyi söylerken temelsiz söylemiyoruz. Araştırıyoruz, bakıyoruz, anlamaya çalışıyoruz. Kürt nasıl düşünsün? Nasıl sizin Suriye’deki gelişmelerdeki payınız olduğunu olmadığını düşünsün. Bakın üç tane başlık dikkatinize sunuyorum; Bir şimdi Türkiye’de yıllarca Kürt siyaseti Diyanet’in tebliğ ettiği resmi belgelerle camilerde adeta hedef gösterildi. Terörist olarak lanse edildi. Kürt illerinde yaşayanlar bunu iyi bilir.
‘Birisi Colani’ye akıl vermiş gibi’
Bakın aynı şeyi sanki birinden akıl almış gibi aynı şeyi Suriye’de Diyanet Enfal Suresi’nden ayetle başlıyor. Birilerinden öğreniyor demek ki bunu. İki, şimdi burada diyoruz ki Newroz resmi tatil olsun. Tamam olsun ama biz yıllar önce direnişimizde zaten Newroz’u tatil yaptık. Ya birisi akıl vermiş gibi Colani ile aynı şeyi söylüyor. Ey Kürtler, Newroz resmi bayram olsun ya da resmi tatil olsun. Bize resmi bayram vermeyin, dilimizi verin, kültürümüzü verin, kimliğimizi verin. Şimdi Kürtçe ana dilde eğitime bile karşı çıkan bir zihniyet bayram verse ne olur, vermese ne olur? Bakın aynı şeyi Colani şu anda Mazlum Ebdi’ye dayatıyor.
‘Zihniyet aynıdır’
Diyor ki: ‘Kobanê’de, Hesekê’de Kürtçe eğitimi sonlandır.’ Zihniyet aynıdır. Zihniyet Kürt’ün geleceğine karşı düşmandır. Ortak geleceğimize karşı düşmandır. Bu vesileyle, bu vesileyle dünyanın dört bir tarafında bu canilerin katliam teklifi karşısında ayağa kalkan milyonlarca Kürt’ü ve dostunu saygıyla selamlıyorum. Bilî Berxwedana Gelê Kurd.”
ANKARA








