• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Şubat 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ender İmrek

CHP; barış ve demokrasi konferansı

7 Şubat 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Ender İmrek, Yazarlar

CHP’nin 31 Ocak 2026 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlediği “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı”, Türkiye’nin en derin ve ertelenemez sorunlarını ele almak üzere kritik bir zamanda gerçekleşti.

Adı öyle konulmuş olmasa da konferans genel olarak, “Kürt sorunu, Barış ve Demokrasi Konferansı” olarak algılandı.

“Ortak Gelecek Buluşmaları” kapsamında yapılan konferansın bir dizi olarak devam etmesi düşüncesi de olumlu. Başka boyutlarıyla sorunu ve çözüm yollarını ele almak CHP’yi daha da güçlü kılar.

İmamoğlu ve Resul Şahan’ın konferansta önemli çabaları olmuş. Hâlâ tutuklu olan İBB Başkanı İmamoğlu’nun konferans mesajı yapay zeka ile seslendirilmişti. Kürtleri görmeden hiçbir politik gelecek belirlemenin olası olmadığını gören bir yerden konuşan İmamoğlu, eşit yurttaşlık vurgusu önemliydi ancak kolektif haklar konusunda daha ileri şeyler söylemesi beklenirdi.

Konferansın gerçekleşmesi için özel bir çaba sarf ettiği anlaşılan, Kent Uzlaşısı Davası’ndan tutuklu yerine kayyım atanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, cezaevinden gönderdiği mektubunda, ‘’tutukluluk halinin kişisel bir mağduriyetten ziyade Türkiye’nin ortak geleceğinin sınandığı bir süreç olduğu’’ vurgusu çarpıcıydı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açılış konuşması ise konferansın ana omurgasını oluşturdu. Özel, Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın çoklu krizlerden geçtiğine vurgu yaparken, bu krizlerin ancak “çoklu kimliklerle yan yana durularak” aşılabileceğini belirtti. Salonun farklı kimlikleri, siyasi aidiyetleri ve yaşam tarzlarını bir araya getirmesini “tam olarak beklentimiz budur” diye ifade etti.

Özel, Kürt meselesini, “hepimizin ortak meselesi” ve “kuşaklar boyunca taşınan ağır bir toplumsal yük” olarak tanımladı. Artık bu yükten kurtulmak gerektiğini, barışın inşasını ve demokrasinin ayağa kalkmasını istediğini söyledi. Bunlar önemliydi.

Kürtleri hedef alan, onların onurlarını zedeleyen söylem ve tutumlara karşı olduklarını bir kez daha belirtti. “Kürt eşittir terörist algısını yeniden üretmeye çalışan eski, yıkıcı, dışlayıcı söylemleri açıkça reddediyoruz” diyen Özel, “Türkiye’deki Kürtleri de Suriye’deki akrabalarını da inciten hiçbir politikaya boyun eğmedik, eğmeyeceğiz” sözleriyle son dönemlerde sıkça yaptığı vurguları yineledi.

Suriye’de Kürtlerin “yenilgisi” HTŞ’nin “zaferi” üzerinden destanlar yazmak isteyenlere karşı açıkça tutum aldı. AKP’den MHP’ye oradan ulusalcılığı ırkçılığa vardıran, inkarcı tüm çevrelere net bir mesajlar vermiş oldu.

TBMM’de kurulan komisyona verdikleri desteği bir kez daha yineleyen Özel, silahların susması ve meselenin demokratik zeminde çözülmesine dair iradelerinin tam olduğunu vurguladı.

Kayyım sisteminin barış imkanını sabote ettiğini, Kent Uzlaşısı soruşturmalarının toplumsal umutlara gölge düşürdüğünü, siyasi tutuklulukların devam ettiğini ve AYM ile AİHM kararlarının yok sayıldığını eleştiren özel, İmamoğlu’nun tutuklanmasına giden süreci, ifade ederek, “19 Mart darbesi”ni ve Kürtlerin belediye meclislerinde temsilinin terör suçu sayılmasını “Türkiye’nin barışına karşı açık bir darbe” olarak nitelendirdi.

Suriye’deki gelişmeleri de değerlendiren Özel, Suriye’deki yıllardır süren acıların Türkiye’yi derinden etkilediğini belirterek, çatışma yerine uzlaşıyı savundu. Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Şiilerin, Alevilerin, Dürzilerin birlikte kazanacağı bir mücadeleyi büyütmek gerektiğini söyledi. Şam yönetimi ile SDG arasındaki 30 Ocak “entegrasyon anlaşması”na dikkat çekerek Suriye’den gelen uzlaşma haberlerinin sevindirici olduğunu, bu gelişmelerin Türkiye’nin barış sürecini hızlandırması gerektiğini ifade etmesi önemliydi.

Konferans, tam da bu bölgesel gelişmelerin sıcaklığında gerçekleştiği için daha da önem kazanmış oldu. Suriye’deki ‘kademeli entegrasyon sürecinin’ Türkiye içindeki barış sürecine olumlu yansımalar yaratabilir. Konferansın bu zamanlaması, CHP’nin hem iç hem dış barışı entegre bir şekilde ele aldığını gösteriyor. Bu yönlü gelişmelerdeki rolü daha da artmış oldu.

Konferans, inişler çıkışlar olsa da Kürt sorununda barış ve çözüm sürecinin devam ettiği, Suriye’de uzlaşmanın sağlandığı bir dönemde Türkiye’nin Kürt meselesi, kayyım uygulamaları, siyasi tutukluluklar, yargı bağımsızlığı, toplumsal kutuplaşma gibi ertelenemez sorunlarını gündeme taşınmasında önemli bir platform oldu. CHP’nin eksik bıraktığı alana müdahale olarak işlev gördü.

Oturumlar, Kürt meselesinde çözüm, sosyoekonomik zemin, bölgesel bakış gibi başlıklarıyla konuları kapsamlı olarak ele aldı. Bazı değerlendirmelerde “geri kalmışlık sorunu” gibi tanımlamalar olsa da meselenin esası Kürtlerin hak ve özgürlükler, gelecekleri üzerinde söz ve karar sahibi olmalarıdır.

CHP’nin, 21.yy’da nasıl bir cumhuriyet sorusuna vereceği açık ve net her yanıt; yerel seçimlerde elde ettiği sonucu bir seçim skoru olmaktan çıkarıp onu başka bir aşamaya taşıyabilir. Bunun yolu statükodan köklü kopuştur. Konferans bu bakımdan önemli bir adım oldu, ancak burada kalmaması, sürdürülmesi gerek.

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Katliam yaklaşırken: Öcalan ve diğer Kürt liderler hangi belayı defetti?

Sonraki Haber

Epstein belgeleri, Trump’ın ahlâkı ve zamanın ruhu!

Sonraki Haber

Epstein belgeleri, Trump’ın ahlâkı ve zamanın ruhu!

SON HABERLER

İnsanlıkta ısrarın coğrafyası: Rojava

Yazar: Yeni Yaşam
7 Şubat 2026

Rojava, Rojava’dan fazlasıdır…

Yazar: Yeni Yaşam
7 Şubat 2026

Epstein belgeleri, Trump’ın ahlâkı ve zamanın ruhu!

Yazar: Yeni Yaşam
7 Şubat 2026

CHP; barış ve demokrasi konferansı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Şubat 2026

Katliam yaklaşırken: Öcalan ve diğer Kürt liderler hangi belayı defetti?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Şubat 2026

Felaket umudu yok etmez, onu sınar

Yazar: Yeni Yaşam
7 Şubat 2026

Semsûr’da saat hala 04:17 | Foto Galeri

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır