• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Şubat 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Daimi Halklar Mahkemesi: Türkiye Rojava’da işgalci güç

11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:34
Kategori: Güncel, Manşet

Daimi Halklar Mahkemesi, Türkiye’nin Rojava’ya yönelik saldırılarını belgelerken, aldığı kararla Türkiye’nin Suriye ve Rojava’da ‘işgalci güç’ statüsünde olduğu ifade edildi

5-6 Şubat 2025 tarihlerinde Belçika’nın başkenti Brüksel’de toplanan Daimi Halklar Mahkemesi (PPT), 54. Oturumunda ele aldığı “Rojava – Türkiye” davasına ilişkin nihai kararını kamuoyuyla paylaştı. İnceleme, 2016’daki “Fırat Kalkanı” ve 2018’deki Efrîn saldırılarıyla başlayıp, belgenin yayımlandığı 2025’e kadar güncel saha verilerine ve BM raporlarına kadar uzanıyor.

Mahkeme, Türkiye’nin Rojava’ya yönelik askeri ve idari saldırılarını uluslararası hukuk normları çerçevesinde inceleyerek bir dizi bulgu ve tavsiye ortaya koydu.  Mahkeme heyeti, Türkiye’nin Efrin, Serêkaniyê ve Girê Spî gibi bölgelerde kurulan idari mekanizmaların, Hatay, Kilis ve Riha (Urfa) valilikleri tarafından koordine edildiğini tespit etti. Kararda, bu durumun uluslararası hukukta “işgalci güç” statüsüyle bağdaştığı ifade edildi.

Nüfus mühendisliği be kültürel asimilasyon  

Kürt, Êzidî ve Hristiyan nüfusun zorunlu göçe tabi tutulmasıyla boşalan alanlara, Suriye’nin diğer bölgelerinden getirilen bölge halkı olmayan kimliklerin yerleştirilmesi “nüfus mühendisliği”;  eğitim müfredatının Türkiye’dekiyle aynılaştırılması ise kültürel asimilasyon olarak belgelendi.

Özellikle kadınların durumu, belgede ayrı bir başlık altında ve derinlemesine incelendi. Mahkeme, Hevrin Xelef’in katledilmesinden başlayarak günümüze kadar uzanan dron saldırılarında kadın siyasetçilerin hedef alınmasını, bölgedeki toplumsal modelin öncü gücüne yönelik bir saldırı olarak yorumladı. Sonuç bölümünde mahkeme, uluslararası toplumu bu tablo karşısında sorumluluk almaya davet etti. Karar, bölgedeki kalıcı barışın ancak askeri güçlerin çekilmesi ve yerinden edilen halkın güvenli geri dönüş koşullarının sağlanmasıyla mümkün olabileceği tespitini yaptı.

Mahkeme heyetinde MAFDAD adına yer alan Avukat Rengin Ergül, kararın içeriğine dair detaylı bilgilendirmede bulundu.

‘Katliamlardan sonra ihtiyaç doğdu’  

Bu mahkeme ve nihai kararın uzun bir hazırlık sürecinden geçtiğini söyleyen Rengin Ergül, yıllara dayanan bir çalışma olduğunu belirti. Rengin Ergül, “Uluslararası kamuoyu yönünde Türkiye’nin Rojava’da özellikle Cenevre Sözleşmeleri ve Roma Statüsü kapsamında işlediği insanlığa karşı suç, savaş, saldırı suçu ve diğer insan hakkı ihlallerini belgeledik. Aslında ortaya hukuki bir doküman ve delil çıkardık. Sadece Avrupa’da yapılmış bir mahkeme değildi bu. Mahkemenin temel bütün video kayıt delillerini, adli tıp raporlarını Rojava Kürdistan’da yaşayan Rojavalı hukukçular, sağlıkçılar diğer insan hakları savunucuları ve Rojava Özerk Yönetimi belgelemişti. Bunları bizimle paylaştılar. Bu yıllara dayanan bir çalışma.  Bu tabii ki Türkiye’nin özellikle 2018’de Afrin’e saldırı suçu olarak değerlendirdiğimiz, Afrin işgali ve sonrasında yine Tel Abyad ve Serêkanîyê’de ‘Zeytindalı ve Barışpınarı’ gibi adlandırmalarla yapılan saldırı suçu oluşturan operasyonlar ve Rojava Kürdistanıdaki katliamlar sonrası böyle bir ihtiyaç doğdu” diye belirtti.

Nihai karar hangi suçları belgeledi?

Mahkemenin nihai kararında kısaca belgeledikleri suçlara ve tespitlere değinen Rengin Ergül şöyle devam etti:

“Roma statüsü özellikle savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamında dünyanın kabul ettiği son temel belgelerden birisi.  Roma Statüsü çatısı altında, Türkiye taraf olmasa dahi saldırı suçu işlediğini ve özellikle Afrin işgali ile başlayan sürecin saldırı suçu olduğunu belgeledik. Daha sonra bu saldırı suçunun devamında sivillerin ve sivil alanların bombalanması söz konusuydu. Yine sağlık tesisleri, su ve elektrik alt yapıları… Türkiye şöyle bir politika güdüyor. Saldırıları sadece askeri olarak düşünmemek gerekiyor. Askeri saldırılarla yerinden etme, bir katletme politikası var ama örneğin askeri olarak saldırmadığı bölgeye giden suyu kesiyor, elektriği kesiyor. İşgal ettiği bölgelerde kalan o tesislerin altyapısı eğer o bölgedeyse bunları kesiyor. 

Bunlar da aslında, ‘bir zorunlu yerinden etme’ politikası ve demografik mühendislik de bir insanlığa karşı suç olarak tanımlanıyor. Türkiye hem askeri saldırılarla hem su ve elektrik gibi temel insani ihtiyaçların kesintileriyle Kürtleri zorunlu göçe zorlarken aynı zamanda Kürtlerin yerinden edildiği bölgelere yabancıları başka grupları yerleştiriyordu. Türk devletinin orada yürüttüğü politika demografik mühendislik. Dolayısıyla eğer kategorize edeceksek; saldırı suçu, insanlığa karşı suç, savaş suçu ve yine diğer insan hakkı ihlalleri, keyfi tutuklamalar, kaçırmalar, işkenceler gibi diğer insan hakkı ihlalleri ve özellikle de kadınlara dönük sistematik şiddeti belgeleyen bir mahkeme kararı ortaya çıkardık.  Şimdi bu mahkeme kararı uluslararası kamuoyu önünde vicdani bir değer taşıyor.”

‘Elimizde delilleriyle ortaya konulmuş bir hukuki belge var’

“Sadece vicdani bir değer taşımıyor. Bu mahkeme kararı aynı zamanda hukuki bir değer de taşıyor” diyen Rengin Ergül, bu mahkeme kararının siyasi argümanlara dayanan bir karar olmadığını söyledi. Rengin Ergül, “Elbette bu mahkeme kararı Özerk Yönetimi tanıyan ve tanınmasını öneren bir karar olmakla birlikte bölgede işlenen bütün suçları hukuken değerlendiren ve belgeleri ile ortaya koyan; tıbbi belgeler, videolar görüntüler, tanıklıklar, öğretmenler, hekimler bölgede yaşayan birçok farklı kimliğe sahip kişilerin tanıklıklarıyla belgelenmiş bir mahkeme kararıdır.  Evet, bugün Türkiye Roma statüsüne taraf değil. Dolayısıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin savcıları doğrudan bir dosya, bir soruşturma açmıyorlar.

Bizim başvurularımızla da açmıyorlar. Ancak ileride Türkiye Roma Statüsü’ne taraf olduğunda ya da Türkiye’yi Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşıma yetkisine sahip BM Güvenlik Konseyi böyle bir karar aldığında bizim elimizde delilleriyle ortaya konmuş bir hukuki belge, bir mahkeme kararı var. İleriye dönük olarak da bunun çalışmalarını sürdüreceğiz. Roma Statüsü aynı zamanda Roma Statüsü’ne taraf olan ülkelere evrensel yargı yetkisi tanıyor. Örneğin Fransa, Almanya ve Belçika gibi ülkelerde siz dünyanın başka bir yerinde işlenmiş insanlığa karşı savaş suçları için soruşturma açılmasına ön ayak olabilirsiniz. Yani suç duyurusu yapabilirsiniz. Biz hukukçu olarak yapabiliriz ki yaptık. Yine savcılar kendiliğinden soruşturma açabilir ki onun da örnekleri var. Biz Almanya’da 2024’te Kobane Diyabet Hastanesi’nin hedef alınmasına ve vurulmasına ilişkin suç duyurusu yaptık” sözlerini kullandı.

Yeni saldırıları belgelemek için Rojava’ya gidilecek

Halihazırda 6 Ocak’ta başlayan saldırıları ve Kobanê kuşatmasını da belgelemek için de bir takım çalışmalar yaptıklarını belirten Rengin Ergül şöyle devam etti:

“Yine bu sene Tişrin’e yapılan saldırılarla ilgili suç duyurumuz hazır ve geçmişe dönük olarak yapacağız. Sadece uzaktan belgeleme değil, aynı zamanda şu anda Rojava’ya bir Avrupalı heyetle gitme hazırlığımız ve planımız var. Bu heyetle de planladığımız, yine tanıklıkları toplamak, yapılan katliamların delillerini yerinde incelemek ve belgelemek ve bunu ileriye dönük olarak bir rapor olarak hazırlamak. Çünkü uluslararası alanda Rojava mücadelesi inanılmaz bir gündem oluşturmuştur. 

Şu an elimizde nihayetlendirdiğimiz Türkiye’ye karşı Rojava davası kararını biz geçtiğimiz sene Mart ayında Avrupa Parlamentosu’nda resmi bir toplantıyla duyurduk ve paylaştık. Şu anda biz bu mahkeme kararını aldık ve bir kenara koyduk değil. Yine gittiğimiz her yerde kullanıyoruz. Rojava davası kararını biz geçtiğimiz sene Mart ayında Avrupa Parlamentosu’nda resmi bir toplantıyla duyurduk ve paylaştık. Geçen sene Cenevre’de BM’de bir toplantıda ve raportörlerle yaptığımız görüşmelerde ayrıca paylaştık. Yine bu sene Mart ayında Birleşmiş Milletler’de ayrı bir oturum düzenleyeceğiz bu konuya ilişkin ve bu oturumda da hem geçmiş saldırıları, bu mahkeme kararını hem de eğer organize edebilirsek Rojava Kürdistan’ından dönen heyetimizin de eşlik edeceği şekilde son saldırıları ve son saldırıların hukuki tartışmasını ve geleceğe dönük yargılamaları tartışmayı planlıyoruz.”

Haber: Melek Avcı / JINNEWS

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Abdullah Öcalan uluslararası komplo için ne diyor?

Sonraki Haber

Yüksel Genç: Kürt Ulusal Birliği, Türkiye’deki süreci yeniden şekillendiriyor

Sonraki Haber

Yüksel Genç: Kürt Ulusal Birliği, Türkiye’deki süreci yeniden şekillendiriyor

SON HABERLER

İran ve Rojhilat’ta bilanço ağırlaşıyor: 7 bin kişi katledildi, 53 bin gözaltı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

Wan Gölü havzası kamu kurumlarının gaspı altında

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

Rojava’da anadilde eğitim nasıl inşa edildi?

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

2026 ve sonrası: finansal kriz, emperyalist savaş ve otokrasi (II)

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

Çiçek Otlu’dan ESP ile dayanışma çağrısı: Yan yana olmalıyız

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

Amed’deki yurttaşlar: Abdullah Öcalan’ın halkın içinde olmasını istiyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

Dr. Michael Wilk: Kobanê için düzenli ve sürekli yardım koridoru şart

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır