• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Şubat 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Davutoğlu’nun manifestosu-Erol Katırcıoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
27 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Davutoğlu’nun geçenlerde yayınlanan “manifestosu”, her ne kadar AKP Genel Başkanı’na nezaketli bir dil ve AKP’lilik ruhu ile yazılmış olsa da kapalı kapılar ardında konuşulan bir çok rahatsızlığı ortaya dökmesi bakımından önemli oldu. Davutoğlu’nun özellikle, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen sistemin, seçim başarısızlığının ardında yatan asıl olgu olduğunun altını çizmesi ve “… devlet geleneğimiz içinde toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede durması gereken Cumhurbaşkanlığı kurumunun toplumun en az yarısı ile psikolojik bir kopuş yaşamasına yol açmaktadır” ifadesi bizim de yaptığımız eleştirileri doğrulamaktadır.

Gerçekten de bugün bu sistem, tarafsız olması gereken, toplumun ortak iradesini temsil etmesi gereken devlet kurumlarını hükümet kurumları haline dönüştürmüştür. Hükümet kurumunun devletin yerine ikame olması- siyasi partilerin seçimle iş başına gelen ideolojik kurumlar olduğunu düşünürsek, toplumda tarafsızlığı parçalamakta; devlet, iktidara gelen siyasi partinin organı haline dönüşmektedir. Nitekim geldiğimiz yer budur. Bugün bütün devlet kurumları olması gereken kurumlar hükümet kurumları haline gelmiş, yani hükümetleştirilmişlerdir. YSK’sından HSYK’sına, SPK’sından BDDK’sına kadar bütün kurumlar hükümet kurumları olarak çalışmaktadırlar.

Günümüzde toplumumuzun bir başka özelliği de siyasi partilerin farklı ideolojik pozisyonları savunan kurumlardan çok farklı kimlik kategorilerini temsil eden kurumlar haline dönüşmüş olmasıdır. Bu nedenle de tarafsız olması gereken devlet kurumları, bu yeni sistem altında hükümet kurumları haline dönüşürken aynı zamanda o hükümeti kuran siyasi partinin ve dolayısıyla da sosyal kimliğin hükümeti haline dönüşmüş olmaktadır. Bu nedenle de bu yeni sistemin toplumumuzda yarattığı en önemli kötülük, yönetime gelen kimliğin iktidarı diğer sosyal kimlikleri baskılayan bir mekanizmaya dönüşmektedir.

Nitekim Erdoğan Hükümeti, bu sistemin ilk örneği olarak, iktidara geldiği günden itibaren parlamentoyu siyasetin dışına taşımış, ve kendi kimliğinin gereği olan bir yönetim sergilemiştir. Seçimler yaklaştıkça da neredeyse bütün diğer siyasi partileri ve özellikle de HDP’yi düşman ilan etmiş, İç işleri Bakanlığı’nın ve kendi medyasının marifetiyle de Millet İttifakı partileri olan, CHP, İYİP ve SP üzerinde de baskı oluşturmuştur. Bu gidiş tehlikeli bir gidiştir ve toplum bu seçimlerle bu siyasetin son bulması talebinde bulunmuştur.

Yukarıdaki paragrafta Erdoğan’ın iktidara gelince “kendi kimliğinin gereği” bir yönetim sergilemiş olduğunu söyledik. Aslında Davutoğlu’nun manifestosunda, AKP’nin (Erdoğan’ın da) 2011’e kadar sürdürdüğü siyasetin aslında İslami kimlik siyasetine daha uygun olduğu daha sonraları ise bu siyasetin olumsuz bir biçimde değiştiği ima edilmektedir ki bu, bu cenahtaki bir çok yazar tarafından da dile getirilmektedir. Yani kısacası her ne olduysa Erdoğan’ın “İslami kimliğin” siyasetinden “milliyetçi” bir siyasi alana doğru savrulması, Kürt siyasetinde uzlaşıcı tavrı terkedip şahin ve düşmanlaştırıcı bir tutum izlemesi sanırım başarısızlığının da altında yatan asıl nedendir.

Siyaset kimlik siyaseti olunca kimlikler arasında çatışma da kaçınılmaz olmakta toplum ortak bir gelecek vizyonundan kopmakta. Erdoğan şimdiye dek bunu yaptı , toplumu kutuplaştırdı, çatışmacı bir noktaya getirdi ve bu seçimlerde de başarısız oldu. Sanırım alınması gereken ders budur, Davutoğlu da utangaç bir biçimde de olsa bunu söylemekte.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Demokratik entegrasyon ve siyaset zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Suriye’de ocak ayının başındaki saldırılar arttıkça Kürtler ve dostlarının dünyanın her yerinde itirazları yükseldi. Saldırılar/saldıranlar ile itirazlar/itiraz edenler arasındaki karşılaşma...

Bir kitaptan fazlası: Ekoloji yoldaşlığı        

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Önümde yeni okumaya başladığım bir kitap, aklımda geçen hafta siyasi tutuklamalara eklenen arkadaşlarımız.  Hafta boyunca yaşamımızı belirleyen nice yoğun siyasi...

Kritik bir eşik

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Kürt toplumuna güven verecek tek gerçekçi adım Önder Apo'nun özgür koşullarda çalışması oluyor. Demokratik entegrasyonun demokratik cumhuriyetin gelişimi temelinde gelişeceğini...

Medyanın barışla imtihanı          

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Eskilerin bir sözü vardır, bilirsiniz; 'Yara iyileşir ama izi kalır.' Bizim coğrafyamızda barış meselesi, tam da o izin üzerinde parmak...

Özel savaş politikalarına karşı şiyar be

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Eğer özel savaş uygulamaları hala Kürdistan’da etkili olabiliyorsa, kadın ve gençleri yoz yaşama çekebiliyor, halkımızın kültürel değerlerini, zenginliklerini çürütüyor, peşkeş...

Alt emperyalizm, Rojava ve Suriye

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Alt emperyalizm kavramı, Ruy Mauro Marini’nin 1964 sonrası Brezilya’nın içine girdiği kapitalist transformasyon üzerine geliştirdiği bir kavramdır. Bağımlılık ekolü içinde...

Sonraki Haber

SON HABERLER

Trump’tan İran’a 10 gün resti: Anlaşma olmazsa askeri seçenek masada

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Demokratik entegrasyon ve siyaset zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

İkinci komplo saldırıları, Kürtlerin tutumu ve Münih Güvenlik Konferansı’na etkileri

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Aydınlıksız aydınların karanlığı…

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Bir kitaptan fazlası: Ekoloji yoldaşlığı        

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Bir örgü, bin yemin         

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Kritik bir eşik

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır