• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Ocak 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

DBP Kadın Meclisi 25 kentte 3 bin kadınlar buluştu

18 Kasım 2025 Salı - 15:18
Kategori: Kadın, Manşet

DBP Kadın Meclisi, ‘Kadın Kurtuluş İdeolojisi’ atölyeleri ile 25 kentte 3 bin 55 kadınla buluşmaları sonrası hazırladıkları raporu açıkladı. Buna göre, 25 kentte 3 bin kadına ulaşılırken kadın düşmanı sisteme karşı mücadelenin süreceği vurgulandı

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi, “Özgür kadınla demokratik topluma” şiarıyla gerçekleştirdikleri “Kadın Kurtuluş İdeolojisi” atölyelerinin sonuç raporunu DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın katılımıyla Erzirom’un (Erzurum) Qereçoban(Karayazı) ilçesine bağlı Kirimqeya Mahallesi’nde açıkladı.

Çok sayıda kadının katıldığı açıklamada raporu, DBP Parti Meclisi (PM) üyesi Gülşen Demir okudu. Kadınlar olarak binlerce yıldır devletçi-iktidarcı zihniyetin yarattığı erkek egemen sistem tarafından köleleştirildiklerinin tarihsel bir gerçek olduğunu belirten Gülşen Demir, “Buna karşın erkek egemen sistem karşıtı mücadele durmaksızın devam etmiş ise de mücadelenin örgütlü olmayışı, eylemsellikleri toplumsallaştıramayışı, cins mücadelesinin farkında olmayışı, özgürlük arayışının bireyselleşmesi ve belki de en etkilisi sistemin kendini sürdürme politikası gibi çoklu nedenlerden kaynaklı güçlü bir özgürlük arayışı yaratılamamıştır” diye belirtti.

Radikal bir mücadele sunuyor
Gülşen Demir, son yarım asırda ise Kürt kadın hareketinin, tarihsel kölelik zincirlerine karşı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği Kadın Kurtuluş İdeolojisi sayesinde özgün bir direniş hattı oluşturduğuna dikkat çekerek, ekledi: “ Kürt kadın hareketinin yürüttüğü bu mücadelede bir dönüm noktası olan Kadın Kurtuluş İdeolojisi’nin ilanına giden aşamada; Sara, Beritan, Zilan, Sema ve niceleri büyük bedeller ödemiştir. 8 Mart 1998’de ilan edilen Kadın Kurtuluş İdeolojisi salt bir cins ideolojisi değil, bir sosyal ve toplumsal ideolojidir. Tüm toplumu ilgilendiren, tüm toplumsal sorunlara çözüm olma gücünü içinde taşıyan bir ideolojidir. Bu anlamda çok güçlü bir sistem eleştirisi, sistem değerlendirmesi ve sisteme karşı radikal bir mücadele perspektifi sunmaktadır.”

Birçok kentte anadilde çalışıldı

Bu ideolojide yeni bir aşama geçildiğinin altını çizen Gülşen Demir, yaptıkları çalışmalar kapsamında, “Kadın Kurtuluş İdeoloji atölyelerimizle Adana, Semsûr (Adıyaman), Agirî (Ağrı), Amed, Ankara, Dîlok (Antep), Aydın, Êlih(Batman), Çewlig (Bingöl), Bursa, Erzirom, Colemêrg(Hakkari) , Îdir (Iğdır), İstanbul, İzmir, Kocaeli, Mêrdîn, Mersin, Mûş, Riha(Urfa), Sêrt(Siirt), Şirnex, Dersim, Wan ve Yalova illerinde toplam 25 şehirde, 130 atölye ile 3 bin 55 kadınla buluşmalar gerçekleştirilmiştir. Çalışmalarımızı, gittiğimiz bölgelerde anadillerde (Kurmancî, Zazakî) yürüttük. Çünkü biliyoruz ki, anadilinde bir yaşam Kadın Kurtuluş İdeolojisi’nin tüm ilkelerinin ete kemiğe bürünen somut yanıdır” dedi.

Zozanlardan fabrikalara kadar kadınlarla bir araya geldiklerini ifade eden Gülşen Demir, ” Deneyim paylaşımlarıyla kadınların ortak yaşam iradesinin büyümesi, özgür kadınla özgür topluma yürümenin mümkün olduğunu bizlere tekrar göstermiştir” dedi.

Gülşen Demir, atölyelerde öne çıkan başlıkları ise şöyle sıraladı:

*Genç kadın ve genç anne katılımı yoğun olarak gerçekleşmiştir.

*Kadınlar tarafından çoğunlukla, bir araya gelme ve buluşmalara ne kadar ihtiyaç olduğu ve bu buluşmalardan müthiş güç alındığı vurgulanmıştır.

*Özgün buluşma ihtiyaçları atölyeler sırasında başta söz kurmayan ancak tartışmalar geliştikçe kadınların yaşamlarından örneklerle söz almak istemeleri halinden anlaşılmaktadır.

*Yine tartışmalar sonunda çoğunlukla ‘Şimdiye kadar neredeydiniz, keşke daha önceden bilseydik bunları’ gibi cümleler kullanılmış ve bu çalışmanın her kadına ulaşana dek devam etmesi çokça önerilmiştir.

*Kadın Kurtuluş İdeolojisi’nin 5 ilke üzerinden anlatımı ardından kadınların çoğunlukla öz güçlerine güven duyarak atölyeyi bitirdikleri görülmüştür.

*Atölyeler süresince genel olarak kadınlar yaşamlarından doğru söz kurarak tartışmayı güçlendirmişlerdir. Verilen örnekler üzerinden kadınların yaşadıklarının ne kadar ortak olduğu da açığa çıkan bir gerçeklik olmuştur.

*Yaş grubu farklı olan kadınlardan doğru yapılan değerlendirmeler kuşak farkını ortaya koymuş ve ileri yaşta kadınların daha gelenekçi ve mevcut aile yapısını savunmaya dönük oldukları gözlemlenirken genç kadınların sistemi daha çok sorgular halde değerlendirmeler yaptığı görülmüştür. Ancak tartışmalar ilerledikçe gelenekçi yaklaşımlarda sorgulamalar gelişmiştir.

*Özellikle ekonomik özgürlükten yoksun olmanın köleliği derinleştirdiği ve yaşamın diğer alanlarına katılmada en ciddi engellerden olduğu açığa çıkmıştır.

*Çalışma hayatına katılabilmenin mümkün olduğu hallerde ise mobing, ücret konusunda sömürü hali, çalışma koşullarının zorlaştırıldığı (örneğin tarlada çalışan kadınlara kimi zaman su dahi verilmediği) ve taciz ile karşı karşıya kalındığı ifade edilmiştir.

*Kamusal ve toplumsal yaşama katılabilen kadınların cinsiyetçi yaklaşımların etkisiyle sıkça saygı görmeme, emeği hiçleştirme ile karşı karşıya kaldıkları ifade edilmiştir.

*Uyuşturucu, fuhuş ve ajanlığa zorlama gibi yöntemlerle geliştirilen özel savaş halinin yoğunlaştırıldığı anlaşılmıştır.

*Erkek egemenliğinin hakim olma halinin kadınların yaşamında ağırlıklı hissedildiği ve toplumsal cinsiyet rolleri ile mücadele etmeye dönük bir umutsuzluk halinin varlığı görülmüş, evden çıkabilmenin dahi özgürlük sayıldığı düşüncesi açığa çıkmış, cins bilincinin ve cins mücadelesinin yükseltilmesi gerekliliğinin hayatiyeti anlaşılmıştır.

*Tüm bunların yanında atölyelerin zamanlamasının Barış ve Demokratik toplum çağrısı sonrasına denk gelmesi ile kadınların çoğunlukla sürecin nasıl gelişeceği, barışın sağlanıp sağlanamayacağına ilişkin merak ve endişelerinin olduğu ve süreç ile ilgili çokça soru sordukları görülmüştür. Özellikle Komünler boyutuyla ilgili ciddi bir merak ve nasıl yapılacağına dair tartışmaların yoğunluklu geçtiği görülmüştür.

*Yaptığımız atölyelerde kadınların kendi yaşamlarıyla yüzleşmeyi yaşadığı, yaşamlarını yeniden anlamlandırmaya cesaretlendiği ve bazen de aslında bir terapi gibi şimdiye kadar kendine bile söylemedikleri; şiddet, sömürü gerçeklileri ile özgürlük hayalleri gibi politik yaşamsal olguları fark etmeye yöneldikleri ve bu tarz çalışma ve buluşmaların daha çok kadına ulaşarak yapılması gerekliliğini gözlemledik.

*Kadınların, Rojin Kabaiş ve Narin çocuk özelinde çocuklarının geleceğinden endişe ettiklerini ve hiç de rahat olmadıklarını söylem ve ifade etmelerinden çok açık gördük.

*Kadın Kurtuluş İdeoloji ilkeleri üzerinden yürütülen tartışmalarda kimi yerlerde daha politik bir bakış açısı ile karşılaşılırken kimi yerlerde ise özellikle yurtseverlik ve etik-estetik ilkeleri üzerinden bilinç düzeyinin doğru temelde geliştiği ancak zayıf kaldığı anlaşılabilmiştir. Yine özgürlük sorununu yanlış ve yanılgılı değerlendirme ile söz kurmaktan çekinme hali açıkça ortaya çıkmıştır.

*Yurtseverlik ilkesi tartışmalarında, kadınlar yurdu kaybetmenin köklerinden, benlik ve kimliğinden kopmak anlamına geldiği ve yurda sahip çıkmanın öz benliğe sahip çıkmak olduğunu ifade etmişlerdir.

*Özgür irade ve özgür düşünce ilkesi başlığında, erkek egemen bakış açısının en fazla saldırdığı şeyin hiçbir yaş sınırı koymaksızın kadının özgür düşüncesi ve özgür iradesi olduğunun kadınların sıklıkla dile getirdiği temel husus olduğu görülmüştür.

*Mücadele ve örgütlenme ilkeleri tartışmalarında kadınların komüne ilgiyle yaklaştıkları ve Kadının özgür, eşit ortak bir yaşamı inşasının ancak komünler ve meclislerin oluşturmakla mümkün olabileceği değerlendirmeleri ön plana çıktı çıkmıştır.

*Yine örgütlü olmayan mücadelenin ya da mücadele etmeyen örgütlülüğün başarı getirmeyeceği de kadınlar tarafından sıkça önerilmiştir.

*Etik-estetik ilkesinde ise ağırlıklı olarak kapitalist modernitenin estetik bakış açısı üzerinden tanımlamaya gidildiği ancak tartışmaların derinleştirilmesi ile estetik bakış açımızdaki yanlış algının da sistemin bir saldırısı olduğu, doğallığımıza ve özümüze dönmenin en anlamlı cevap olacağı değerlendirmeleri açığa çıkmıştır.

Gülşen Demir, atölyelerle Kürt kadınların özgürlük mücadelesi, geliştirdiği paradigma ve ideolojiyle kölelik düzeninde bir gedik açtığını dile getirerek, artık kadınların kendi yaşamlarının öznesi olma konusunda geri dönülmez bir eşiğe geldiğini söyledi.

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Rosa Kadın Derneği’nden Nilay Esmer için açıklama: Dayanışmayı büyüteceğiz

Sonraki Haber

Yurttaşlar tepki gösterdi, baz istasyonu çalışanları alanı terk etti

Sonraki Haber

Yurttaşlar tepki gösterdi, baz istasyonu çalışanları alanı terk etti

SON HABERLER

Marmara Bölgesi cezaevi raporu: Reform süreci başlatılmalı

Yazar: Heval Elçi
13 Ocak 2026

Şêxmeqsûd’da yaşamını yitiren 2 kadın savaşçının kimlik bilgileri açıklandı

Yazar: Bedri Adanır
13 Ocak 2026

Temel Conta grevi 400’üncü gününde: Patron makineleri kaçırmaya çalışıyor

Yazar: Heval Elçi
13 Ocak 2026

Geçici Şam Yönetimi, Dêr Hafir ve Meskenê’yi ‘kapalı askeri bölge’ ilan etti

Yazar: Bedri Adanır
13 Ocak 2026

Dicle Üniversitesi öğrencileri Halep’teki katliam saldırılarını protesto etti

Yazar: Aziz Oruç
13 Ocak 2026

Meclis Komisyonu rapor ekibi Kurtulmuş ile bir araya geldi

Yazar: Heval Elçi
13 Ocak 2026

Wan ve Colemêrg’de Halep protestosu

Yazar: Aziz Oruç
13 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır