İntihar ettiği ileri sürülen tutsak Rojhat Babat’a dair Meclis’e başvuruda bulunan DEM Partili milletvekilleri, Rojhat Babat’ın ölümünden devletin sorumlu olduğu belirtildi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Newroz Uysal Aslan, Gülderen Varlı, Sinan Çiftyürek, Mahmut Dindar, Zülküf Uçar, Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ve Ömer Faruk Hülagü, Kırşehir S Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan ve Kayseri Şehir Hastanesi’ne sevk edildikten sonra intihar ettiği ileri sürülen Rojhat Babat’a dair Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na (İHİK) başvuruda bulundu.
Cezaevlerinde yaşanan intihar, ölüm ve işkence vakalarına dikkat çekilen başvuruda, yaşam hakkı ihlallerinin sıradanlaştığı vurgulandı. Komisyonun, Rojhat Babat ve diğer tutukluların ne yaşadıklarını ve hangi koşullarda yaşamlarını yitirdiklerini ortaya çıkarmakla sorumlu olduğu belirtildi. Başvuruda, komisyonun bu süreçleri etkin biçimde araştırması ve takip etmesi için derhal harekete geçmesi talep edildi.
‘Ölüm nedeni açığa çıkarılmalı’
Rojhat Babat’ın devletin gözetimi ve denetimi altında iken yaşamını yitirmesinin ağır bir hak ihlali olduğu belirtilen başvuruda, Rojhat Babat’ın ölümü sonrasında açık otopsi yapılmadığı da ifade edildi. Başvuruda, “Devletin mutlak gözetimi altındaki bir kişinin ölümü söz konusu olduğunda, ölüm nedeninin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması; tüm delillerin eksiksiz toplanması, ailenin sürece etkili biçimde katılımının sağlanması; ölümün doğal, ihmal sonucu ya da başka bir nedenle meydana gelip gelmediğinin tam açıklığa kavuşturulması gerekir. Buna karşın, bu olayda hem aileye zamanında bilgi verilmemesi hem de ailenin ayrıntılı otopsi talebinin karşılanmaması, etkili soruşturma yükümlülüğü bakımından ağır bir ihlal şüphesi doğurmaktadır” denildi.
‘Anayasal hakları ihlal edildi’
Rojhat Babat’ın daha önce de intihar girişiminde bulunduğu belirtilen başvuruda, “Hastalığın kişinin hayatı için kesin tehlike oluşturduğu durumlarda infazın geri bırakılabilmesine imkân tanımaktadır. Aynı yasal çerçeve, hükümlülerin sağlık hizmetlerine erişiminin ve gerekli tedbirlerin alınmasının cezaevi idaresinin takdirine bırakılamayacağını göstermektedir. Daha önce intihar girişiminde bulunduğu bildirilen, e-Nabız kayıtlarında ‘acil’ müdahale gerektiren bir sağlık olayı görülen ve psikiyatrik sorunları bulunduğu söylenen bir kişi bakımından; risk değerlendirmesi, koruma planı, uzman takibi, aile bilgilendirmesi ve uygun sağlık tedbirlerinin eksiksiz işletilip işletilmediği açıklığa kavuşturulmadan bu olay aydınlatılmış sayılamaz” ifadelerine yer verildi.
ANKARA









