• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
20 Mart 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Denizler: Ölümüne anti-emperyalist demokratik mücadele

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Mayıs 2019
Kategori: Manşet, Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Denizler’e “gençlik önderleri” demek neredeyse adet olmuştur. Değillerdir. Halk önderleridirler. ’68 de bir gençlik hareketinden ibaret değildir, ama Amerika ve Avrupa’daki örneklerinden farklı olarak, devrimci bir halk hareketidir.

Gençliğe önderlik ederek başladıkları doğrudur. Ama hiçbir şey başladığı gibi kalmaz, Denizler’de de öyle olmuştur.

M. Kemal örneğin, cılız da olsa anti-emperyalist bir milli devrimin önderliğini yapmıştır. Ancak tıpkı İttihatçılar gibi, o da başladığı noktada kalmamış, hayat akıp giderken, değişmiştir. İttihatçılar, temel sloganı “İstibdada karşı Hürriyet” olan 1908 demokratik devriminin başını çekmiş, ama iktidarlarındaki zulümleriyle Abdülhamit’i aratmamışlardır. M. Kemal’in anti-emperyalizmi de, Alman yandaşı haline gelen İttihatçılara benzer biçimde, giderek emperyalistlerle işbirliğine, milli devrim karşı devrime dönüşmüş; Türkiye yeniden emperyalizme bağımlı bir ülke haline gelmiştir. M. Kemal’de demokrasi aramak ise boşunadır.

Denizler hep devrimcidirler. Gençliğe önderlik ederek başlattıkları mücadeleleri içinde halkın önderleri haline gelmişler; çünkü yürüttükleri mücadele gençlik hareketine sığmaz olmuştur. Artık Denizleri arayan, onları ya fabrikalarda, sendika odalarında ve grevlerle işçi direnişlerinde ya da köylerde toprak işgalleri ve köylü miting ve gösterilerinde bulabilmiştir. “Tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye” talebi, “demokratik üniversite” talebinin yerini almıştır.

Bağımsızlık ve demokrasi… Yani: anti-emperyalist ve demokratik bir halk iktidarı için mücadele. Anti-emperyalizmleri ve demokrasi için yürüttükleri savaş, öncelleri gibi emperyalizm karşıtlığından emperyalizmle uzlaşmaya ve yandaşlığa dönüşen bir bitimli kavga değildir; bitimsiz, ömür-boyu bir savaş olmuştur. Nedeni açıktır. Denizler, sosyalizm özlemiyle, “aşağıdan”, sömürülen halkın içinden, sömürü ve zorbalığın ortadan kaldırılması için mücadeleye atılmışlardır. Sosyalizmi, Marksizmi ne kadar özümsedikleri, yöntemlerinin Marksizme ne kadar uygun olduğu ayrı konudur; ama sosyalistlikleri tartışılabilir şey değildir. Üstelik sonradan kimilerinin “reel sosyalizm” adını taktığı modern revizyonizmden, onun Amerikan emperyalizmiyle “barış içinde yarış”, “barışçıl geçiş” gibi karşı devrimci tezlerinden nefret eden gerçek sosyalistlerdendirler. Kruşçev ve Brejnev’e düşman, Lenin ve Stalin’e hayrandırlar.

Hiç parlamentarist olmamışlar, TİP’ten bu nedenle kopmuşlardır. Darbecilik de semtlerine uğramamıştır. Dönemin sosyalizme bulaştırılmaya çalışılan bu iki ana burjuva akımından uzak durmuş, reformlarla düzenin iyileştirilmesini değil, devrimi savunmuşlardır. Kimilerinin kara çalma olarak yakıştırmaya uğraştıkları “darbe yandaşlığı” ya da “darbecilerle ilişkili oldukları” veya Kemalistlik iddiaları yalandır. Bunlar başkalarının nitelikleridir. Denizlerin 12 Mart darbesi karşısında aynı gün yayınladıkları darbeyi faşizmle niteleyen THKO bildirisi net olarak darbe karşıtıdır. Deniz’in son sözü ise ünlüdür ve Kemalizme övgü değildir, “Yaşasın Marksizm-Leninizmin yüce ideolojisi” şeklindedir.

Bildirileri ve son sözlerinin ötesinde, Denizlerin ne olup ne olmadıkları, en başta devrimci kavgalarının başlıca tanımlayıcı unsuru durumundaki anti-emperyalizmleriyle kanıtlıdır.

Darbe ve darbecilik düzen-içi bir etkinlik ya da amiyane tabirle dalavereciliktir. Kemalizm ise bir burjuva ideolojisidir. Darbeciler ve Kemalizm, toplumsal ne de siyasal düzende (devlet) köklü bir değişiklik öngörmez. Kapitalizm kapitalizm olarak kalır, tekellerin egemenliği sürer, devlet burjuva devlet olarak devam eder. Denizlerin Amerikan üsleriyle Türkiye’nin NATO üyeliğine karşı çıkmakla kalmayan anti-emperyalizmleriyse öncelikle sömürü ilişkisi olarak kapitalizme karşıdır. Tekellerin egemenliğinin devrilmesine yöneliktir. Ve devlet kademelerinde darbecilerin generallerin işbaşı yapmaları türünden tanık olduğumuz “değişiklik”lerinden temelden farklıdır. Denizlerin burjuva devletle hiçbir uzlaşma içermeyen iktidar talebi, burjuva devletin yerine halk egemenliğine dayalı yeni bir devletin konması şeklindedir.

Denizlerinki, o nedenle, hala, izlenecek tek yoldur.

Mustafa Yalçıner

Etiketler: 68 KuşağıDeniz GezmişMustafa Yalçıner
Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Amed, İstanbul ve İzmir Newrozlarına çağrı: Temel talep özgürlük

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Amed, İstanbul ve İzmir Newrozlarına katılım çağrısı yapan siyasetçiler, temel talebin ‘Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü’ olduğunu vurguladı "Newroza Azadî û Yekîtiya...

İstanbul Newrozlarının tanığı: Baş eğmeyen bir kitle vardı, büyük bir direniş gösterildi

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

İstanbul’da 1986’dan beri Newroz kutlamalarına katılan Barış Annesi Sabiha Bozan, ‘Baş eğmeyen bir kitle vardı. Kutlamalar için büyük bir direniş...

Önder Apo paradigmasıyla kendini inşa eden Newroz halkı…

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Halkımız yaşam alanlarını baştan başa sarı-kırmızı yeşil renge boyadı. Kadınlar her zamanki gibi toplumun en renkli ve coşkuyu en güzel...

Komün dersleriyle geri geliyor

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Önceki gün, Paris Komünü’nün 155. yıldönümüydü; komün şu günlerde anayurdunda yerel seçim sath-ı mailinde solun önünü açan bir simge ve...

Sanayi koridorları barış için iktisadi entegrasyon penceresi açabilir mi?

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Dünyayı anlamak için haritalar, altyapılar ve koridorlar güçlü bir okuma imkânı sunuyor. 21. yüzyılda yalnızca sınırlar değil; ilişkiler, güç dengeleri...

Kürt halkının direniş geleneği ve 2026 Newrozu

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Günlerdir Newroz kutlamaları başta dört parça Kürdistan olmak üzere dünyanın dört bir yanında, hemen her yerde coşkulu katılımlarla gerçekleşiyor. Bu...

Sonraki Haber

133 yıl sonra 1 Mayıs'ta Dünya işçi sınıfının durumu

SON HABERLER

Viyana’da geniş katılımlı Newroz resepsiyonu

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

İstanbul Newrozu’nun programı belli oldu

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

İran Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Naini öldürüldü

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Ulusal Güvenlik Müsteşarı: Irak kirli oyunlarınızın sahası değildir

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Belediyenin acelesi var: Dolguya başladı, izni yeni istiyor

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Birçok kentte mezarlıklar ziyaret edildi

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

TEM’de kaza: 3 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır