DFG’nin Mart ayı raporuna göre, 21 gazeteci gözaltına alındı, 8’i tutuklandı. Protestolarda 17 gazeteci şiddete maruz kaldı. 269 hesaba erişim engeli getirilirken 3 gazeteci sınır dışı edildi
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Mart ayı Gazetecilere Yönelik Hak ihlali raporunu yayınladı. İfade, düşünce ve basın özgürlüğüne yönelik ağır darbelerin yaşandığı bir ayı geride bıraktıklarına dikkat çekilen raporda, “Mart ayında gazetecilik; hem ekonomik baskılarla kıskaca alındı hem de gözaltı, tutuklama ve fiziki saldırılarla hedef alındı. Mart ayında gazetecilere dönük yaşanan hak ihlallerine ilişkin açığa çıkan veriler, Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesinde kara bir leke olarak yer almıştır” denildi.
Ekonomik sebeplerle kapanan veya küçülmeye giden basın kuruluşlarına değinilen raporda, “Basın İlan Kurumu’nun (BİK) internet siteleri için şart koştuğu koşulların ağırlığı ile Google algoritmalarında yaşanan değişiklik, bağımsız medyayı zora sokmaya devam ediyor. İktidarın ekonomi politikaları ile basın kuruluşları kıskaca alınırken, Artı Gerçek, Medyascope ve 10Haber’in küçülmeye gitmesinin ardından Gazete Duvar’da kapandığını duyurdu. Yine Amerika’nın Sesi, Trump’un isteği doğrultusunda kapandı” ifadelerine yer verildi.
17 gazeteci şiddete maruz kaldı
Gazetecilik tüm ekonomik saldırılara rağmen ayakta durmaya devam ederken görevini yapmaya çalışan gazetecilerinde de sahada her türlü saldırıya maruz kaldığının altı çizilen raporda, 19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve ardından tutuklaması ile başlayan halk protestolarına polis, orantısız ve sert bir şekilde müdahalede bulundu. Bu müdahaleler esnasında 17 gazeteci fiziki şiddet ve kötü muameleye maruz kaldı. Gazetecilerin haber takibi keyfi bir biçimde engellendi” diye belirtildi.
21 gazeteci gözaltına alındı
Raporda şu ifadelere yer verildi; “Mart ayında 21 gazeteci gözaltına alınırken, 17 gazeteci protestoları takip ettiği için gözaltına alındı. 24 Mart’ta İstanbul’da gözaltına alınan Yasin Akgül, Ali Onur Tosun, Bülent Kılıç, Zeynep Kuray, Kurtuluş Arı, Gökhan Kam ve Muhabir Hayri Tunç hakkında önce adli kontrol ile serbest bırakılırken ardından savcının karar değiştirmesi ile tutuklandı. Savcının karar değiştirmesi ‘talimat geldi’ şeklinde yorumlanırken gelen tepkiler sonucu gazeteciler iki gün sonra serbest bırakıldı. Mart ayında aralarında İsveçli Gazeteci Joakim Medin’inde bulunduğu 8 gazeteci tutuklanırken, gazeteci İsmail Saymaz’a da ev hapsi verildi.”
3 gazeteci sınır dışı edildi
“Toplumun tepkisini zorla bastırmaya çalışan iktidar, sokakta yaşanan protestoları duyuran gazetecilere de adeta savaş açtı” denilen raporda RTÜK’ün kararlarına şu sözlerle değinildi, “RTÜK, sansür tehdidiyle kanalların yayınını durdurdu, sokağın sesini dünyaya duyurmaya çalışan gazeteciler ve basın kuruluşların ise sanal medya hesapları kapatıldı. Demokratik tepkisini gösteren gençlik örgütlerinin, sokakta uygulanan işkence ve hak ihlallere dair hukuki mücadele yürüten hukuk örgütlerinin ve kadına dönük her türlü şiddet ve katliamlara karşı mücadele yürüten kadın kurumlarının sanal medya hesapları kapatıldı. Hem Newroz’u hem de Saraçhane’deki eylemleri takip eden 3 yabancı gazeteci sınır dışı edildi, biri tutuklandı.”
269 hesaba erişim engeli
Raporda RTÜK’ün verdiği cezalara dair şu bilgilere yer verildi; “Hitler döneminin Gobbels’i gibi hareket eden RTÜK Başkanı, önce protestoları yayınlayan kanalları tehdit etti, ardından ise 1 kanala 10 gün ekran karartma cezası, 4 kanala ise 18 program durdurma ve para cezası verdi. X, yaptığı açıklama ile Türkiye’nin 700 hesaba erişim engeli getirdiğini duyururken aralarında gazetecilerin, gençlik ve kadın örgütlerinin de oldu 269 hesaba erişim engeli getirildiğini tespit ettik. Kişisel hesaplarla bu sayının 700’ün üzerinde olduğunu tahmin etmekteyiz.
Bu süreçte Bianet’in X hesabı, Mezopotamya Ajansı’nın instagram hesabı kapatılırken; Adıyaman 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Mezopotamya Ajansı’nın web adresi erişime engellendi. Mart ayında 3 siteye ve 6 habere ise erişim engeli getirildi.”
Hakikati hiçbir güç perdeleyemez
Raporda, tüm bu saldırılar sürerken, ifade özgürlüğü savunucularının, habercilerin ve hukukçuların sert eleştirilerine karşın AKP’nin hazırlayarak TBMM’ye getirdiği Siber Güvenlik Kanun Teklifi Mecliste kabul edilerek, basın özgürlüğü ağır bir yara daha aldığına dikkat çekilen açıklamada son olarak şu sözlere yer verildi; “İktidar, düşünce, ifade ve basın özgürlüğüne saldırılarını sürdürürken tablo giderek daha karanlık hale geldi. Tüm bu karanlığa inat, gazeteciler görevlerinin başında hakikati yazmaya devam ediyor. Bir kez daha yineliyoruz; Hakikati hiçbir güç perdeleyemez, Gazetecilik yargılanamaz!”
HABER MERKEZİ