Hem ülke içinde hem de ülke dışında yaşananlardan sonra normal bir hayat sürdürebilecek miyiz acaba? Her sabah kalktığımızda acaba duygusuyla uyanmak sinirlerimizi son derece geriyor. Bugün de öyle bir güne uyandık. İstanbul başsavcısı Akın Gürlek Erdoğan tarafından adalet bakanı olarak atandı. Yemin töreni için geldiği mecliste olaylar büyüdü ve yumruklar havada uçuştu. CHP genel başkanı Özgür özel kendisine bir lakap takmıştı bütün siyasi davalara baktığından dolayı ‘’seyyar giyotin.’’ Adeta bu mevkiye ulaşmak için yargıyı iktidar tarafından kullandığı için yargıyı siyasete alet etmişti. Hemen hemen bütün siyasi davalarda karar almış (aldığı talimattan dolayı) ve iktidarın yanında yer almıştı. Bundan sonraki hamlesi büyük ihtimalle CHP’yi kapatmaya giden yolda taşları döşemek olacak. Zira mutlak butlan davası istinafta bekliyor. Seçimler yaklaştıkça Erdoğan sağlam adımlar atmak istiyor. Aynı zamanda içişleri bakanı da atama yolu ile Erzurum valiliğinden bakan makamlığına oturdu. Bu bakanın bir özelliği de hafız olması, nihayetinde hafız bir bakanımız da oldu. En önemli bakanlıklarda seçimle gelen bir bakan yok. Hepsi Erdoğan’ın atadıkları kişiler. Maliye, iç ve dışişleri, adalet bakanlıkları gibi. Sonra Erdoğan için diktatör diyenlere de cezaevi yolu gözüküyor. Terörsüz Türkiye bundan sonra Muhalefetsiz Türkiye’ye evrilecek. Bu atamalarla seçim startı verilmiş oldu. Her iki bakanlığın seçim için ne kadar önemli olduğu da bir gerçek.
CHP’den ayrılan belediye başkanları mantar gibi her gün gündemi değiştirmeye devam ediyor. Bu sefer da Keçiören Belediye başkanı Mesut Özaslan partisinden istifa etti. İlginç olan istifa edenlerin çoğu AKP’ye geçiyor. Şimdilik bu şahıs ortada kalmış gibi gözüküyor. Bu seçilen belediye başkanları seçim döneminde partisinin kazanması için halkın iradesine başvurdular ama yaptıkları yolsuzluklarla da bu iradeyi yok saydılar. CHP herhalde bundan sonra gösterecekleri adayları iyice eledikten sonra sahaya sürer. İşin komik tarafı AKP’nin yolsuzluk soruşturması ile parti değiştiren bu belediye başkanları AKP’ye geçince mi AK oluyorlar? Hiç mi siyasi bir ahlak yok. Nasıl yolsuzluk yapan karşı tarafın belediye başkanını partinizde kabul ediyorsunuz yuh artık. İşte bu da tek adam rejiminin başka bir uygulaması. Erdoğan kabul ettikten sonra kim karşı koyabilir parti içinde.
Suriye’de yeni gelişmeler yaşanıyor. ABD senatosunda Kürtleri Koruma Yasası tartışılıyor. Eğer bu yasa hayata geçirilirse bazı devlet adamlarının uykusu kaçabilir. Hakan Fidan tekrardan savaş söylemlerini dile getirdi. “Şengal’i, karadan Haşdi Şabi havadan biz vurarak meseleyi bitiririz” anlamındaki sözlerine Irak parlamentosu tepki verdi. “Suriye bitti sıra Irak’ta” söylemi de kınandı. Irak hükümeti bizim iç işlerimize müdahale etmektir açıklamasından sonra Türkiye büyükelçisini görüşmeye çağırdı. Hakan Fidan’ın “İran –ABD arasındaki savaş tehdidi uzaklaşıyor” sözlerine Senatör Lindsey Graham sert bir şekilde yanıt verdi. ‘’Sözde müttefiklerimiz’’ diyerek Türkiye, Katar ve Mısır vb. ülkelere ‘’hayal dünyasında yaşıyorsunuz’’ dedi.
Bugün DEM Parti İmralı heyeti Erdoğan ile görüşmeye gitti. Merak edilen konu nelerin konuşulacağı ve nasıl uygulanıp sonuç alınacağıdır. Aylardır meclis raporu tamamlanmadı. Halk içinde bir huzursuzluk var. Rojava’nın durumu Kürtleri tedirgin ediyor. Öcalan ile en son üç hafta önce görüşüldü. Bu görüşmede kendisinin tepkili olduğu Rojava’daki gelişmelerin bu duruma gelmesinden hoşnut olmadığı ve eğer bu provokasyon devam ederse burada ki görüşmelerin de bir anlamı olmaz açıklamasını yaptığı söylendi. Bakalım bu görüşmeden ne gibi görüşler aktarılacak.









