• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Dillere destan konuşma!

25 Nisan 2021 Pazar - 12:46
Kategori: Yazarlar, Yusuf Gürsucu

ABD, yeni başkan Joe Biden’la birlikte iklim değişimine yüzünü döndü! Biden’ın bu noktaya getiren şeyin ne olduğunu öncelikle anlamamız gerekiyor. Donald Trump’ın inanmadığını söylediği ikliim sorununa Biden’ın ilgisii kapitalizmin içine yuvarlandığı ekonomik krize bir nebze çare bulmak adına sermayeye yeni bir yağma ve birikim alanı yaratıp büyümelerini sağlamaktan başkaca bir şey olamaz. Kapitalizm aşırı üretimi ve aşırı tüketimi sürdürmek zorunda ve bundan asla vazgeçemez. Bu nedenle kapitalizmin yarattığı bu sorunu çözebileceğini düşünmek en hafif tabirle ancak aymazlık olabilir.

Dünya üzerinde ciddi boyutta ekolojik kriz yaşanırken bu süreçte kapitalizmin öne çıkardığı tek şeyin kürsel ısınma olması ve buna çözüm olarak sunulan ‘yenilenebilir enerji’ ile ham madde deposu olarak gördüğü doğal yaşamı altüst etmeyi sürdürmek dışında kapitalizmin hiçbir planı olamaz. ABD’de 2 gün süren ve 41 ülkenin sanal ortam üzerinden katıldığı ‘iklim zirvesi’nin amacı da bu planı işletirken süreçten geri kalan ABD’nin inisiyatif alıp öne çıkma hamlesidir.

Bu zirvede konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın yaptığı konuşma ise dillere destandı. Erdoğan, kendilerine emanet edilen dünyayı gelecek nesillere daha yaşanabilir bırakmanın herkesin ahlaki ve vicdani görevi olduğunu vurgularken, içeride olduğu gibi dışarıda da yaptıklarıyla konuşmaları arasında bir alaka olmadığı anlaşılabiliyordu. Erdoğan, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için yoğun çaba harcadıklarını, ülkenin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek, çevreyi korumak için önemli yatırımlar yaptıklarını söylerken muhtemelen önüne koyulan önceden yazılmış olan kağıdı okuyordu.

Erdoğan’ın, Türkiye’nin tamamında yapılan ‘Millet Bahçeleri’ projesiyle de yeşil alanları ve dolayısıyla yutak kapasitesini hızla artırdıklarını söylediği saatlerde İkizdere’de taş ocağına karşı köylülere jandarma müdahale ederek, şirketin vadiyi yağmalamasına yardımcı oluyordu. Erdoğan, ‘başarılarına’ ek olarak, “Eşimin öncülüğünde başlatılan sıfır atık projesi ile atıkların geri kazanım oranını 2035 yılında yüzde 60’a taşıyacağız” vurgusu ile ailecek, yaşanan iklim değişimine çare ürettiklerini belirtirken, bu sözlerine muhtemelen inanıyordu. Oysa yaşadıklarımızla Erdoğan’ın vurguları arasında büyük uçurumlar var.

Erdoğan, “Dünyada hiçbir hükümet veya işkolunun bu büyüklükteki bir dönüşümü tek başına gerçekleştiremeyeceği aşikardır. Dolayısıyla, yeşil dönüşüm başta olmak üzere diğer alanlarda küresel düzeyde stratejik iş birliğinin oluşturulması büyük önem arz ediyor. Bu konuda Başkan Biden’ın çabalarını takdirle karşılıyoruz” ifadeleri dikkat çekiciydi. İklim değişimini değil ‘yeşil ekonomi’nin yaratılarak sermayeye yeni birikim alanları açmak ve büyüme sürecini devam ettirmek hedefinde olan ABD’nin ekonomi politikalarına eklemlenme arzusunu ortaya koydu.

Erdoğan, Türkiye’nin sera gazı emisyonlarında tarihsel bir sorumluluğunun neredeyse bulunmadığını belirtirken, Türkiye’de termik santraller bulundukları bölgeleri zehirlemeye, Karadeniz’de doğalgaz sondajları yapılmaya, Datça’da olduğu gibi koruma alanları satılığa çıkarılmaya, Kanal İstanbul ile büyük bir ekolojik yıkım yaratılmaya, enerji şirketlerinin havayı ve suları kirletmelerine ve üretmedikleri enerji için her ay ortalama 200 milyon ödeme yapılarak ‘Aman kirletin’ yaklaşımı devam ediliyordu.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İçeriye kitap göndermenin tam zamanı

Sonraki Haber

Kürt ulusal birliği

Sonraki Haber

Kürt ulusal birliği

SON HABERLER

PYD Eşbaşkanı: Kobanê’de elektrik, un, ilaç, süt ve temel ihtiyaçların tamamı eksik

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

TEV-DEM Eşbaşkanı: Rojava Devrimi’ni kazandık, tekrar kazanacağız

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı: Rojava kıtlıkla karşı karşıya

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

YJŞ-YBŞ Komutanı: Rojava’dan aldığımız ilhamla direnişimizi sürdüreceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Nurettin Kemertaş’tan direniş ezgisi: Hey Rojava Rojava

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Le Point Dergisi: ‘Kürtler: Batının ihaneti’ manşetiyle yayımlandı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

16 barodan çağrı: Mürşitpınar Sınır Kapısı açılsın

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır