İzmir’de iş bırakma eylemi yapan DİSK ve KESK’e bağlı işçiler, ‘Demokrasiyi, toplumsal barışı ve kardeşliği tehdit eden bu girişimleri püskürtmek hepimizin ortak görevi’ dedi
Çok sayıda iş kolunda örgütlü olan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ile Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu’na (KESK) bağlı sendikaların üyesi işçiler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik operasyon kapsamında belediye başkanlarının gözaltına alınıp tutuklanmasına karşı öğleden sonra iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. DİSK Ege Bölge Temsilciliği ve KESK İzmir Şubeler Platformu, konuya dair Cumhuriyet Meydanı’nda açıklama gerçekleştirdi.
Açıklamaya, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile üniversite öğrencileri de katıldı. İşçiler şarkılar türküler eşliğinde halaylara dururken, öğrenciler boykot çağrılarını yineledi. Hazırlanan ortak açıklamayı ise DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı okudu.
‘Demokrasiden bahsetmek mümkün değil’
Milyonların alım gücü hızla düşerken, gelir dağılımında da adaletsizliğin hızla büyüdüğüne dikkati çeken Memiş Sarı, son bir yılda yaşanan kayyım atamaları, yargı baskısı ve tutuklamalara tepki göstererek, “Grev hakkı, sendikalaşma hakkı, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, ifade özgürlüğü, seçme ve seçilme hakkımıza el uzatılıyor. Bu hakların olmadığı bir ortamda demokrasiden de cumhuriyetten de söz etmek mümkün değildir” diye belirtti.
‘Adaletsizlik büyüyor’
İBB Başkanı Ekrem İmamaoğlu’nun tutuklanmasına değinen Memiş Sarı, siyasi rekabetin ortadan kaldırıldığı bir ortamda yoksulluk, işsizlik ve adaletsizliğin büyüdüğünü vurguladı. Sarı, “Tek kişinin ağzından çıkan her sözün ferman kabul edildiği, kimsenin karşısına aday çıkamadığı, kimsenin hakkını hukukunu arayamadığı bir düzen hepimiz için büyük bir tehdit. Demokrasiyi, toplumsal barışı ve kardeşliği tehdit eden bu girişimleri püskürtmek hepimizin ortak görevi. Kimse kendini güçlü sanmasın. İşçilerden, emekçilerden, emeklilerden, gençlerden, kadınlardan kısacası halktan büyük bir güç yok” ifadelerini kullandı.
‘Teslim olmuyoruz, olmayacağız’
Daha sonra konuşan üniversite öğrencisi Baran Öztürk de şunları belirtti: “Kurulmak istenilen faşist tek adam rejimine geçit vermeyeceğimizi haykırıyoruz. Ülkeyi koyu bir karanlığa hapsetmek isteyen Saray rejimine boyun eğmiyoruz. Teslim olmuyoruz, olmayacağız. AKP gericiliği milyonların geleceğini ipotek altına almak istiyor. Baskı ve zorbalık dışında iktidarda kalma şansı olmayanlar baskılarla, gözaltılarla, tutuklamalarla ayakta kalmaya çalışıyor. Mahkemeleri kendi çıkarları için kullanıyor, toplumun tepesinde sopa olarak kullanıyorlar. İşçileri, emekçileri açlığa, yoksulluğa, sefalete itiyorlar. Biat edelim istiyorlar. Özerk demokratik üniversite, bilimsel, nitelikli eğitim ve geleceğimizi istiyoruz. Sessizce boyun eğmemizi bekleyenlere karşı özgürlüğümüz savunuyoruz. Bunun için boykottayız. Dünyayı emeğiyle var eden işçilerinin, açlığa, sefalete mahkum edilen emekçileri dünyayı değiştirecek gücüne inanıyor, eşit ve özgür bir dünya için yolumuz işçi sınıfının yoludur diyoruz.”
Açılama sloganlarla son buldu.
Kaynak: MA