• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Doğanın katli-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Çevre Koruma Haftası’ndayız.İlgili birkaç sınırlı kurum ve kişilerin sınırlı çalışmalarının dışında ne yazık ki bu konuda yeterli bir farkındalık oluşturulamadı. Dünya çapında her yıl 7 milyon insan hava kirliliği nedeniyle erken yaşta hayatını kaybediyor. Raporlara göre, kirli hava Türkiye’de 2016- 2018 yılları arasında 52 bin kişinin erken ölümüne neden oldu. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre Avrupa’nın havası en kirli 10 şehrinin 8’i Türkiye’de bulunuyormuş.. Çevre ve doğayı koruma ve kollama duyarlığı için mektep medrese okuyup ekolojist olmamız gerekmiyor. Sorun hepimizi etkileyen bir durum olduğundan dolayı hepimizin sorunudur. İnsan çevresinin ve doğanın bir parçasıdır,ancak parçası olduğu doğanın katili durumuna da dönüşmüştür.

***

Ne zaman çevreden,doğadan söz edilse Akira Kurosawa’nın “Düşler” filmini anımsarım. İzleyenler bilir. Akira Kurosawa’nın bu her bir planı ayrı bir tablo estetiğine sahip, sekiz ayrı rüyadan oluşan başyapıtı, lirik bir görsel şölen sanki.. Düşlerin ortak noktası çevre ve doğa… Her düş doğaya ithaf edilmiş epik bir aktarım. İnsanın doğaya ve kendine karşı işlediği suçlar ve yansımaları anlatıyor… Yıllar öncesinde izlediğim bu filmde beni en çok etkileyen rüyalar; “Ağlayan iblis” ve “Su değirmenleri köyü” olmuştu. ‘Ağlayan İblis’ insanların kendi elleriyle dünyayı mahvetmesinin sonuçlarını çok etkileyici ve çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyordu. Kurosawa, bu kötü rüyadan hemen sonra da “Su Değirmenleri Köyü”nü belki de insanoğluna bir ders olsun diye, bir yol gösterici, bir dost tavsiyesi şeklinde sunmuş. Filmdeki yaşlı değirmenci, onunla sohbet eden gence; “Bugünkü insanlar doğanın bir parçası olduğunu unuttular ve hepimizin bağımlı olduğu doğayı yok ediyorlar. Havayı ve suyu kirlettiler, kirli hava ve su insanların kalbini de kirletti” der.

***

Evet… Kirlettiğimiz hava ve su,kalbimizi ve ruhumuzu da kirletti. Doğa katliamları tüm hızıyla devam ediyor. Doğa katili HES’lerden, nükleere, termik santrallere, zehir saçan endüstriel ve madencilik faaliyetlerine, ormansızlaştırma ve insansızlaştırmaya uzanan “çılgın proje”leriyle hayatı yok etmeye devam ediyorlar. Doğa; kendini sürekli olarak yenileyen ve değiştiren bir mekanizmaya sahiptir ama o kadar acımasızca ve vahşice üstüne gidiliyor ki doğanın kendini savunma stratejileri de bunları altetmeye yetmiyor. Doğada kendiliğinden bir ekolojik denge olduğunu belirtir konunun uzmanları.. İnsan dışında hiçbir canlı, gereksiz yere bir başka canlıyı öldürmez, katliam yapmaz. Bu vahşet sadece kendini modern diye niteleyen insanda görülür. Bu lanet olası “uygar”lığımıza bulaşmamış insanları, toplumları da bataklıklarımıza çektik.

***

Kızılderililerin Reisi Seattle’nin 1854 yılında ABD Başkanı Franklin Pierce yazdığı mektup bu alanda bir manifesto gibidir. “…Beyaz adam annesi olan toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, işlenecek, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. O’nun bu ihtirasıdır ki toprakları çölleştirecek ve her şeyi yok edecektir….Şu gerçeği iyi biliyoruz: Toprak insana değil, insan toprağa aittir. Ve bu dünyadaki her şey, bir ailenin fertlerini birbirine bağlayan kan gibi ortaktır ve birbirine bağlıdır. Bu nedenle de dünyanın başına gelen her felaket insanoğlunun da başına gelmiş sayılır. Bir gün bakacaksınız gökteki kartallar, dağları örten ormanlar yok olmuş, yabani atlar ehlileştirilmiş ve her yer insanoğlunun kokusuyla dolmuş. İşte o gün insanoğlu için yaşamın sonu ve varlığını devam ettirebilme mücadelesinin başlangıcı olacak…”

***

Doğanın bize kucak açması için; onun içinde kendimizede bir yer bulmamız için ve onun bizi kabul etmesi için kendimizi ona affettirmemiz gerekiyor. Bu biliçten hareketle son dönemlerde doğaseverler güç oluşturmaya çalışıyorlar. Bir taraftan bu vahşetle mücadele ederken bir yandan da şehirlerde hiçbir sorun yokmuş gibi yaşamaya devam eden insanlara ayna tutmak ve bu soruna ortak etmek için çabalıyorlar. Unutmayalım ki bu tür organizelere katılmak ve destek vermek hepimizin yaşama karşı ortak sorumluluğudur.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

İki öğretici olay

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Yeni yıla girerken iki dikkate değer olay meydana geldi: Yalova’da DAİŞ terör örgütüyle polis güçleri arasında 7 saat süren bir...

Takvimler değişirken

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

Eşitlik dediğimiz sadece takvimde ve saatlerde sanki. Dün gece saatler 00:00’ı gösterdiğinde herkes aynı saniyeyi yaşadı ancak herkes aynı yıla...

‘Mutabakat’ın neresindeyiz?

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Yıl sonu yaklaşırken rejim 2025’ten 2026’ya devredecek yaşamsal sorunun Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Şam’daki “Geçiş Yönetimi” arasında imzalanan “10...

Kürt’ün yegâne talebi, iktidar sözcülerinin yeni söylemi

Yazar: Bedri Adanır
31 Aralık 2025

DEM Parti İmralı heyetinin Önder Apo ile yaptığı son görüşme 2 Aralık günü gerçekleşti. Neredeyse bir ay önce. Ondan önceki...

Toplumsal apoptozis: Sosyalist mücadele ile erkek egemenliğini öldürmek

Yazar: Reyhan Hacıoğlu
31 Aralık 2025

Tıbbî-biyolojik bir olgu olarak apoptosizin toplumsal bünyede işler kılınması ancak komünlerle mümkün olacaktır. Kendini tanrı ilan eden iktidarlarla her türlü...

Merkezsiz Ortadoğu’da yeni bir merkez arayışı

Yazar: Heval Elçi
31 Aralık 2025

Demokratik entegrasyon; bir toplumun ya da halkın kimliğini inkâr etmeden, onu eritmeden, yok saymadan; tarihini, kültürünü, inancını ve değerlerini tanıyarak,...

Sonraki Haber

Eşbaşkanlık ve ötesi-Metin Yeğin

SON HABERLER

Riha’da kar ve tipi: 67 iş yerinin çatısı çöktü

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ocak 2026

Wan’da yolcu otobüsü yoldan çıktı: 11 yaralı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ocak 2026

Wan’da kar yağışı ve çığ uyarısı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ocak 2026

İstanbul’da kar yağışı: Bazı vapur seferleri iptal edildi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ocak 2026

KCK’den Aykol için başsağlığı mesajı: Özgür basının yılmaz ve emekçi bir kalemi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ocak 2026

Wan’da çığ altından kurtarılan kadın yaşamını yitirdi

Yazar: Aziz Oruç
1 Ocak 2026

İsrail Genelkurmay Başkanı: Hamas’ı silahsızlandırma konusundaki kararlılığımız mutlak

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır