• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Ocak 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Ekoloji

DSİ’nin baraj projesi Nerdüş Deresi’ni yok edecek

15 Şubat 2025 Cumartesi - 10:10
Kategori: Ekoloji

DSİ’nin Nerdüş Deresi üzerinde kurmak istediği baraj, Sit alanı olan tarihi köylere de zarar verecek. ‘Felaket projesi’ olarak belirttiği baraja tepki gösteren Fadıl Bedirhanoğlu, ‘Köyde anılarımız var. Tarihi mezarlıklar var. Bunlar sular altında kalacak’ dedi 

Şirnex’te (Şırnak) yaşam alanlarını tehdit edecek bir baraj yapımı için düğmeye basıldı. Devlet Su İşleri 10’uncu Bölge Müdürlüğü, Cizîr (Cizre) ilçesinden Silopiya’ya (Silopi) uzanan Nerdüş Deresi’nde yeni bir baraj yapımı için çalışmalara başladı. Bölge sakinlerine, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci kapsamında yapılacak toplantı için çağrı yapıldı.

Tarımsal faaliyet ve içme suyu ihtiyacının karşılandığı derenin üzerinden baraj yapılması halinde canlıların yaşam alanlarının büyük zarar göreceği belirtiliyor. Yine Cizîr’e bağlı olan ve tarihi bir çok kalıntının bulunduğu Şax (Çağlayan) ve Hebler (Hisar) köyleri de zarar görecek.

Tarihi bölgeler zarar görecek

Şax köyü, 1990’lı yılların başında yakılarak boşaltılan köylerden. İlçe merkezine 15 kilometre uzaklıkta olan köye girişler yasak. Köy, bölgenin en eski yerleşim yerlerinden biri. Tarihi Asur İmparatorluğu dönemine uzanan köyde, 7 tarihi kale bulunuyor. Köyde ayrıca su sarnıçları, mağaralar, oymalı taş ve kayalar bulunuyor. 1990’lı yıllarda göç etmek zorunda kalan köyu sakinleri, son yıllarda “izin” alarak köylerine girebiliyordu. Ancak 24 Haziran 2024 tarihinde köyün birinci derecede arkeolojik Sit alanı ilan edilmesi sonrası girişler tamamen yasaklandı.

‘Baraj üstüne baraj yapılıyor’  

Köy sakinlerinden Fadıl Bedirhanoğlu, baraj yapımına tepki gösterdi. 1976-77 yılları arasında bölgede sulama kanalına yönelik bir baraj yapıldığını ve barajın hala faal olduğunu söyleyen Fadıl Bedirhanoğlu, “Baraj üstüne baraj yapılıyor” diye kaydetti. Fadıl Bedirhanoğlu, köydeki tarihi kalıntılara işaret ederek, “Bu şehrin surları ve kaleleri var, bazıları keşfedilmemiş, bilimsel araştırma yapılmamış, bilimsel araştırma yapılırsa bölgenin tarihini değiştirebilecek bulgulara da ulaşılabilir. 8 tane kabartma heykelleri vardır. Bunların sular altında bırakılması kötü niyetten başka bir şeyle ifade edilemez” şeklinde konuştu.

‘Anılarımız var’  

Fadıl Bedirhanoğlu, “Köyde anılarımız var. Tarihi mezarlıklar var. Bunlar sular altında kalacak” dedi. Fadıl Bedirhanoğlu, köylerinin 1988 yılında yakıldığını, savaş uçaklarıyla bombalandığını ve yasaklandığını hatırlatarak, “Orası şu an yasak bölge. Kimse gidemiyor. Bütün arazilerimiz zaten yok oldu, yakıldı. Bu (baraj), köyü ortadan kaldırma projesidir. Geriye dönüşü bir hayal haline getiren bir projedir. Köyümüze dönme hayalimiz vardı. Fakat sular altında kaldığı zaman bir anlamı kalmaz. Bunun bir düşmanlık hissinden kaynaklandığını düşünüyorum” diye konuştu.

Destek çağrısı  

Köylerin sular altında kalmaması için ellerinden geleni yapacaklarını belirten Fadıl Bedirhanoğlu, barolar, sivil toplum örgütleri ve ekolojistlerin kendilerine destek vermesini istedi. Bedirhanoğlu, şunları söyledi: “Bu zulmü yapmayın. Zaten 30 yılı aşkın süredir bu milletin çekmediği sıkıntı kalmadı. Sular altında kalmasıyla ümitlerinin, değerlerinin, mezarlıklarının, tarihi yerlerin yok edilmesi zulümdür, işkencedir. Hayatımız boyunca bunu unutmayacağız. Annemin, babamın, dedemin akrabalarımızın mezarı orada sular altında kalacak. Bunu sular altında bırakmak sadece bir cinayet değil, aynı zamanda bir felakettir. Felaket projesidir.”

Haber: Rukiye Payiz Adıgüzel / MA 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Tutuklama gerekçeleri: ‘Kent uzlaşısı’, ‘Kürdistan’ ve ‘HTS kayıtları’

Sonraki Haber

İHD Eş Genel Başkanı: Komplo boşa çıkarıldı

Sonraki Haber

İHD Eş Genel Başkanı: Komplo boşa çıkarıldı

SON HABERLER

Terör ne, terörist kim? Kararı kim veriyor!…

Yazar: Heval Elçi
13 Ocak 2026

İran: Siyasette kilitlenme, meşruiyette çöküş

Yazar: Heval Elçi
13 Ocak 2026

Toplumsallığın ve dinin tarihsel evrimi

Yazar: Heval Elçi
13 Ocak 2026

İsrail için Fırat’ın batısı

Yazar: Heval Elçi
13 Ocak 2026

Bedlîs’te öğrencilerden Halep için ışık söndürme eylemi

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ocak 2026

Şêxmeqsûd’da katliam: Aynı aileden 14 kişi katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ocak 2026

Barış Anneleri Rojava için Ankara yolunda: İzmir ve Adana’dan yola çıktılar

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır