Türkiye’nin 2018’de işgal ettiği Efrîn’de, geçen yıl içerisinde etnik temizliğe varan zorla göçertme ve ağır bir yıkım yaşandı. Şam ile anlaşmanın ardından sınırlı bir geri dönüş süreci başladı
Türkiye, bundan sekiz yıl önce mart ayında “Zeytin Dalı Harekâtı” adı altında işgal saldırılarını başlattı. O sırada Suriye hava sahası Rusya’nın kontrolündeydi. Beşar Esad rejimi saldırıya tepki gösterse de, Moskova’nın belirlediği sınırlar nedeniyle etkili bir karşılık veremedi. Operasyon ve işgal öncesi nüfusu ezici çoğunluğunu oluşturan Kürtler, yoğun bombardıman ve çatışmalar nedeniyle Halep, Hesekê, Qamişlo, Kobanê ve Şehba başta olmak üzere birçok bölgeye göç etmek zorunda kaldı.
58 günlük çatışma ve sivil kayıplar
Türk devleti, YPG’nin varlığını gerekçe göstererek başlattığı harekat kapsamında 71 F‑16 savaş uçağıyla Efrîn’i yoğun şekilde bombaladı. Suriye kaynaklarına göre saldırılarda 600’ün üzerinde sivil yaşamını yitirdi; ölenler arasında 95 çocuk ve 100’den fazla kadın bulunuyordu.
Çatışmaların 58 gün sürdüğü Efrîn, Mart 2018’de Türk devleti ve ona bağlı silahlı gruplar tarafından işgal edildi. Bu süreçte on binlerce kişi bölgeyi terk etti.
Tarihi ve kültürel mirasın tahribi
Sivil toplum kuruluşları ve Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin raporlarına göre, operasyon sırasında Efrîn’in tarihi dokusu ve kültürel mirası ciddi zarar gördü. Nebi Huri Kalesi başta olmak üzere alan bombardımandan etkilendi. Bölgedeki zeytinliklerin tahrip edilmesi, milyonlarca ağacın kesilmesi ve mülkiyet devralmalarına ilişkin iddialar, demografik değişim tartışmalarını güçlendirdi.
Tutuklular, kayıplar, akıbeti bilinmeyenler
Efrîn İnsan Hakları Örgütü Direktörü İbrahim Şexo, bölgede tutuklanan veya kaçırılan kişi sayısının 10 bini aştığını belirtiyor. Şexo’ya göre bu kişilerin büyük bölümü daha sonra serbest bırakıldı ancak aralarında kadın ve kız çocuklarının da bulunduğu yaklaşık 2 bin kişinin akıbeti hâlâ bilinmiyor. Bu kişilerin Türkiye ve Suriye’deki çeşitli hapishanelerde tutulduğu iddia ediliyor.
Şexo, geçen yıl yaklaşık 600 kişinin El-Rai hapishanesine nakledildiğini, daha sonra bu hapishanenin boşaltıldığı ve tutukluların Humus’taki El-Hola hapishanesine gönderildiğine dair bilgiler bulunduğunu aktarıyor.
Değişen demografi ve Türkleştirme politikaları
2011’den bu yana yaşanan çatışmalar, göç dalgaları ve kontrol değişimleri, özellikle Efrîn, Halep ve Şehba hattında Kürt nüfusun baskı altında kalmasına yol açtı. Eğitim kurumlarında Türkçe’nin zorunlu hale getirilmesi, Türkiye’ye bağlı yerel yönetim uygulamaları ve demografik değişim, “Türkleştirme politikası” tartışmalarını gündemde tutuyor. Bir zamanlar doğal güzellikleri ve kadim kültürüyle bilinen Efrîn, bugün büyük ölçüde yıkım, nüfus değişimi ve süregelen hak ihlalleriyle anılıyor.
Esad rejiminin çöküşü
8 Aralık 2024’ten itibaren uluslararası bir onayla İdlib, Humus, Hama ve Halep’e kadar genişleyen HTŞ saldırıları, Suriye’nin en önemli kentlerinde kontrolün el değiştirmesine yol açtı. Bu süreçte Esad rejimi çökmeye başladı. HTŞ’nin ilerleyişi ve Şam’ın düşmesiyle birlikte, 1971’de Hafız Esad’ın iktidara gelişiyle başlayan Esad ailesinin yönetimi Suriye’de tamamen sona erdi.
Yeni dönem
Geçici Suriye Hükümeti ve Ahmed El Şara’nın kurmak istediği yeni yönetim modeli belirsizliğini korurken, Türkiye’nin bölgedeki etkisi de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Türkiye’nin müdahaleleri ve kontrol alanlarındaki politikaları, özellikle Kürt nüfusa yönelik baskı ve demografik değişim iddialarıyla hep bir soykırım gündemi olarak değerlendirildi.
29 Ocak’ta yapılan anlaşmada yeni kurulacak Şam hükümeti ve entegrasyon süreci ele alınırken, Efrîn’e dönüşler ve demografik yapının değiştirilmesi konusu da masaya yatırıldı.
Newroz sonrası dönüşler
Efrîn bölgesinde yaşayan ve yerinden edilmiş sivillere ilişkin Şam ve Rojava arasında yapılan düzenlemelerle 400 aile için sınırlı bir geri dönüşler gerçekleşti. Efrînli aileler, 8 yıl aradan sonra geride bıraktıkları ev ve mülklerin büyük ölçüde harap edildiğini veya işgal altında olduğunu belirtiyor. Buna rağmen 400 aile Cindirês, Şera, Mabata ve Şiyê ilçelerine yerleştirildi. Suriye’nin farklı kentlerinde yaşayan ve defalarca göç etmek zorunda kalan diğer Efrînli aileler ise Newroz sonrası dönüşlerin devam etmesini bekliyor.
Haber: Enes Yıldız / ANF









