• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Eğitim hakkı varoluşsaldır

9 Eylül 2021 Perşembe - 11:30
Kategori: Yazarlar, Zeynel Kete

Eğitim kavramı tanımlanırken genellikle; bireyde meydana gelen, istendik kalıcı davranış değişikliği olarak tanımlanır. Neye, kime göre istendik davranış değişikliği? Her davranış değişikliği eğitim olarak tanımlanır mı? İstendik davranış değişikliği kişiyi mekanikleştiren bir tanımlama değil midir? Mekanikleştirilen birey veri yüklenmiş bir makine gibi davranmaz mı? Amaca uygun hareket ettirme bireyi nesne haline getirmez mi?

Eğitimi tanımlamak aynı zamanda bulunduğunuz yeri de tanımlamaktır. Çünkü bütün ideolojiler eğitim yoluyla varlıklarını devam ettirir, kurumsallaşır, kadrosunu oluşturur. Toplumsal sorumluluk gerektirmeyen; birey, toplum ve doğa arasındaki holistik ve simbiyotik ilişkiyi esas almayan, ana – kadının bilgeliğini inkar eden bir eğitim anlayışı ancak iktidar oluşturmak için verilir.

Eğitimin düalist bir yanı da vardır. Toplumun özünü esas alan, bu anlamda toplumsal sorumluluk gerektiren, doğa ve toplum arasındaki ikrarlı ilişkiyi kutsal bilen bir eğitim anlayışı toplumun varlığının devamı için ne kadar önemli ise devletli sistemlerin bekası için de o kadar önemlidir. Özellikle devletçi zihniyetin başlaması ile beraber çocuklar ve gençler ana – kadından, toplumdan hızlı bir şekilde uzaklaştırılmış, kontrol ve denetim altına alınarak amaçlarına uygun davranış değişikliği oluşturmak istenmiştir.

Özellikle rahipler tarafından tapınaklarda rıza toplumu karşıtlığını esas alan eril zihniyet genç beyinlere enjekte edilerek toplumsallığa ait bütün değerler yok edilmeye çalışılır. Topluma karşı eğitim yoluyla operasyon yapılır. Özellikle ana – kadının kemaletine, rıza toplumu değerlerine karşı sistemli bir saldırı devamlı güncellenir, kurumsal hale gelir, toplumsallık parçalanır. Toplumdan öğrenen insan, ana- kadının bilgeliğini öğrenir, yaşamın yapısal ve anlamsal boyutunu kavrar, özgürleşir, nesne olmaktan kurtulur. Böyle bir eğitim kişiyi hakikate ulaştırır.

Günümüz kapitalist modernist anlayışında “modern eğitim kurumları” şeklinde tanımlanan tapınaklarda çocuklar anadan, toplumdan, doğadan uzaklaştırılıyor, çocuklarımız adeta bizden çalınıyor. Böylelikle ilk öğrenme ve şekillenme, yaşamın özünü öğrenme, anasının diliyle düşünme, yaşamda özne olma, toplumsal kimlik kazanma gibi değerler etkisiz hale getirilir. Çocukluk yıllarında edinilen bilgi bir ömür kalıcı iz bırakır, kişilik şekillenmesinde belirleyicidir. Bundan dolayıdır bütün iktidarcı zihniyetler çocuğu toplumdan çalarak işe başlarlar. Çocuk ve gençlik kontrol ve denetim altına alınarak bireyci, iktidara biat eden, var olanla yetinen özellikler hedeflenir.

Genel olarak din eğitimi özel olarak zorunlu din derslerinden ısrar etmek, devletli toplumda ısrar etmektir. Türkiye’de zorunlu din dersi devletin ideolojisi doğrultusunda şekillenmiş, devlet denetiminde olan, partiler üstü, resmi ideolojiyi sürekli yenileyen konumdadır. Din eğitimi ile iktidar en açık şekilde hissettirilir, toplum karşıtı, bireyci, iktidarcı özellikleri kutsayan, varlığını ötekisi üzerinde oluşturan, resmi ideolojiyi Tanrı emri olarak gören makbul vatandaş tasarlanır.

Yeni eğitim öğretim yılında her dönemin ötekileri olan Aleviler ve Kürtler yok hükmündedir. Milyonlarca Alevi çocuğu istemediği halde resmi din dersini görmek zorunda kalıyor. Varoluşsal bir hak olan Kürtçe eğitim dostlar muhabbette görsün şeklindedir. Yeni eğitim öğretim yılında, resmi ideolojinin tedrisatında dün olmayanlar bugün de yoktur.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Gıda politiktir

Sonraki Haber

‘Durun’

Sonraki Haber

‘Durun’

SON HABERLER

PYD Eşbaşkanı: Kobanê’de elektrik, un, ilaç, süt ve temel ihtiyaçların tamamı eksik

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

TEV-DEM Eşbaşkanı: Rojava Devrimi’ni kazandık, tekrar kazanacağız

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı: Rojava kıtlıkla karşı karşıya

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

YJŞ-YBŞ Komutanı: Rojava’dan aldığımız ilhamla direnişimizi sürdüreceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Nurettin Kemertaş’tan direniş ezgisi: Hey Rojava Rojava

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Le Point Dergisi: ‘Kürtler: Batının ihaneti’ manşetiyle yayımlandı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

16 barodan çağrı: Mürşitpınar Sınır Kapısı açılsın

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır