Kürtlere yönelik saldırıların uluslararası güçlerden bağımsız olmadığını söyleyen EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, demokratik bir Suriye’nin, emperyalistlerin işine gelmediğini, Rojava’nın kazanımlarının korunması için ortak mücadele edilmesi gerektiğini belirtti
Suriye’de HTŞ ve Türkiye destekli paramiliter güçlerin Kürtlere yönelik saldırıları genişleyerek devam ederken, saldırılara tepkiler de aralıksız sürüyor. Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Kürtlere yönelik başlatılan saldırı ve katliama ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) bağlantılı grupların 10 Mart Mutabakatı’nı çiğnediğini belirten Seyit Aslan, bölgede sivil halka yönelik sistematik bir şiddet uygulandığını ifade etti. Saldırıların zamanlamasına dikkat çeken Seyit Aslan, “5 Ocak’ta Fransa’da İsrail, ABD ve mevcut Suriye yönetimi arasında yapılan toplantıdan hemen sonra bu sürecin başlaması, Kürtlere dönük bir yalnızlaştırma politikasının adımıdır” diye konuştu.
Uluslararası ve bölgesel güçlerin, Kürtleri bölgeden çıkarıp tamamen Fırat’ın doğusuna hapsetmeyi amaçladıklarını kaydeden Seyit Aslan, şunları ifade etti:
“Bu operasyon; Kürt güçlerinin kazandığı mevzilerin ellerinden alınması, entegrasyon sürecinde elde edilmiş hakların olabildiğince törpülenmesi ve onların Şam yönetimine bağlanmaya zorlanması amacıyla yapılmaktadır. Ancak şunu hesap etmiyorlar. Suriye’deki Kürt halkı örgütlü bir güce sahiptir. Bu saldırılar karşısında en azından öz savunmasını yapabilen, kendisini koruyabilecek güçte bir halktır. Siyasi alanda ve Türkiye açısından da saldırıların bir an önce durdurulması büyük önem taşıyor. Belki şu an geçici bir ateşkes var ancak bunun nereye kadar gideceğini ve ne zaman sonlanacağını kestirmek mümkün görünmüyor. Ayrıca HTŞ’nin Türkiye’den ve bölgedeki kimi iş birlikçi gruplardan önemli ölçüde güç aldığını da ifade etmek gerekir.”
‘Saldırı ABD, İsrail, Türkiye ve Avrupa bağlantılıdır’
Suriye Geçici Hükümeti’nin emperyalist güçlerle birlikte hareket ettiğini kaydeden Seyit Aslan, “Suriye’nin geleceğinde demokratikleşmeyi sağlayabilecek tek örgütlü güç Kürt halkıdır. Dürziler ve Aleviler bu mücadelenin içinde yer alabilir ancak politik olarak belirleyici konumda olan Kürtlerdir. Dolayısıyla demokratik bir Suriye, emperyalistlerin işine gelmez. Kürtlere dönük saldırılara karşı sessiz kalmalarının nedeni, bölgeyi kendi çıkarlarına göre bir dengede tutmak istemeleridir. Şam yönetimini de Kürt güçlerini sınırlandırmak için bir araç olarak kullanıyorlar. Mevcut yönetimin, İsrail ile yaptığı güvenlik anlaşmaları ve İsrail’in işgal ettiği bölgelere hiçbir itirazı bulunmuyor. Aynı zamanda Türkiye de bu süreçte İsrail ile yakınlaştırılmanın bir aracı olarak kullanılmaktadır” dedi.
‘Saldırılar bütün Kürtlerde bir kırılma yaratıyor’
Kuzeydoğu Suriye’deki saldırıların Kürt halkı genelinde bir kırılma yaratacağını belirten Aslan, “Bu saldırıların tüm Kürt halkında derin bir kırılmaya yol açacağını görmek gerekir. Sonuçta Suriye’de yaşayan Kürtler; Türkiye, İran ve Irak’takilerle bir bütündür. Arada sınırlar çizilmiş olsa da bu coğrafyada duygu, kültür ve dil birliği mevcuttur. Dolayısıyla orada yaşanan çatışmalar, buradaki süreçleri doğrudan sekteye uğratmasa bile halkın duygusal dünyasında mutlaka bir kopuş yaratacaktır. Bölgede yeni bir savaş süreci, hem Türkiye hem de Kürt halkı için çok daha zor koşulların doğması demektir. Kürt halkının özgürlük ve demokrasi talepleri koşulsuz kabul edilmelidir. Türkiye’nin atması gereken temel adım, Suriye’deki özerk yönetime yönelik saldırgan tutumundan ve tehdit dilinden vazgeçmesidir. Türkiye, asıl baskısını mevcut Şam hükümetine ve bölgedeki gerici-çeteci yapılara karşı uygulamalıdır” diye belirtti.
‘Kürt halkının yanında olmaya devam edeceğiz’
Tekçi ve dayatmacı bir yönetim yerine Suriye’nin demokratik bir biçimde yönetilebileceği, halkların nasıl yaşamak istediklerini kendilerinin karar verebileceği bir yönetim modelinin esas alınması gerektiğini dile getiren Seyit Aslan, “Biz oradaki Kürt halkının yanında olmaya, onların mücadelesini desteklemeye ve birlikte mücadelenin örgütlenmesini sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
Kaynak: MA









