Türkiye’de halk sağlığı ve çevre sağlığı yok sayılarak şirketlere kirletme özgürlüğü sağlandı. İlk olarak 2001 yılında Emet’te ortaya çıkan arsenikli su sorunu çözülmezken halk 25 yıldır kanser ve diğer hastalıklarla boğuşuyor
K. Bülent Ongun
Kütahya’nın Emet ilçesinde yaklaşık 5 aydır ne içme suyu ne de günlük ihtiyaçlar için kullanılacak su yok. İlçedeki bor ve arsenikle kirlenen sudan kurtulmak için oluşturulan Sorgun Göleti’ndeki suda da magnan yani manganez çıkması krizin boyutunu ciddi seviyelere çıkardı. Emet Belediyesi’nin 2001 yılında yaptırdığı analizler sonucu arsenik oranı yüksek olduğu için içilmesini yasakladığı şebeke suyu analizinde ürkütücü sonuçlar çıkmıştı. Emet şebeke suyundan alınan örneğin analizinde, sudaki arsenik miktarının 0.547 mg/l olduğu, bu miktarın, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 0.010 mg/l olan değerine göre yaklaşık 55 kat, Türk Standartları Ensitüsü’nün (TSE) 0.050 mg/l olan değerine göre ise 10 kat fazla olduğu belirlendi.
2001 yılında tespit edilmişti
Emet’te 2001 yılından bu yana ‘arsenikli su’ sorunu aralıksız sürerken, Sağlık Bakanlığı 2024 yılında sorunun çözüldüğünü iddia etmişti. MHP’li Emet Belediye Başkanı Mustafa Koca, “3 Eylül 2024 tarihi ilçemizin arsenikli sudan kurtuluş günüdür” açıklaması yapmıştı. Arsenikli su sorununu gidermek iddiasıyla Temmuz 2025’te Sorgun Göleti inşa edildi. Gölet’ten arıtılan suyun Emet ilçesine verilmeye başlandığını söyleyen Başkan Koca, “10 Haziran 2025 tarihinde İller Bankası’ndan gelen resmi yazı ile, Sorgun Göleti’nden alınan su numunelerinin analizlerinin uygun olduğu bildirildi. Bu onayın ardından arıtma tesisimizin ilk ünitesinden ilçemizin mevcut su hatlarına su verilmeye başlandı” dedi. Ancak göletteki suda manganın yüksek oranda olduğunun belirlenmesiyle su sorununa çare olması için açılan tesis 2 ay sonra kapatıldı.
Özel idare sorumluluktan kaçtı
Son 5 aydır düzenli olarak su verilmeyen ilçedeki yurttaşlar su ihtiyacını tankerlerden verilen su ile karşılamaya çalışmakta. Bir yurttaşın deterjan bidonuna doldurduğu suyu evinde kendi imkanlarıyla arıtmaya çalışması sorunun ciddiyetini ortaya koydu. Bir başka yurttaş ise, “Önceden arsenikli suyumuz vardı şimdi o da yok” sözleriyle yaşadıkları su sorununun boyutunu gösterdi. Diğer yandan İller Bankası’ndan MHP’li Emet Belediyesi’ne gönderilen yazıda, “Sorgun Göleti’nin Emet’in İçme suyu ihtiyacını karşılayamayacağından, Belediye tarafından yeni su kaynaklarının bulunmasını ve kayıp kaçak oranının çok yüksek olması nedeniyle abone bağlantılarının acilen tamamlanıp yeni hattın devreye girmesi gerektiği” belirtmesi ise dikkat çekerken, kendi görevi olan sorundan kaçmaya çalıştığı görüldü.
Kanser diyarı Emet
Emet’te kanser vakalarında artış gözlemlenirken, yurttaşların idrar tahlillerinde en fazla 35 olması gereken arsenik miktarlarının 111 seviyesine çıkması dikkat çekerken, Emet’te kanser tarama çalışmasının yapılmaması vakaların çok yüksek olmasından kaynaklı olduğu belirtiliyor. Özellikle Eti Maden Bor işletmelerinde çalışan işçilerde kanser vakaları çok yüksek olarak görüldüğü yurttaşlar tarafından ifade ediliyor.
Siyanür kirliliği
Türkiye’de yeraltı suyunda ve yüzeysel sularda arsenik kirliliği belirlenmiştir. Arseniğin kronik sağlık etkileri, hiperpigmentasyon (koyu lekeler), hipopigmentasyon (beyaz lekeler), el ve ayaklarda keratoz gibi çeşitli cilt lezyonlarının gelişimini içerirken, arseniğe uzun süreli maruz kalındığında, mesane, akciğer, cilt, böbrek, karaciğer ve prostat kanserine neden olmaktadır. Arsenikle kirlenmiş besin, su ve toprak aracılığıyla hayvanlar, vücutlarında arseniği biriktirebilir ve bu hayvan ürünleri olan et, süt ve iç organların, insanlar tarafından tüketilmesi ile kalıntı arsenik, insan sağlığına zarar vermektedir. Bitkilerdeki arsenik derişiminin toprak ve sudaki arsenik derişiminden çok daha yüksek olduğu ve diğer canlılara toksik etki yaptığı görülmüştür.
Mangan kirliliği
2009 yılında basına yapılan servisle Tavşanlı ve Emet’te 12 bin 350 ton manganez madeni olduğu haberleri yapılmıştı. Bölge manganez dahil birçok maden için aramalara açılmış olması kirliliğin ana kaynağı olmakta. Gölette çıkan manganez kirliliğine maruz kalmak; Bilişsel bozukluk, Parkinson hastalığı, distoni gibi nörotoksisite ile ilgili çeşitli olumsuz sonuçlar ortaya çıkmakta. Ayrıca, bitkilerde yapraklarda ve nekrotik yaprak lekeleri gibi semptomlara yol açmaktadır. Manganez özellikle madencilik faaliyetleri yoluyla su kütlelerine salındığı bilinmektedir.
Bor kirliliği
Emet Eti Maden’in bor maden sahalarının merkezinde yer alan bir ilçe. Bor madenleri ve borik asit tesislerinden kaynaklanan atıklar, madenin bulunduğu bölgelerde kirliliğin esas kaynakları olarak nitelenmekte. Tesislerden yüksek bor içeren (yaklaşık 1500 mg L⁻¹) atık sular göletlere boşaltılmakta ve buradan yer altı sularına karşırak büyük kirliliklere neden olmakta, bu bölgelerdeki topraklarda ve yetiştirilen bitkilerde yüksek düzeyde bor kirliliği görülmektedir.









