Hak savunucusu Emine Ahmed, Ortadoğu’daki çatışmaların derinleştiği bir dönemde Kürtlerin birlik olması gerektiğini vurgularken, kadınların siyasi ve toplumsal mücadelede belirleyici bir güç haline geldiğine dikkat çekti
Ortadoğu büyük tarihsel dönüşümler yaşıyor ve çatışmalar zirveye ulaşmış durumda. Bu süreçte kadınlar, dinamik ve etkili bir güç olarak öne çıkıyor; yalnızca göç ve yıkımın yükünü taşımakla kalmıyor, aynı zamanda düşünsel ve siyasi olarak dayatılan sistemlerle de mücadele ediyorlar.
Son yıllarda Rojava ve Kürdistan’ın diğer bölgeleri ile komşu ülkelerde yaşanan deneyimler, kadınların aktif katılımı olmadan hiçbir siyasi projenin başarıya ulaşamayacağını gösterdi. Bugün bölge yeni bir haritaya doğru ilerlerken, Kürdistan Bölgesi ve diğer parçalarda kadınların rolü, artık marjinal bir unsur olarak görülmeyi kabul etmeyen bir öz örgütlenme sürecine yöneliyor.
‘Kürtler olarak devletler arası çatışmalara dahil olmamalıyız’
Kürdistan Bölgesi’nden hak savunucusu Emine Ahmed, Ortadoğu’daki savaşlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Savaşların tüm dünyayı ve herkesi etkilendiğini ifade eden Emine Ahmed, “Bu sadece İsrail ile İran arasındaki bir savaş değil, adeta üçüncü bir dünya savaşıdır. Ancak bu süreçte Kürtler tarafsız kalmayı tercih etti. Çünkü biz her zaman savaşların ortasında kaldık ve bedelini ödedik. Enfal ve kimyasal saldırılar gibi yaşadıklarımızı çok iyi biliyoruz; çevremizdeki işgalci devletler tarafından sürekli askeri ve siyasi saldırılara maruz kaldık” dedi.
Emine Ahmed, Ortadoğu’da yaşananların halk üzerinde doğrudan etkisi olduğunu belirterek, “Bu savaşlar şu an hava ve elektronik savaş niteliğinde, henüz kara savaşına dönüşmedi. Ancak göstergeler bunun kara savaşına evrilebileceğini gösteriyor. Bu durumda en çok zarar görecek olan Kürtler olacaktır. Bu yüzden Kürtler bu savaşta tarafsız kalmalı; devletler arası bir çatışmaya dahil olamayız” ifadelerini kullandı.
‘Kürdistan’ın farklı bölgeleri sürekli hedef alınıyor’
Emine Ahmed, “Kürdistan Bölgesi’nde yerel üretime yeterince dayanamıyoruz ve ürünlerin çoğu ithal. Bu durum halkın ekonomisini doğrudan etkiliyor. Şimdiden kriz başlamış durumda; pazarlarda fiyatlar arttı ve hükümet kayda değer bir adım atmadı. Eğitim süreci ise neredeyse tamamen durmuş durumda. Bunun etkisi bugün çocuklarda görünmeyebilir ancak önümüzdeki 10 yıl içinde Kürt toplumunda ciddi sonuçlar doğuracaktır” şeklinde konuştu.
Saldırıların devam etmesinin siyasi, toplumsal ve askeri sorunlara yol açtığını belirten Emine Ahmed, “Kürtlerin düşmanları, Kürdistan’ın farklı bölgelerini insansız hava araçlarıyla sürekli hedef alıyor. Kürtler savaşa girmemiş ve tarafsız kalmış olsa da toplumsal etkiler büyük oldu. Bu savaş, önce Ukrayna ile Rusya arasındaki çatışma olarak Avrupa’yı etkiledi, ardından yeniden Ortadoğu’ya taşındı” diye konuştu.
‘Kürt kadını yenilmez bir güçtür’
Emine Ahmed, kadınların her zaman toplumsal ve siyasi alanlarda sürekli bir direniş içinde olduğunu vurgulayarak, “Kürt kadını yenilmez bir güçtür. Tarih boyunca devrimlerde yer almış, önemli bir rol ve etki yaratmıştır. Bugün de Kürt kadınlarının iyi hazırlanması ve işgalci devletler ile düşmanlara karşı çok güçlü bir aktör haline gelmesi gerekiyor” dedi.
Rojhilat’taki kadınların geçmişten bugüne mücadele içinde olduğunu belirten Emine Ahmed, 1980’lerden bu yana düşmanlara karşı direndiklerini ve bağımsız bir yapı kurmak için çalıştıklarını söyledi. Emine Ahmed “Bugün Doğu Kürdistan’ın ulusal haklarını elde edebilmesi için hazırlıklarını daha da güçlendirmesi gerekiyor. Çünkü işgalci devletler ve Kürtlerin düşmanları bu hakları sürekli ihlal etmeye çalışıyor ve bu kabul edilemez” dedi.
Emine Ahmed, bugün Kürdistan’ın tüm parçalarına güç veren şeyin “sokak devrimi” olduğunu ifade ederek, bu sürecin desteklenmesi gerektiğini söyledi ve “Doğu Kürdistan ve İran’da yaşanan değişimlerde Kürtlerin de rolü olmalı. Kürtler, Kürdistan Bölgesi’nin deneyimlerinden faydalanarak siyasi ve ulusal haklarını elde etme yolunda daha etkili adımlar atabilir” diye ekledi.
Ayrıca Emine Ahmed, hakların verilmediğini, kazanıldığını vurgulayarak, Kürtlerin uzun süredir ulusal haklarını elde etmeye çalıştığını ancak “bölgesel ve uluslararası güçlerin her zaman engel çıkardığını” belirtti. 1991 ve 2003 yıllarında Kürtlerin güçlü bir hazırlık içinde olduğunu hatırlatan Emine Ahmed, “O dönemlerde daha büyük bir Kürdistan ya da ulusal hakların elde edilmesi için fırsatlar vardı ancak bunlar engellendi” dedi.
‘Kürtler birlik olmalı’
Emine Ahmed, Kuzey’e ilişkin değerlendirmesinde ise şunları söyledi:
“Türkiye devletinin Sayın Öcalan ve diğer Kürt liderlere yönelik tutumu, sorunların çözümünü ve barış sürecini olumsuz etkiliyor. Kürtler Türkiye’ye ve dünyaya barış çağrısı yaptığında, Türk hükümetinin buna ciddi yaklaşması gerekirdi. Kürtler uzun zamandır barış istiyor ve Kürt bölgelerini her türlü işgal girişimine karşı korumayı hedefliyor.”
Konuşmasının sonunda Emine Ahmed, Kürtlerin tüm Kürdistan parçalarında birlik olması gerektiğini vurgulayarak, “Kürt sorunu çözülmeden Ortadoğu’nun sorunları da çözülmez. Kürtler ve liderleri siyasi alanda önemli çabalar gösterdi, bölge ülkeleriyle iş birliği içinde sorunlarını çözmeye çalıştı. Ancak ne İran, ne Arap ne de Türk devletlerinin egemenliğine yeniden girmeyi kabul ederler. Aynı zamanda Ortadoğu’da duygularının istismar edilmesine de karşıdırlar” ifadelerini kullandı.
Haber: Hêvî Selah / NûJINHA









