Oxfam’ın yeni raporuna göre, dünyanın en zengin yüzde 0,1’lik kesiminin vergi cennetlerinde ve beyan dışı hesaplarda sakladığı servet, dünya nüfusunun en yoksul yarısının toplam servetinden daha büyük
Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, Panama Belgeleri’nin (Panama Papers) 10. yılı dolayısıyla yayımladığı yeni analizinde, ultra zenginlerin gizlediği servetin ulaştığı boyutları gözler önüne serdi.
Yüzde 0,1’in serveti
Perşembe günü yayımlanan verilere göre, dünyanın en zengin yüzde 0,1’lik kesiminin vergi dışı alanlara ve beyan edilmemiş hesaplara aktardığı servet, dünya nüfusunun en yoksul yarısının, yaklaşık 4,1 milyar insanın toplam varlığından daha fazla.
3,5 trilyon dolarlık gizli servet
Oxfam’a göre, yalnızca 2024 yılı içinde yaklaşık 3,55 trilyon dolarlık vergilendirilmemiş servet, vergi cennetlerinde ve gizli hesaplarda tutuldu.
Bu miktarın, dünyanın en az gelişmiş 44 ülkesinin toplam gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYH) iki katından fazla olduğu belirtildi.
Raporda ayrıca, dünya genelindeki en zengin yüzde 0,1’lik kesimin, vergi dışına çıkarılan toplam servetin yaklaşık yüzde 80’ini, yani yaklaşık 2,84 trilyon dolarını elinde tuttuğu ifade edildi.
Bunun da ötesinde, bu grubun içindeki en zengin yüzde 0,01’lik kesimin, söz konusu servetin yaklaşık yarısını kontrol ettiği kaydedildi.
Bu sadece bir muhasebe hilesi değil
Oxfam International Vergi Politikaları Sorumlusu Christian Hallum, açıklamasında, Panama Belgeleri’nin 10 yıl önce ultra zenginlerin servetlerini vergiden ve kamusal denetimden kaçırdığı “karanlık dünyayı” açığa çıkardığını hatırlattı.
Hallum, “Panama Belgeleri, en zenginlerin devasa servetlerini sessizce vergi sisteminin ve denetimin erişemeyeceği alanlara taşıdığı opak dünyayı görünür kılmıştı. Aradan on yıl geçmesine rağmen ultra zenginler hâlâ muazzam miktarda serveti offshore kasalara kaçırmaya devam ediyor” dedi.
Bu durumun yalnızca mali bir teknik ya da “muhasebe oyunu” olarak görülemeyeceğini vurgulayan Hallum, “Bu sadece muhasebe hilesi değil; bu, güç ve cezasızlık meselesidir” ifadelerini kullandı.
Sistem küçük bir elit için kurulmuş
Oxfam, ultra zenginlerin servet kaçırmasının toplumsal sonuçlarının son derece ağır olduğuna dikkat çekti.
Christian Hallum, “Kamu hastanelerimiz ve okullarımız yetersiz finanse ediliyor, büyüyen eşitsizlikler toplumsal dayanışmayı zayıflatıyor ve bunun bedelini sıradan insanlar ödüyor. Çünkü mevcut sistem, küçük bir seçkinler grubunu daha da zenginleştirmek üzere tasarlanmış durumda” değerlendirmesinde bulundu.
Oxfam, dünya genelindeki hükümetlere eşgüdümlü uluslararası adımlar atma çağrısı yaptı.
Kuruluş, özellikle:
– vergi idarelerinin güçlendirilmesini,
– mali şeffaflığın artırılmasını,
– ve kamu otoritelerinin en zengin kişilerin servetini tespit edip takip edebilmesini sağlayacak araçlarla donatılmasını istedi.
Servet vergisi çağrısı
Oxfam ayrıca, dünya nüfusunun en zengin yüzde 1’lik kesiminin, hem emek gelirleri hem de sermaye gelirleri üzerinden çok daha yüksek etkin vergi oranları ödemesi gerektiğini savundu.
Kuruluş, özellikle çok milyonerlere ve milyarderlere daha yüksek oranlarda vergi uygulanmasını ve büyük servetlere yönelik doğrudan servet vergilerinin hayata geçirilmesini önerdi.
Oxfam’a göre bu tür adımlar, yalnızca kamu gelirlerini artırmak için değil, aynı zamanda küresel eşitsizlikleri azaltmak için de zorunlu hale gelmiş durumda.
Panama belgelerinden 10 yıl sonra tablo değişmedi
2016 yılında ortaya çıkan Panama Belgeleri, siyasetçilerden iş insanlarına, milyarderlerden şirket ağlarına kadar birçok aktörün servetlerini vergi cennetlerine taşıdığını ortaya koymuştu.
Oxfam’ın son raporu ise, aradan geçen on yıla rağmen ultra zenginlerin servetlerini gizleme ve vergiden kaçırma yöntemlerinin hâlâ sistematik biçimde sürdüğünü gösteriyor.
DIŞ HABERLER









