Geçen yıl Erdoğan’ın bir zamanlar kardeşim dediği Esad devrildi ve yerine tam destek verdiği El-Kaideli Şara iktidara geldi. Suriye’de kardeşim Esad devri bitti dostum Şara devri başladı. Esad’ın devrilmesiyle Suriye tam olarak koyun postuna bürünmüş kurtların sofra masası haline gelmiş durumda. AKP’nin yeni kurulduğunda ve iktidara geldiğinde çok önemli bir sloganı vardı ve herkes bu slogana oy verdi. ‘’Komşularımızla sıfır sorun.” Bu sloganın yerinde bugün yeller esiyor. Aksine sorunlar gün geçtikçe daha tehlikeli bir duruma doğru gidiyor. 10 Mart mutabakatı halen devreye girmedi. En son Bahçeli grup konuşmasında Mazlum Abdi’ye verdi veriştirdi. Bir zamanlar Demirtaş ile Öcalan arasına nifak sokmak isteyenler şimdi de Öcalan ile Mazlum Abdi arasına nifak sokmaya kalkıyorlar. Şu anda hükümet çözüm arayışında ama zorlanıyor. Hiç zorlanmaya gerek yok, muhatap belli, Abdullah Öcalan, İmralı’dan yöneteceğine Ankara’dan yönetsin. Halklar da ne olduğunu öğrenir ve kimlerin çözüm için çalıştığını veya çalışmadığını anlar. Barış antlaşmaları tehditlerle olmaz, bu durumda savaş tehlikesi baş gösterir, halen bunu anlamayan siyasetçiler bu ülkeyi yönetiyor.
Bugünlerde Erdoğan’ın bir başka kardeşi de ABD tarafından yaka paça yakalanarak ABD cezaevine kondu. Erdoğan burada Trump’a neden ‘’one minut’’ diyemedi. Venezuela başkanı Maduro uyuşturucu ticareti yapmakla ve bu uyuşturucu trafiğinin ABD’ye yönelik olmasından dolayı tutuklandı. Esas mesele uyuşturucu değil tabii ki Venezuela’nın yeraltı kaynakları olan petrol ve altın. Chaves döneminden beri ülkeye ambargo konuldu. 2018’den beri Türkiye ile Venezuela arasında ticari antlaşmalar yapılıyor. Uyuşturucu trafiğini Sedat Peker yol haritasını söyleyerek açıklamıştı. Arkasından Covid zamanında Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım Venezüella ile maske ticareti yapmıştı. Bu durumda Türkiye ambargoyu delmiş oluyordu. Bu dosyalar elbet bir gün Türkiye’nin karşısına çıkar. İran’a ambargo uygulandığında da bu dosya rafta bekliyor. Venezuela’nın altınları Türkiye’nin başını ağrıtacak gibi duruyor. Çorum’da altın yatakları yok ama rezervleri var, nasıl oluyor. Bunu Ahlatçı Holdinge sormak lazım. Türkiye’nin uluslararası suç dosyaları gün geçtikçe artıyor.
Bu sene kış mevsimi çok soğuk geçiyor ülkede. Ama her zamanki gibi bu doğa koşullarına hazırlıksız yakalandık. Yazın yangınlardaki yetersizlik kışın da doğa olaylarına karşı eksikler yaşam şartlarımızı zorlaştırıyor. Yangınlar ve soğuk havayla mücadelede araç eksiklikleri ülkenin nasıl yöneltildiği hakkında da bilgi veriyor. Binlerce resmi araç yerine yüzlerce toplumun ihtiyacı olan araçlar bir an evvel devreye girmelidir. Vergilerimizin bize insanca yaşama koşullarını temin etmesini istiyoruz. Bakan Şimşek bu ülkenin ekonomisini yönetemiyor. Emeklilerin, asgari ücretlilerinin maaşlarının açlık sınırının altında olması bir hükümet için utanç vericidir. Bir ülkenin itibarı bazı insanların lüks yaşamları ile yükselmez ancak gelir dağılımının eşit şekilde paylaşılmasıyla yükselir.
Bu yazıyı yazarken Halep’te Kürtler kuşatma altına alındı. Gelen haberlere göre ölü ve yaralı sayısının her geçen dakika arttığı bilgisi var. Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahalleleri Şam hükümeti tarafından bombardıman altında. 10 Mart mutabakatının devreye girmemesinden dolayı bu çatışma meydana gelirken Türkiye’nin rolü olduğu da aşikâr. Suriye tekrar ateş hattına dönerken İran’da da sokaklar çok hareketli. İran’daki yedi Kürt partisinin ittifak bildirisi çok önemliydi. 2026 Orta Doğu’ya maalesef savaş atmosferinde girdi.









