Eski FARC Komutanı Victoria Sandino, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yürüttüğü diyalog çabasını ‘Onur ve saygınlık’ olarak nitelendirirken, özgür olması gerektiğini de kaydetti
Kolombiya’daki silahlı çatışma ve 2016 Kolombiya Barış Antlaşması sonrasında FARC ile Kolombiya Hükümeti arasında şekillenen barış süreci, çatışmadan müzakereye geçişin en kapsamlı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu sürecin merkezinde yer alan isimlerden biri de eski FARC Komutanı Victoria Sandino. Uzun yıllar örgüt içinde aktif rol aldıktan sonra barış müzakerelerinde yer alan ve Kolombiya Hükümeti’nde bir dönem senatör olarak görev yapan Victoria Sandino, Kolombiya’daki barış sürecinin geldiği aşamaya ve Kürt sorunun demokratik çözümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Kolombiya sürecinde kayda değer bir ilerleme yok’
Kolombiya’daki Barış Antlaşması’nın 10’cu yılına girmesine rağmen hala tam anlamıyla hayata geçirilmediğini ifade eden eski FARC’lı komutan Victoria Sandino şöyle konuştu:
“Bu anlaşma pek çok aksaklık yaşadı. Bu süreçte özellikle de Kolombiya devleti tarafından yerine getirilmeyen taahhütler dikkat çekti. Barış anlaşmasını imzalayan kişilerin ve sosyal liderlerin öldürülmesiyle başlayan bu sorunlar, anlaşmanın hemen her maddesinin uygulanmamasıyla devam etti.
Bunlara rağmen mevcut hükümet, yani Cumhurbaşkanı Gustavo Petro döneminde hem anlaşmanın uygulanması hem de anlaşmanın ne ifade ettiğinin anlaşılması konusunda daha güçlü bir dinamizm söz konusu oldu. Ancak bu dinamizm yeterli olmadı. Petro hükümetinin yaklaşık dört yılı boyunca en azından bazı ilerlemeler kaydedildi; özellikle de toprakların topluluklara ücretsiz olarak dağıtılması konusunda adımlar atıldı. Fakat bunun ötesinde, anlaşmanın diğer maddelerinde kayda değer bir ilerleme sağlanamadı.”
‘Küresel bağlamda örnek olabilir’
Kürt sorunun demokratik çözümüne ilişkin devam eden süreç hakkında çok fazla bilgiye sahip olmadığını belirten Victoria Sandino, bu sürecin temel aktörü olan Abdullah Öcalan’ın barış cabalarının takdire şayan olduğunu kaydetti. Victoria Sandino, “Kolombiya’da genel olarak Türkiye’de bu süreçle ilgili neler olup bittiği pek bilinmiyor. Benim için özel olarak önemli olan bir konu da kadınların bu süreçte aktif, karar alıcı ve kitlesel bir şekilde yer alıp almadığı meselesidir. Sürecin varlığı bir umudun göstergesi. Ve bence bu süreç, özellikle ABD, İsrail ve Rusya gibi ülkelerin farklı coğrafyalara yönelik saldırıları ve çatışmaların yoğun olduğu bir dönemde, küresel bağlamda oldukça önemli bir örnek olabilir” diye ekledi.
‘Tutsaklık kabul edilemez’
Sürece rağmen Abdullah Öcalan’ın tutsaklığının kabul edilemez olduğunu belirten Victoria Sandino, Güney Afrika deneyimini hatırlattı. Victoria Sandino devamla şunları ekledi:
“Nelson Mandela’nın yaşadıkları Türkiye’deki süreç için bir deneyim. Mandela yıllarca hapiste kaldıktan sonra, müzakere edilmiş bir çözüm arayışına girebilmek için hem siyasi hem de insani bir kapasite gösterebildi. Tutsaklığa rağmen barış adımını atmak, yalnızca politik değil, aynı zamanda güçlü bir insani irade de gerektirir. Bu sadece özgürlüğünden mahrum bırakılmış kişi, yani bu durumda lider için değil, toplumun bütünü için bir çıkış yolu aramak anlamına gelir.
‘Onur ve saygınlık örneği sergiliyor, özgür olmalı’
Bence Abdullah Öcalan, hapiste olmasına rağmen diyalog başlatarak bir onur ve saygınlık örneği sergiliyor. Sürecin en azından ilk aşamada ilerleyebilmesi için zaten yapılması gereken de, beklenen de bu. Kolombiya’da biz buna tarafların “iyi niyet jestleri” ya da “olumlu adımlar” atması derdik.
Bana göre Türkiye hükümeti de iyi niyet ve olumlu adımlar atmalı; sürecin ciddi ve somut bir barış sürecine doğru ilerlediğini gösterecek adımlar bunlar olmalıdır. Bunların başında da Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması gelir. Ancak bu özgürlük sadece hapisten çıkarılması anlamına gelmez; aynı zamanda süreci sürdürebilmesi için güvenliğinin garanti altına alınmasını da içerir.”
‘Öcalan’ın kadın paradigması dikkat çekici’
Abdullah Öcalan’ın kadını merkezine koyan paradigmasını ve Kürt Kadın Hareketi’ni uzun zamandır hayranlıkla izlediğini ifade eden Victoria Sandino şöyle devam etti:
“Kürt Kadın Hareketi’ni FARC ile Kolombiya hükümeti arasındaki barış görüşmeleri sürecinde yani Havana sürecinde daha yakından tanıma fırsatım oldu. Orada, farklı deneyimleri öğrenmeye, müttefikler bulmaya ve kendi sürecimizi güçlendirecek stratejik ittifaklar kurmaya büyük bir istek vardı. Amacımız, barış anlaşmasına toplumsal cinsiyet perspektifini dahil edebilmekti.
Bir feminist olarak şunu söylemeliyim. Bir erkeğin kadın haklarını savunması gerçekten dikkat çekici bir durum; bu hiç de kolay değildir. Hele ki bu fikirlerin Suriye’de yaşanan türden bir çatışma ortamında hayata geçirilmesi onu daha önemli hale getiriyor. Şunu da açıkça ifade etmeliyim. Biz de keşke kadın mücadelesinde bize destek olan, en üst düzey lider olmasa bile üst düzey yönetimden bir müttefikimiz olsaydı. Böyle bir destek olsaydı, bu süreç çok daha kolay ilerleyebilirdi.
Bu bağlamda, Kürt kadınlarının sahip olduğu kapasiteyi çok değerli buluyorum. Bu kapasite pratikte kendini kanıtlamıştır: örgütlenmede, siyasette, toplumsal alanda ve yerel yönetimde. Bence bu güç daha da büyütülmeli, görünür kılınmalı, uluslararası düzeyde tanınmalı ve onların liderleriyle kurdukları bu ittifak da hak ettiği şekilde kabul edilmelidir.”
Victoria Sandino kimdir?
1965’te Kolombiya’nın Tierralta doğumlu olan Victoria Sandino, uzun yıllar FARC saflarında komutan olarak görev yaptı ve örgütün en üst düzey askeri-politik kadrolarında yer aldı. 2013’te Havana’daki barış müzakerelerinde FARC delegasyonunda yer alarak sürecin tek kadın sözcüsü oldu ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunu barış anlaşmasına dahil etmek için çalışmalar yürüttü.
2017’de FARC’ın siyasi partiye dönüşmesiyle kurulan Comunes’in ulusal yönetiminde yer aldı ve aynı yıl Özel Barış Yargılayıcı Mahkemesi’ne başvurarak siyasi yaşama katılma hakkını elde etti. 2018‑2022 yılları arasında Kolombiya Senatosu’nda görev yaptı.
Victoria Sandino, eski kadın gerillalar tarafından geliştirilen “İsyancı Feminizm” hareketinin öncülerindendir ve barış, kadın hakları ile toplumsal cinsiyet eşitliği konularında hem ulusal hem de uluslararası alanda tanınan bir figürdür.
Haber: Serkan Demirel / ANF









