Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara tepki gösteren Fas Kadın Eylem Birliği’nden Naima Ağdad, ‘Savaşların en ağır yükünü kadınlar omuzluyor. Pek çok kadın hayatını kaybederken, hayatta kalanlar ise cinsel şiddet, zorunlu göç, kıtlık ve kaygı, korku ile depresyon gibi ağır psikolojik travmalar altında, son derece zor insani koşullarda yaşam mücadelesi veriyor’ dedi
Türkiye’nin desteklediği El-Emşat ve El-Hamzat çeteleri ile Nûr El-Din grubu ve cihatçı Heyet Tahrir el-Şam’ın (HTŞ) Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına dünyanın dört bir yanından tepkiler yükseliyor.
Fas’ta Kadın Eylem Birliği’nin Marakeş Şubesi üyesi Naima Ağdad, Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürt kadınlara yönelik şiddetin ve farklı bölgelerde işlenen her türlü şiddetin giderek arttığına dikkat çekerek, kadınların korunması ve güvenliklerinin sağlanması çağrısında bulundu.
Naima Ağdad, bölgede kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin tehlikeli biçimde arttığını vurgulayarak, kaçırılma, tecavüz ve ölüm tehditleri gibi ağır ihlallerin insanlığın vicdanını harekete geçirmesi gerektiğini ifade etti. Bu saldırıların kadınları doğrudan hedef aldığını, yaşamlarını ve toplumsal istikrarı tehdit ettiğini belirten Naima Ağdad, uluslararası kuruluşların sessizliğini sert sözlerle eleştirerek bunun açık bir suç ortaklığı anlamına geldiğinin altını çizdi.
Naima Ağdad, Fas’taki feminist ve insan hakları hareketlerinin, başta Gazze Şeridi, Sudan, Kuzey- Doğu Suriye ve Yemen başta olmak üzere, kadınların istikrarsız siyasi koşullar altında gerçek bir insani trajedi yaşadığı tüm çatışma bölgelerinde meydana gelen olayları şiddetle kınadığını vurguladı. Bu bölgelerde kadınların ve kız çocuklarının ağır ihlallere maruz kaldığını ifade eden Naima Ağdad:
“Her sabah dijital medyada, genç kızların insanlık dışı koşullar altında tutulduğunu gösteren korkunç haberler ve videolarla karşılaşıyoruz. İşkence, istismar ve aşağılama biçimlerine maruz bırakılıyorlar. Bu görüntüler yürek parçalayıcı ve silahlı grupların elindeki kız çocuklarının akıbetine dair ciddi soruları gündeme getiriyor. Bu durum, onların geleceği ve nasıl korunabilecekleri konusunda acil yanıtlar verilmesi gereken pek çok soruyu ortaya koyuyor.”
‘Güvenli alan ihtiyacı her gün zorlaşıyor’
Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınlara ve kız çocuklarına yönelik saldırıların yol açtığı ağır sonuçlardan derin üzüntü duyduğunu ifade eden Naima Ağdad, saldırıların, derinleşen yoksulluk, yaygın yerinden edilme, sosyal refahın giderek kötüleşmesi, artan işsizlik ile hastalıklar ve salgınların yayılması gibi çoklu krizlerin yaşandığı bir ortamda gerçekleştiğini kaydetti. Naima Ağdad, bu koşullar altında kadınlar ve kız çocukları için güvenli alanlar bulmanın her geçen gün daha da zorlaştığını vurgulayarak, mevcut durumun onların yaşamlarını ve temel haklarını ciddi biçimde tehdit ettiğini belirtti.
Kadın koalisyonu kurulmalı
Savaşların yükünü kadınların omuzladığını dile getiren Naima Ağdad, sözlerini şöyle tamamladı:
“Savaşların en ağır yükünü kadınlar omuzluyor. Pek çok kadın hayatını kaybederken, hayatta kalanlar ise cinsel şiddet, zorunlu göç, kıtlık ve kaygı, korku ile depresyon gibi ağır psikolojik travmalar altında, son derece zor insani koşullarda yaşam mücadelesi veriyor. Kadın hakları evrenseldir, hiçbir toplumun ya da coğrafyanın sınırlarıyla kısıtlanamaz. Bu nedenle feminist dayanışma hayati önemdedir. Özellikle Ortadoğu’daki çatışma bölgelerinde kadınların ve kız çocuklarının yaşadığı acılar güçlü biçimde kınanmalıdır. Savaş ve çatışma alanlarında kadınlar ile kız çocuklarının korunması ve güvenliğinin sağlanması için uluslararası bir kadın koalisyonunun kurulması artık ertelenemez bir zorunluluktur.”
Haber: Raja Khayrat \ NûJINHA









