Polislerin gözaltına aldıkları kadınlara yönelik cinsel şiddet ve tacizlerine tepki gösteren Feministler, ‘Gözaltında cinsel taciz, çıplak arama işkencedir. İşkence suçtur failler yargılansın’ dedi
Feministler, “Gözaltında cinsel şiddete karşı sokağa çıkıyoruz” sloganıyla Karaköy’de eylem gerçekleştirdi. Çok sayıda feministin katıldığı açıklamada “Gözaltında cinsel taciz, çıplak arama işkencedir. İşkence suçtur failler yargılansın” yazılı dev pankart açıldı. “Çıplak arama işkencedir”, “Fail devlet”, “Kadınları değil failleri yargıla”, “Ters kelepçe rutin uygulama değil işkencedir” dövizleri taşınarak sık sık “Gözaltında tacize işkenceye son”, “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz”, “Kadınlar birlikte birlikte güçlü”, “Rutin değil bu bir işkence” sloganları atıldı. Açıklamayı kitle adına Evrim Gürenin ve Rüya Kurtuluş okudu.
19 Mart’ta başlayan eylemlerde gözaltına alınanların polisin cinsel şiddetine, kötü muamelesine maruz kaldığını ve bunun kayıt altına alınmadığını söyleyen Rüya Kurtuluş, polisin cinsel şiddetine maruz kalan kadınların ifadelerini okudu.
Emri kimden aldınız?
“Biz feministler İstanbul sokaklarından İstanbul Emniyeti’ne, cezaevlerinde çalışan infaz memurlarına sesleniyoruz: Kadınlara, LGBTİ+lara cinsiyetçi küfür etmek, tecavüz tehdidinde bulunmak, cinsel tacizdir, suçtur” diyen Evrim Gürenin de “Kadınların tacize uğradığında başvurması beklenen kurumsunuz siz. Bunu siz unutmuş olabilirsiniz, ama biz unutmuyoruz. Gözaltında, hapishanede usulsüz çıplak arama, cinsel işkencedir. Cinsel işkence suçtur. Failinin üniformalı olması, bunu devlet adına işlediğini iddia etmesi, adına ‘rutin uygulama’ demesi bu gerçeği değiştirmez. Soruyoruz: Kadınları, LGBTİ+ları taciz edin, köşede kıstırıp dokunun, tecavüzle tehdit eden küfürler sıralayın, çırılçıplak soyun diye bir emir mi aldınız? Bu emri kimden aldınız” diye sordu.
Direnmek haktır
Kadınlara, LGBTİ+lara seslenen Rüya Kurtuluş, baskılara karşı yan yana olduklarını söyledi. Rüya Kurtuluş, “Bu işkenceyi, bizleri bedenimiz, kimliğimiz üzerinden aşağılamak, utandırmak, sindirmek için yapıyorlar. Ama o utanç çoktan yer değiştirdi. Utanması, yargılanması, cezalandırılması gereken biz değiliz, onlar. Sadece 19 Mart’tan beri değil, çok uzun süredir gözaltında, hapishanelerde işkence ve kötü muameleyi, ters kelepçeyi, çıplak aramayı ‘rutin uygulama’ diyerek geçiştirmeye kalkıyorlar. Halbuki ters kelepçe, cinsel şiddet tehdidi, çıplak arama bir ‘uygulama’ değil insan hakkı ihlali. Buna karşı çıkmak, direnmek, bu suça tanık olduğumuzda müdahale etmek, şikayetçi olmak hakkımız” diye konuştu.
‘Sokaklarda olmaya devam edeceğiz’
Son olarak Evrim Gürenin, şu ifadeleri dile getirdi: “Biz bu cinsel işkenceleri dün Garibe Gezer’e süngerli odalarda yaptıklarında da susmadık, HDK operasyonlarında tutukladıkları arkadaşlarımıza yapmaya kalktıkları ‘oyuk araması’nda da susmadık, bugün de susmuyoruz, kabul etmiyoruz, normalleştirmiyoruz. Bugün nasıl tek adam kendini hukukun üstünde görüyorsa, polis de kendini hukukun üstünde görüyor. Bu yüzden her türlü kötü muameleye itiraz ettiğimizde alaycı ifadeler takınıp ‘şikayetçi ol o zaman’ diyebiliyorlar. Haklarında soruşturma izni vermeyen valiye, suç duyurularımıza takipsizlik kararları sıralayan savcılara, bize zamanında ‘sürtük’ diyebilmiş, Konca Kuriş’in katillerini afla cezaevinden çıkaran Cumhurbaşkanına güveniyorlar. Bu suçu işleyenleri, bu suça göz yumanları, ortak olanları tespit edelim; hesap vermeleri, yargılanmaları için hep birlikte mücadele edelim. Erkek-devlet şiddetine, irademizin, hayatlarımızın gaspına karşı sokaklarda olmaya, cinsel şiddet karşısında dayanışmaya devam edeceğiz. Yaşasın feminist mücadelemiz.”
Açıklama sloganlar ile son buldu.
Kaynak: MA