Frankfurt’ta düzenlenen kitlesel eylemde, Colani liderliğindeki DAİŞ-HTŞ saldırıları protesto edildi. Kürdistanlılar ve dostları ‘Mücadeleden geri durmayacağız’ mesajı verdi
Almanya’nın Frankfurt kentinde on binlerce kişi, Rojava’ya yönelik HTŞ saldırılarını protesto etmek için sokağa çıktı. Tevgera Ciwanên Şoreşger (TCŞ), Teko-JIN, YJK-E, Kawa Federasyonu ve çok sayıda Kürt kurumunun çağrısıyla düzenlenen kitlesel eylem, Rojava ile dayanışmanın güçlü bir göstergesi oldu.
Eylem, Frankfurt Hauptbahnhof (Merkez Tren İstasyonu) önünde başladı. On binlere yakın Kürt genci, kadın, enternasyonalist ve Rojava dostu; Rojava bayrakları, “Jin, Jiyan, Azadî” pankartları ve HTŞ saldırılarını kınayan dövizlerle alanda toplandı. Kitle, yaşamını yitirenler için yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından basın açıklamasını dinledi.
Basın açıklamasında, HTŞ ve destekçilerinin Rojava halkına, kadın devrimine ve özgür yaşam iradesine yönelik saldırılar düzenlediği vurgulandı. Sivil katliamların, bombardımanların ve demografik değişim girişimlerinin kabul edilemez olduğu belirtilerek, uluslararası kamuoyuna sessizliğini bozma çağrısı yapıldı. Açıklamada, “Rojava devriminin kazanımları Kürt halkının ve tüm ezilenlerin kazanımıdır; bu kazanımlar yok edilemez” denildi.
Açıklamanın ardından kitle, sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. Frankfurt’un ana caddeleri ve meydanları, “Bijî berxwedana Rojava”, “Rojava direniyor”, “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarıyla yankılandı. Gençlerin ve kadınların öncülük ettiği yürüyüş Goetheplatz’a kadar devam etti.
Goetheplatz’ta yapılan son açıklamada, Rojava’daki direnişin yalnız olmadığı vurgulandı. Konuşmalarda, saldırıların yalnızca Rojava’yı değil Başûr, Bakur ve Rojhilat’ı da hedef aldığı ifade edilerek, Avrupa genelinde mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı. YNK, KDP ve Alman Sol Parti temsilcileri de dayanışma mesajları verdi.
Miting sonrası polis provokasyonu
Mitingin sona ermesinin ardından Alman polisinin müdahalesi tepkilere yol açtı. Eylemciler, polisin tutumunu provokasyon olarak değerlendirirken, özellikle Kürdistanlı anneler müdahaleye sert tepki gösterdi. 13 yaşındaki bir çocuk kısa süreliğine gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Polisin demokratik protesto hakkına yönelik müdahalesi kitle tarafından protesto edilirken, uygulamalar sert şekilde kınandı.
Zübeyde Zümrüt: Mücadeleden geri durmayacağız
Mitingde KCDK-E Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt de bir konuşma yaptı. Zümrüt, konuşmasında QSD’nin Avrupa halklarına gönderdiği mesajı hatırlatarak, “QSD Avrupa’ya ‘size inanıyoruz’ diyor. Nasıl ki Kobanê döneminde büyük ve onurlu bir direniş gösterdiniz, bugün de aynı direnişi göstereceğinize inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Avrupa’daki Kürt halkına ve dostlarına seslenen Zübeyde Zümrüt, “Biz de Avrupa’dan Rojava direnişine başarılar diliyoruz. Başarıya ulaşıncaya kadar, nerede olursak olalım mücadeleden geri durmayacağız” dedi.
Zübeyde Zümrüt, Rojava’ya yönelik saldırıların tesadüfi olmadığını vurgulayarak, “Bugün uluslararası güçler, Türk devletiyle birlikte DAİŞ ve HTŞ çeteleri eliyle Rojava’ya saldırıyor. Bu saldırılar Suriye devleti adına yapılıyor deniliyor. Peki Suriye’yi bugün kim yönetiyor? Colani. Colani kimdir? DAİŞ artığıdır” şeklinde konuştu.
Konuşmasını, “Kürt halkı hiçbir zaman bitmedi, bitmeyecek” sözleriyle tamamlayan Zübeyde Zümrüt, direnişin süreceğinin altını çizdi.
Meryem Rojhilat: Saldırılar Rojhilat’ı da hedef alıyor
Mitingde PAJK adına konuşan Meryem Rojhilat, bugün yaşanan saldırıların yalnızca Rojava ile sınırlı olmadığını vurguladı. Rojhilat, “Bugün yalnızca Rojava’da değil, Rojhilat’ta da büyük bir katliam yaşanıyor. Bu saldırılar, Kürdistan’ın tüm parçalarına yönelik ortak bir planın parçasıdır” dedi.
Rojhilat, uluslararası kamuoyuna ve Kürt halkına seslenerek, saldırılara sessiz kalınmaması gerektiğini vurguladı. Konuşmasını, “Kürt halkı hiçbir zaman bitmez, direniş her yerde büyümeye devam edecektir” sözleriyle tamamladı.
Miting, “Jin, Jiyan, Azadî”, “Bijî berxwedana Rojava’yê” ve “Rojava direniyor” sloganlarıyla sona erdi.
Kaynak: ANF









