Gazeteci Eylem Babayiğit’e ‘örgüt propagandası’ iddiasıyla verilen cezanın gerekçeli kararında, programlarında konuklarına soru sorması suç olarak gösterildi
Gazeteci Eylem Babayiğit, 22 Ocak’ta yaptığı programlar nedeniyle gözaltına alınıp tutuklandı. “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla hakkında İstanbul 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılan Eylem Babayiğit, iki aylık tutukluğunun ardından tahliye oldu. Eylem Babayiğit hakkında 19 Mart’ta görülen ilk duruşmasında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ve tahliye kararı verildi.
Eylem Babayiğit hakkında verilen cezanın gerekçeli kararı açıklandı. İddia makamının mütalaasına yer verilen gerekçeli kararda, Eylem Babayiğit’in “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla cezalandırılması istendi. Kararda, gazetecinin yaptığı programlarla “örgüt propagandası” yaptığı iddia edildi.
Gazetecinin savunması kararda
Kararda, Eylem Babayiğit’in şu ifadeleri de yer aldı: “Kadın gündemlerini işledim, toplumsal sorunla ilgili konular belirledim, onun dışında çevre sorunlarını ele aldım, ekonomi sorunlarını ele aldım. Ancak işlediğim programlar arasında tecrit önüme konulmuş, tecrit ifadesi mesela, bugün Türkiye gündeminin temelini oluşturan medyada bütün medya kanallarında, basın yayın kurumlarında bahsi geçen konular var, bir barış süreci konuşuluyor. Bu tartışmalar varken bunu üç yıl ya da üç buçuk yıl önce yaptığım programlarda dile getirdim. Orada ‘yönlendirme var’ deniyor. Bir gazeteci olarak soru sorma hakkımı kullanarak bu soruları sordum. Birkaç tape kaydı var. Birincisi Yunus Babayiğit Sincan Cezaevi’nde bulunuyor. Öz abim oluyor. Yine fiziki takipte görüntü karşıma çıkarılmış, bunlardan birisi öz abimle yemek yiyorum, bu kadar ve bunun dışında çalışma arkadaşlarım ile dışarıda görüştüğüm ya da çay kahve içtiğim bir günden fotoğraf çekilmiş ve önüme konuluyor. Başta özgür basın emekçisi olduğumu belirtmiştim, bunun temelinde aslında hiçbir kurum, kuruluş ya da bahsi geçen ‘talimat’ gibi ifadelerle hareket etmeyen, bireysel olarak bağımsız, tarafsız gerçeğin ve hakikatin peşinde olduğum için yaptığım haberlerdi bunlar.”
‘Örgüt üyeliği için delil bulunamadı’
Medya Haber TV’nin “Örgütün açıklamalarını kitlelere ulaştırdığı ve örgütü meşru gösterdiği” iddia edilen kararda, KCK yürütme konseyi üyelerinin programlara katılımı delil olarak gösterildi. Eylem Babayiğit’in de Medya Haber TV de sunuculuk yaptığı ifade edilen kararda, İmralı tecridi, cezaevlerindeki açlık grevleri konularının işlemesi, Kürdistan kelimesinin kullanılması ve bulunan dijital materyallerinde “örgüt üyesi olmak” iddiasına ilişkin yeterli delil bulunmadığı ifade edildi.
Gerekçeli kararda, “Kişinin savunmalarının aksine Mercek isimli programda sunuculuk yapması, programdaki konuşmaları ve işlediği konular vasıtasıyla örgütsel faaliyet yürüttüğü hususunun her türlü şüpheden uzak somut delillerle tespit edilemediği, sanığın örgütle organik bağ kurarak çeşitlilik süreklilik ve yoğunluk içeren eylem ve faaliyetlerinin somut olarak tespit edilemediği, sanığın bahse konu örgütsel içerikli örgüt propagandasına yönelik yayınlar yapan Medya Haber TV isimli kanaldaki Mercek isimli programda yayınlar yaptığı ve bu yayınların Youtube isimli sosyal paylaşım sitesindeki Medya Haber TV isimli hesaptan paylaşıldığı (…)” ifadelerine yer verildi.
Kürdistan kelimesi kullanmak gerekçe yapıldı
Eylem Babayiğit’in programlarında, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit, cezaevlerindeki açlık grevleri, tutsakların şiddet, baskı, işkenceye maruz kalması konularının işlenmesi ve Kürdistan kelimesinin kullanılması, “örgüt propagandası yapmak” iddiasına gerekçe gösterildi.
Kararda, “Mercek isimli programdaki yer verdiği konular, konuşma içeriğindeki ifadeleri, konuklarına yönlendirdiği sorular örgütü övücü nitelikte olduğu, ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi mümkün olmayan, örgüte ve örgütün gerçekleştirdiği cebir ve şiddet içeren eylemlerine karşı pozitif bakış açısı yaratmayı hedefleyen, örgütü ve amaçlarını topluma benimsetme gayesi taşıyan, eylemlerini meşru olarak sunan ve bu nedenlerle kamu düzeni için somut tehlike oluşturan nitelikte olduğu, sanığın propagandasını yaptığı örgütün amacı, bu amacı gerçekleştirmek için yaptığı eylemlerin cebir, tehdit ve yoğun şiddet içeren niteliği de göz önüne alındığında, programdaki ifadelerinin örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek, teşvik edecek nitelikte olduğu ve örgüt propagandası suçunu oluşturduğu sonucuna varılmış (…)” denildi.
Haber: Ömer İbrahimoğlu / MA