• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
2 Şubat 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Mehmet Yılmazer

Gelinen nokta ve sonrası

2 Şubat 2026 Pazartesi - 00:00
Kategori: Mehmet Yılmazer, Yazarlar

Aralık ayının sonundan bugüne kadar geçen kısa zamanda çok önemli gelişmeler yaşandı. Suriye’deki güç durumu değişti ve sürecin yeni bir basamağına gelindi. Beklentilerin yükseldiği, Şam ve SDG arasında oldukça sık yapılan görüşmelerin bir sonuca varmasına yaklaşıldığı bir sırada önemli bir altüstlük yaşandı. Halep çatışmaları ile başlayan süreç yeni bir güç dengesinin kurulduğu bir noktaya gelerek uzlaşmayla sonuçlandı. Bir yönüyle beklentiler yeni güç dengelerinin seviyesine çekildi. Bu konuda SDG beklentilerinin gerilediğini açıktır.

SDG içindeki Arap aşiretleri yeni bir konum benimsediler. ABD ile ilişkilerde bir ölçüde hatalı öngörüler sahadaki gerçeklerle yüzleştiler. Süreç epeydir Suriye nedeniyle tıkanma noktasına gelmişti, artık yeni dengeler üzerinden devam edileceği anlaşılıyor.

Süreç başladığında bazı şaşırtıcı gelişmelerle birlikte yüründü. Özellikle Bahçeli’nin girişimleri, yaptığı bazı açıklamalar oldukça çarpıcıydı. Bahçeli’nin şaşırtıcı girişimleri devam ederken AKP’nin adımları yakın zamana kadar bir hız kazanmadı. Süreci cumhur ittifakının  “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırması belli bir rahatsızlık yaratsa da, olanlar hatırına isime takılmadan yüründü. Gelinen noktada bu adın arkasındaki derin gerçeklik sözlerin büyüsünden kurtulup çıplak gerçekliğe gelip dayandı.

Olanlardan hareketle sürecin bundan sonrasının çok daha çetin geçeceği söylenebilir. SDG belli ölçüde güç kaybetti. “Doğal sınırlarının seviyesine geldiği” tespitleri yapılıyor. Bu yaşananlar bir anlamda kaçınılmazdı. Bazı güçlerin sürüklemek istediği “Kürt-Arap çatışması” bundan sonraki dönemi karanlığa boğabilirdi. Oysa şimdi yaşananlardan hareketle güçleri yeniden büyütmenin yolları bulunacaktır.

Yaşananların bölgede ortaya çıkardığı önemli bir gerçek vardır ve bundan sonraki adımları güçlendirebilecek özelliklere sahiptir. Bölgede Kürt ulusunun parçalarının yakınlaşmasını sağlayan gelişmeler oluyor. Yaklaşan İran savaşı dikkate alınırsa bölgede gerilimin yükselmesinin yaratacağı sorunlar olacaktır. Bu yakınlaşmadan yeni güçler üretmek dönemin zorluklarını hafifletebilir. Hem Suriye’deki gelişmeler hem de bölgede yükselen gerilimin Kürtler arası ilişkileri güçlendirmesi olasıdır; ayrıca olasılıktan öteye bu yönde yürümenin daha güçlü yolları bulunabilir.

Bundan sonra iki yöndeki gelişmeler önem kazanıyor. İlki, cumhur ittifakı ile ilişkilerin yüksek beklentilerden kurtulup, olması gereken seviye tutulması önemlidir. Son yaşananların iç politikada mutlaka etkileri olacaktır. İktidar işleri bugüne kadar yaptığı gibi sürdürmeye devam ederse bu tarza güçlü tepkilerin yükseltilmesi kaçınılmaz hale gelir. Bunun için bugüne kadar eksik kalan, sürecin kitlelerle yaygın bir şekilde paylaşılması büyük önem taşıyor. Ayrıca Kürt Özgürlük Hareketinin önüne kaçınılmaz bir şekilde gelecek olan, sürecin AKP’nin çıkarları doğrultusunda araçsallaştırılması girişimlerinin yolunun kesilmesi en önemli sorunlardan birisi olacağı açıktır.

Bir buçuk yıla yaklaşan süreçten çıkartılması gereken en önemli ders demokratik mücadelenin yükseltilmesi ve alanının genişletilmesidir. Bu yapılamadığı sürece olayların akışı AKP’nin keyfine kalıyor. İktidarın bütün imkanlarından yararlanan AKP düşünülürse bu gidişi değiştirmenin çok zor olduğu açıktır. Ancak bu yolda her imkanı zorlamaktan başka çare de görünmüyor.

Önemli bir kırılma yaşandı. Ancak güçlerin niteliklerinin tanınması anlamında büyük dersler kazanıldı. Süreci adaletsizliğin ve yoksulluğun yarattığı öfke ile birleştirmek hedefe gidişte imkanları yükseltebilir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

tekfircinin görüp laikçinin görmediği

Sonraki Haber

Ontolojik tehdit olarak Kürtler

Sonraki Haber

Ontolojik tehdit olarak Kürtler

SON HABERLER

Anvers, Graz ve Villach’da ‘Rojava’yı Savun’ eylemleri düzenlendi

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

Rojava: Parlayan umut ışığı

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

Kürtler hariç ulusların kaderlerini tayin hakkı

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

Ontolojik tehdit olarak Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

Gelinen nokta ve sonrası

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

tekfircinin görüp laikçinin görmediği

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

Acele kamulaştırmayla yıkım genişletiliyor

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır