• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
28 Ocak 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı: Mültecilere ait cenazeler ‘rehin’ tutuluyor

28 Ocak 2026 Çarşamba - 16:26
Kategori: Güncel

Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı, 317 bin 128 bebeğin ASM’deki kayıtlarının silinmesi nedeniyle gelişim takibi hizmetinden mahrum kaldığını ve mültecilere ait cenazeleri ‘rehin’ tutulduğunu açıkladı

Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı, göçmen ve mültecilerin sağlık hakkında erişim engelleri ve yaşanan hak ihlallerine dair İstanbul Beyoğlu’nda bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) binasında “Gölgede kalan yaşamlar, göçmen ve mültecilerin sağlık hakkına erişim engelleri ve yaşanan hak ihlalleri” başlığıyla hazırladıkları raporun detaylarını açıkladı. Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı üyelerinin yanı sıra hak savunucuları ve İHD üyeleri de açıklamaya katıldı.

‘Birinci basamak sağlık hizmeti alamıyorlar’  

Açıklamada konuşan Aile Hekimi Fatma Örgel, mültecilerin birinci basamak sağlık hizmeti alamadıklarını, Göçmen Sağlığı Merkezlerinde tedavi olabildiklerini ancak bunun da yetersiz olduğunu belirtti. Fatma Örgel, “Aile sağlığı konusunda Suriyeli sığınmacılara tam anlamıyla destek olamıyorlar” dedi.

‘Herkes faydalanabilmeli’  

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği İstanbul Şube Başkanı İkram Doğan ise son dönemlerde birinci basamak sağlık hizmetine ulaşmak konusunda problemler yaşandığını söyledi. Kronik hastalıkları bulunanların ilaca erişim sağlayamadıklarını dile getiren İkram Doğan, “Tedavi olmaları gerekirken yararlanamıyor. Sosyal hizmetler boyutunda söylemek gerekirse göçmenlerin erişimi neredeyse yok. Sosyal güvenlik temel hizmetlerden birisi. Ona erişemeyen kadınlar, çocuklar yaşlılar var bu büyük bir hak savunuculuğudur, herkesin faydalanabilmesi gerekiyor” diye belirtti.

‘Koruyucu sağlık hizmetleri tasfiye edildi’

Konuşmaların ardından hazırlanan raporu İHD üyesi Gülseren Yoleri okudu.  HEVİ LGBTİ+ Derneği, Sosyal Adalet Hareketi ve Tarlabaşı Dayanışması gibi kurumların saha gözlemlerine dayanan raporda, göçmenlerin mahallelerindeki Aile Sağlığı Merkezlerinden (ASM) kayıtlarının silinmesiyle koruyucu sağlık hizmetlerinin “tasfiye edildiği” belirtildi. Raporda,  1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni yönetmelikle, en temel sağlık hizmetlerinin bile kişi başı 3 bin TL’lik prim duvarına çartığı, yoksulluk kıskacındaki binlerce mültecinin tedavi imkânından tamamen koparıldığı vurgulandı.

Raporun, 2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki göçmen ve mültecilerin sağlık haklarına erişimde karşılaştıkları yapısal, mali ve hukuki bariyerlerin sarsıcı bir şekilde gözler önüne serdiğini vurgulayan Gülseren Yoleri, sağlık hizmetinin evrensel bir haktan ziyade, bir “idari lütuf” veya ‘güvenlik meselesi’ olarak lanse edildiğini kaydetti.

Kayıt dışı defnetme 

Belgesiz göçmenlere “turist tarifesi” oluşturulduğuna dikkat çekilen raporda, kamu hastanelerinde normal ücretin 8 katına varan faturalandırma sisteminin, sağlık hakkını bir “döviz kaynağı” olarak görüşmesine yol açtığı belirtildi.  Raporda ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle hastanelerin cenazeleri “rehin” tuttuğu, gözaltı ve sınır dışı edilme korkusu yaşayan mülteci ailelerin ise vefat eden yakınlarını bahçelere veya ıssız alanlara “kayıt dışı” defnetmek zorunda kaldığı ifade edildi. Raporda bu durum, “İnsanın haysiyetle gömülme hakkının elinden alındığı sistemik bir barbarlık” olarak değerlendirildi.

Bulaşıcı hastalığı bulunanlar ölüme sürükleniyor 

Sağlığın hakkının kriminalize edildiğine dikkat çekilen raporda, Geri Gönderme Merkezleri’nin (GGM) birer “operasyon alanı” haline geldiği ve tüberküloz ile HIV gibi  hastalıkları olan kişilerin tedavi edilmek yerine idari gözetim altına alınarak ölüme sürüklendiğine dikkat çekildi.

Raporda bu alandaki krizlere dair şu veriler yer aldı:

  • Çocuk ve Genç Nüfus: Toplam sığınmacı nüfusun yüzde 47,5’ini çocuklar oluşturmaktadır.
  • Bebek Ölümleri ve Aşılama: 317 bin 128 bebek Nisan 2025’te Aile Sağlığı Merkezlerinden (ASM) kayıtların silinmesi nedeniyle kesintisiz aşılama ve gelişim takibi hizmetinden mahrum kalmıştır.
  • Anne Ölüm Oranları: Maternal sağlık hizmetlerine erişimin zorlaşmasıyla göçmenlerde anne ölüm oranı, Türkiye ortalaması olan 11,5’ten 25,0-32,0 bandına yükselmiştir.
  • Yaşlı Nüfus: 36.702 yaşlı göçmen, bakım ve kronik hastalık takibi krizine girmiştir.
  • GSS Prim Bariyeri: Nisan 2025 sonrası Suriyelilerin sağlık sistemine yeniden dahil olabilmesi için kişi başı 3.000 TL prim ödeme şartı getirilmiştir.
  • Turist Tarifesi: Kayıtsız göçmenlere uygulanan faturalandırma, T.C. vatandaşlarına uygulanan maliyetin 3 ile 8 katı arasındadır.
  • Katılım Payı: 1 Ocak 2026 itibarıyla daha önce ücretsiz olan temel hizmetlerden de “katılım payı” alınmaya başlanmıştır.
  • Kapasite Daralması: İstanbul’daki 409.164 kayıtlı Suriyeli için sadece 33 Göçmen Sağlığı Merkezi (GSM) bulunmaktadır. Bu, merkez başına yaklaşık 12.400 kişi düştüğü anlamına gelmektedir.
  • Dil Bariyeri: Sahada çalışan tercüman desteği neredeyse tamamen Arapça ile sınırlıdır; bu durum Arapça konuşmayan binlerce Afrikalı ve Orta Asyalı göçmeni sistemde “görünmez” kılmaktadır.
  • Yakalanan Göçmenler: 2019’da 454 bin 62 olan yakalanan düzensiz göçmen sayısı, 2025’te 160 bin 253 seviyesine inmiştir. Bu düşüş göçün bittiğini değil, göçmenlerin “yakalanma” korkusuyla tamamen yer altına çekildiğini ve sağlık sisteminden koptuğunu kanıtlamaktadır.

İSTANBUL 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Çetelerin saldırılarında yaşamını yitiren 11 savaşçı son yolculuklarına uğurlandı

Sonraki Haber

ÖHD: Rojava eylemlerinde tutuklanan 30 kişi serbest bırakılmalı

Sonraki Haber

ÖHD: Rojava eylemlerinde tutuklanan 30 kişi serbest bırakılmalı

SON HABERLER

Arap TV kanallarının provokatif tutumuna ilişkin açıklama yapıldı

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ocak 2026

SOHR: Kobanê’de insani durum çöküşte, uluslararası toplum sessiz

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ocak 2026

Halkların Karavanı Türkiye sınırına ulaştı: Geçiş izni verilmiyor

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ocak 2026

Rojava Film Komünü’nden sinemacılara çağrı: Rojava Devrimi’nin mücadelesine yer açın

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ocak 2026

Londra belediyelerinden hükümete Rojava mektubu: Sessizlik kabul edilemez

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ocak 2026

81 Alevi ocak evladından Rojava bildirisi: Zulme karşı meydanlarda saf tutulmalı

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ocak 2026

Amed’de Rojava’ya saldırılar protesto edildi

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır