Gözaltında cinsel şiddettin işkence yöntemi olarak kullanıldığını belirten avukat Jiyan Tosun, ‘Cinsel şiddet konularında yargının cezasızlık politikası da cinsel şiddetin yaygınlaşmasında bir etken’ dedi
Kadınlar gözaltında, cezaevinde, sokakta, eylemde cinsel şiddet ile karşı karşıya kalıyor. Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu açıkladığı 2024 yılı raporuna göre 55 kadın tutsak, 40 kadın, bir çocuk, 14 trans birey başvuru yaptı.
Diğer yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve bazı ilçe belediyelerine yönelik başlayan gözaltı ve tutuklamalar sürecinde kadınların verdiği ifadelerde cinsel şiddete maruz kaldığı ortaya çıktı.
Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu avukatı Jiyan Tosun, cinsel şiddete ve sonrasında yaşanan sürece dair değerlendirmelerde bulundu.
Gözaltında cinsel şiddet
Cinselliğin bir araç olarak kullanarak uygulanan şiddetin cinsel şiddet türü olduğunu ve kişiyi küçük düşürmeyi hedeflediğini ifade eden Jiyan Tosun, “Bu şiddetin daha çok kadınlara ve çocuklara yöneldiğini görüyoruz. Bu şiddet türü toplum içerisinde çok fazla kullanılıyor. Gözaltı gibi yerlerde ise diğer şiddet biçimlerinden ayrılıyor çünkü bir işkence yöntemi olarak cinsel şiddet kullanılıyor” ifadelerini kullandı.
Çıplak arama dayatmaları
Cezaevlerine girişte yaşanan çıplak arama dayatmalarına değinen Jiyan Tosun, “2021 yılındaki yönetmelik değişikliğinde kişinin vücuduna dokunulmadan arama yapılacak, önlük verilecek ve utanma duygularının ihlal edilmemesi için özen gösterilecek dendi ama önlüklü aramanın kendisi de bir çıplak aramadır. Bu arama içinde bazı zorunlu koşulların oluşturulması gerekir ki örtülü çıplak aramayı yapabilesiniz ama cezaevlerinin tüm girişlerinde önlüklü aramanın yapıldığını bize gelen başvurularda görebiliyoruz” dedi.
Cezasızlık politikaları
Cinsel şiddetin geçmişten beri çok yaygın olan bir şiddet türü olduğunu sadece son yıllarda daha görünür olduğunun altını çizen Jiyan Tosun, “ Hükümetin, devletin, bakanların kullandığı eril dil, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılma sürecinde devletin üst makamlarından kadınları hedef alan söylemler topluma yansıması kadına yönelik her türlü şiddetin daha fazla artmasına sebep oldu. Cinsel şiddet konularında yargının cezasızlık politikası da cinsel şiddetin yaygınlaşmasında bir etken” şeklinde konuştu.
‘AİHM kararı dikkate alınmıyor’
Adli Tıp Kurumu (ATK) raporları üzerinden cinsel şiddet dosyalarında karar verildiği alternatif kurumlardan alınan raporlarının AİHM verdiği Şükran Aydın kararına rağmen dikkate alınmadığını dile getiren Jiyan Tosun, “ATK raporları çoğunlukla yeterli düzeyde psikolojik rapor hazırlamıyor. Sadece beden muayenesi ile rapor hazırlanıyor ama zaten cinsel şiddette çoğu zaman beden üzerine iz bırakmaksızın gerçekleştiriliyor. Cinsel şiddet sözel, fiziksel, psikolojik şiddeti de kapsıyor. Bunu ATK nasıl tespit edecek? Deliller cinsel şiddeti gerçekleştiren faillerin ellerinde onun için delillere ulaşamazsınız yok ediliyor, karartılıyor geriye elimizde tek beyanlar kalıyor. Ne yazık ki yargı makamları tarafından beyanlar dikkate alınmıyor, insan hakları örgütlerinin yaptığı araştırmalar dikkate alınmıyor” ifadelerini kullandı.
Suç duyuruları dikkate alınmıyor
1995’ten bu yana devlet kaynaklı şiddet alanında çalışma yürüttüklerini belirten Jiyan Tosun, cezaevlerindeki çıplak aramalara ilişkin kendilerine birçok başvuru yapıldığını söyledi. “
Jiyan Tosun, şunları dile getirdi: “Mağdurların talepleri üzerine çeşitli suç duyurularını yapıyoruz. Son süreçte şöyle bir durum yaşadık kayyum atamaları sırasında gözaltına alınan kadının maruz kaldığı işkenceye dair biz suç duyurumuzu yaptık ama çok hızlı bir şekilde savcı ben bunu bir ihbar olarak algılıyorum soruşturmaya yapmıyorum diyerek dosyayı kapattı. Dosyadaki beyanlarımızın tamamı soyut ve genel nitelikte olduğunu söyledi. İstanbul Protokolü’ne aykırı şekilde muayenesinin gerçekleştiğini bu nedenle fiziksel şiddetin bulgularının adli muayene raporlarına geçmediğini ama cezaevine girdiğinde oradaki tabip tarafından İstanbul Protokolü’ne uygun muayenesi yapıldı bu nedenle Bakırköy Cezaevi’nden raporları isteyin diye açıkça dilekçemize yazdık ama bunları görmeden ‘ben soruşturma yapmayacağım çünkü bu kişi toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında yakalandı ve örgüt suçlaması ile tutuklu bulunuyor’ denilerek karar verildi. İnanılmaz korkunç bir karar.”
Başvurular nasıl yapılır ?
Başvuruların nereye yapılacağı konusunda kadın örgütlerinin de çalışma yürüttüklerini söyleyen Jiyan Tosun, “Nitelikli cinsel saldırıya maruz kaldığınızda yıkanmamanız gerekir çünkü 7 gün içerisinde vücudunuzdaki örnekler bulunabilir. Ağır bir saldırıdan sonra çoğu zaman mağdurlar başvuracak takati kendilerinde bulmuyor ve bilmediklerinden dolayı o delillere de erişilemiyor. Bir sonuç alınamayacak diye düşünülmemeli ve suç duyuruları yapılmalı. Bize internet sitemizden, ofisimizin telefon numaralarından ya da mektupla başvuru yapılabilir. Cezaevinden genellikler mektup yoluyla başvuru alıyoruz” dedi.
Haber: Rozerin Gültekin/ JINNEWS