Avukat Ali Çimen, Gülistan Doku dosyasında üst düzey bir kamu görevlisinin kişisel nedenlerle olayı örtbas ettiğinin ortaya çıktığını, deliller tamamlanmasına rağmen kimsenin gözaltına alınmadığını söyledi
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku 5 Ocak 2020 tarihinde Dêrsim’de şüpheli bir şekilde kayboldu. Gülistan Doku’nun ailesinin aynı gün Dêrsim’e giderek, “kayıp ihbarı” başvurusunda bulunmasının ardından arama çalışmaları başlatılırken, yapılan araştırmalar sonunda Gülistan Doku’nun cep telefonunun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarısaltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği belirlendi. Gülistan Doku’nun suya atlama ihtimali göz önünde bulundurularak, Munzur Nehri’nde arama çalışmaları yapıldı; ancak yapılan arama çalışmalarında en ufak bir ize rastlanmadı. Ailenin ve avukatların tüm taleplerine rağmen Gülistan Doku’ya dair karada arama çalışmaları yürütülmezken, devlet yetkilileri ısrarla “suda” olduğunu iddia ederek soruşturmayı titizlikle yürütmedi.
Özel ekip kuruldu
Dosyada şimdiye dek üç savcı değişirken 2024 yılında gelen son savcı 25 Ağustos 2025 tarihinde özel bir ekip kurdu. Dosya, savcı tarafından yeniden incelenmeye başlandı. Soruşturmayı baştan ele alan savcı, özel ekip kurulması talimatı verdi. Özel ekibin, dosyadaki delilleri yeniden inceledi. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntüleri ve Plaka Tanıma Sistem (PTS) kayıtları toplandı. Gülistan Doku’ya ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. İncelenen görüntülerde de Gülistan Doku’ya dair herhangi bir ize rastlanmazken görüntüler hala inceleniyor.
Dosya ve aile avukatı Ali Çimen, dosyaya ilişkin değerlendirmelerini aktardı. Ali Çimen, dosyada deliller tamamlanmasına rağmen herhangi bir gözaltının yaşanmadığına dikkat çekti.
‘İntihar etmediği açıkça ortadaydı’
Gülistan Doku soruşturmasını ilk günden bugüne kadar hatırlatan Ali Çimen, “Bu soruşturmanın erken aşamasında Gülistan Dokun’un intihar etmediği açık bir şekilde ortadaydı. Buna rağmen 220 gün boyunca barajda arama yapıldı. Tabii burada bu üst düzey kamu görevlisi etrafında şekillenen örtbas olayı çok profesyonelce yapılmış bir örtbas olayı oldu. Tabii burada ailenin o direnişi sayesinde kızlarının nehirde olup olmadığını bildiği halde nehrin başından hiç ayrılmadılar. Aile istikrarlı bir şekilde mücadelelerini devam ettirdi” dedi.
‘Delilleri toplanan failin eylemini paylaşacağız’
Basının da Gülistan Doku dosyasında büyük bir katkısının olduğunu söyleyen Ali Çimen, kadın kurumlarının da bunu sahiplenmesiyle dosyadaki intihar tezinin çöktüğünü kaydetti. Gelinen aşamada 7’nci yıla girildiğini ifade eden Ali Çimen, “Gülistan Doku’nun akıbetiyle ilgili dosyada elde ettiğimiz kesin somut, geriye doğru olarak da kimsenin, değiştiremeyeceği şekilde delillerimiz mevcut. Bu geldiğimiz aşamada soruşturmayı yürüten Bünyamin Savcı’nın gelişi ile beraber gerçekten dosyada yapılan işlemlere bakıyoruz. Daha önce kabul edilmeyen taleplerimizin tamamını kabul edildiği, sürüncemede bırakılan taleplerin yerine getirildiğini görüyoruz. Bu deliller doğrultusunda işin geçici yaklaşık bir yıla yakındır da soruşturmada gizlilik olduğu için ve toplanan deliller zarar görmesin diye basına dosya ile ilgili bilgi vermedik. Ama geldiğimiz bu aşamada bayramdan sonra dosyada en az bir failin eylemini ve bilgilerini açıklamak zorunda kalacağız çünkü uzun zamandır bekliyoruz. Tutuklanmaların başlaması gerekiyor. Bu yönüyle biz artık basının ve toplumda kamuoyunda olan bu bilgi talebini biz yerine getireceğiz. En azından delilleri toplanmış olan bir failin eylemini kamuoyuyla biz paylaşacağız” şeklinde konuştu.
‘Kişisel nedenlerle örtbas edildi’
Ali Çimen, “Gülistan Doku dosyasında üst düzey kamu görevlisinin kendi kişisel nedenlerinden kaynaklı olayı örtbas ettiği ortaya çıktı. Olayı sabote etmeye yönelik bir çaba sarf ettiler ama biz geldiğimiz bu aşamada çok iyi biliyoruz ki bu kişisel nedenlerle gerçekleşmiş bir örtbastır” dedi.
Kaynak: Şehriban Aslan-Rabia Önver / JINNEWS









