• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Ocak 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Güney Afrikalı hukukçu: Süreci aşağıdan yukarıya inşa ederek başardık

3 Ocak 2026 Cumartesi - 14:00
Kategori: Güncel, Manşet

Ülkedeki geçiş süreci ile Türkiye’deki sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güney Afrikalı hukukçu, eski senatör ve Parlamento Anayasa Komisyonu eski Başkanı Mohammed Bhabha, ‘Süreci aşağıdan yukarıya inşa ederek başardık’ dedi

Bhabha, apartheid rejimi döneminde yaşananlara işaret ederek, “Hangi sınıfa ait olduğunuz, nerede yaşayacağınız, nerede çalışacağınız, ne iş yapacağınız ve hangi kaynaklara erişebileceğinizi de belirliyordu” dedi. Siyahların “emek gücü” olarak görüldüğünü söyleyen Bhabha, “Ben büyürken otellerde kalamazdım, tüm plajlara gidemezdim, sinemalara gidemezdim, çünkü ayrılmıştık. Kendimize ait sinemalarımız vardı; genel olarak kalabileceğimiz oteller yoktu. Hintli olarak sınıflandırıldığım için Afrikalı insanlardan daha fazla hakkım vardı. Pek çok Afrikalının gidebileceği bir okulu bile yoktu. Apartheid rejimin özü buydu” dedi.

Bhabha, rejime karşı 3 cephede mücadele yürütüldüğünü kaydetti. Bhabha, rejim uygulamalarının insanlığa karşı suç olarak tanınması ve Mandela’nın fiziki özgürlüğü yönündeki kampanyanın bu cephelerden biri olduğunu aktardı. Bhabha, sivil toplum ve sendikalarla birlikte ortak mücadelenin bir diğer cephe olduğuna işaret ederek, “Çoğunluk bizim arkamızdaydı. Sendikalar ve sivil örgütler sayesinde ülkeyi yönetilemez hale getirmeye başladık. Üçüncü cephe ise askeriydi. Bu ana strateji değildi, ama kendilerini yenilmez sanıyorlardı. ANC’nin masum insanlara saldırmama yönünde aldığı bilinçli bir karar bize ahlaki üstünlük sağladı ve mücadelemize daha büyük bir anlam kazandırdı” ifadelerini kullandı.

Mandela-Öcalan benzerliği

Mandela’nın mücadelesi ve fiziki özgürlüğünün önemine değinen Bhabha, “Yaptıklarıyla ahlaki bir mücadele mesajı verdi. Halk için güneş altında bir yer istediğimizi söyledi. Öcalan’ın serbest bırakılması da bir dönüm noktası olur. Nelson Mandela serbest bırakıldığında hala ‘terörist’ olarak adlandırılıyordu. Çatışmalarda birbirimizi şeytanlaştırırız. Karşı tarafı bir canavar gibi görürüz. Ama Mandela bunu bir fırsat olarak gördü. Hapisten çıktığında, davasının ahlaki ve insani bir dava olduğunu yansıtmayı başardı” diye konuştu.

Ne yapmalarını bekliyorsunuz?

Çatışmaların durmasının ardından yapılacak çalışmaların da önemli olduğunun altını çizen Bhabha, “Apartheid politikalarını uygulayanlar polis ve askerdi. Halk sokaklarda onlarla çatışıyordu. Şimdi aynı insanlara, artık polis olacakları için polisi kucaklamalarını söylüyorsunuz. Bu muazzam bir cesaret gerektirir. Bu yüzden her sokakta, her mahallede barış komiteleri kurduk. Sivil toplum, kilisedeki papazlar ya da camideki imamlar tarafından bu süreç kolaylaştırıldı. İki düşmanı bir araya getirip konuşmalarını sağladılar: ‘Savaşmış olabiliriz, birbirimizden nefret etmiş olabiliriz, ama artık bir ülke inşa etmemiz gerekiyor.’ Benim de yaptığım iş buydu. Siyah polisleri sevmezdik, onları hain olarak görürdük. ‘Bir beyazın yasasını nasıl uygularsın?’ derdik. Mandela bir gün bize şunu söyledi: ‘Bu insanlardan nefret edemezsiniz. Onlar işlerini yapıyorlar. Aileleri var, sofralarına yiyecek koymak zorundalar. Ne yapmalarını bekliyorsunuz?’ Bu yüzden taban düzeyinde etkileşime geçmek zorunda kaldık. Güney Afrika’da başarılı olmamızın nedeni, süreci yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya inşa etmemizdi” diye konuştu.

Yüzleşmenin önemi

Bhabha, yüzleşmenin önemine işaret ederek, “İntikam almak bir ülke inşa etmeye yardımcı olmaz. Bu nedenle kötü şeyler yapan insanların yaptıklarından sorumlu tutulmasını, ama aynı zamanda bu eylemlerin geleceği inşa etmemizi engellememesini sağlayacak bir sistem geliştirdik. Buna Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu adını verdik. Herkese ulusun önüne çıkma fırsatı tanındı. Televizyondan yayınlandı. İnsanlar yaptıklarını itiraf etti. Aileler bunu izledi. Çok acı vericiydi. Aileler sevdiklerinin nerede olduğunu, öldürülüp öldürülmediklerini, işkence görüp görmediklerini öğrendi. Bu bir kapanış sağladı. İnsanlarla dürüstçe yüzleşildiğinde genellikle affetme eğilimi ortaya çıkar. Pek çok kişi yaptıklarının farkına varınca yüklerinden kurtulmuş gibiydiler. Elbette sistemi kötüye kullanmaya çalışanlar da vardı. Samimiyetle gelip itiraf edenler affedildi. Ama kendilerini hala üstün görenler hapse girdi. Bu süreç aynı zamanda ulusun iyileşmesine katkı sağladı. Bu nesiller süren bir süreçtir” diye belirtti.

Amacınızı kaybetmemelisiniz

Kürt sorununun da uzun yıllardır devam ettiğini ve 1-2 yılda ortadan kaldırılamayacağını kaydeden Bhabha, şunları söyledi: “Güney Afrika’da gurur duyduğum şey intikamcı olmamamızdır. Kimlik, dil ve eşitlik için mücadele ettik ama iktidara gelince intikam almadık. Çünkü bu şiddet döngüsünü sürdürür. Mücadele değerlerle yürütülmelidir, kişisel öfkeyle değil. İkincisi; mesele sadece iktidar değildir, ulus inşa etmektir. Bu da uzlaşma gerektirir. Üçüncüsü, halkınızı yanınıza almalısınız. Halkla iletişim kurmadan müzakere edemezsiniz. Siyasetçiler süreci yönetir ama halkın iradesini yansıtmak zorundadır. Sokak komiteleri, barış komiteleri bu yüzden önemlidir. Bu bir gecede olmaz. Uzun zaman alır. İyileşmek zaman ister. Nesiller bu çatışmadan etkilendi. Güney Afrika’da müzakereler sırasında daha fazla insan kaybettik. Süreci sabote etmek isteyenler olacaktır. İşte bu noktada liderlik gerekir. Amacınızı kaybetmemelisiniz. Duygularla savrulmamalısınız. Bir amaç var ve ona bağlı kalmalısınız.”

İSTANBUL

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Cumartesi Anneleri yeni yılın ilk eyleminde taleplerini sıraladı

Sonraki Haber

Hukuki adımlar güveni arttırır

Sonraki Haber

Hukuki adımlar güveni arttırır

SON HABERLER

Maduro ve eşi ‘Yeryüzündeki Cehennem’ olarak anılan cezaevinde tutuluyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ocak 2026

Mesud Barzani: Kürtlere karşı bir etnik temizlik tehdidi bulunuyor

Yazar: Bedri Adanır
7 Ocak 2026

 Barış Annesi Gülistan Adıbelli İzmir’de hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ocak 2026

SMO, Til Temir’de tahıl depolarına ateş açtı

Yazar: Bedri Adanır
7 Ocak 2026

‘Askeri hedef’ ilan edilen Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de direniş sürüyor

Yazar: Bedri Adanır
7 Ocak 2026

QSD uyardı: Sivillere yönelik saldırganlık tüm Suriye’yi savaş alanına çevirecek

Yazar: Bedri Adanır
7 Ocak 2026

Foza Yusif: Saldırılar stratejik bir hata, kaçınılmaz sonuçlar doğuracaktır

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır