Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı ve Türkiye güdümündeki silahlı gruplar Efrîn ve Halep’te Kürtlere karşı insanlık dışı uygulamalarını sürdürüyor. Halep’te kaçırılan 272 kişinin akıbeti hala bilinmezken, en son 9 Ocak’ta 4 kardeş katledildi. Efrîn’de ise zorunlu geri dönüş yapanlar keyfi uygulamalara maruz kalıyor
Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde 6 Ocak’ta başlayan saldırıların ardından, Türkiye destekli paramiliter grupların yoğun bir kuşatma ve gizlilik politikası uyguladığını belirten kaynaklar, mahallelerde boğucu bir kuşatma, evlere yönelik geniş çaplı baskınlar, temel hizmetlerin kısmen kesilmesi ve özellikle gençler arasında korku yayılması amaçlandığını kaydetti. Mahalle sakinlerinden aldığımız bilgilere göre, paramiliterlerin kontrolü ele geçirmesinin ardından ortaya çıkan hukuksuzluktan ve cezasızlıktan dolayı sivillere yönelik ihlallerin üst boyutlara yükseldiği aktarıldı.
272 kişinin akıbeti bilinmiyor
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de sivillere yönelik ihlaller ise, tutuklama ve işkence ile devam ediyor. QSD ile bağlantısı olduğu iddiasıyla, paramiliter gruplar tarafından Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’den 293 genç kadın ve erkek tutuklandı. Tutuklananlardan yalnızca 21 kişi serbest bırakılırken, geriye kalan 272 kişinin akıbeti bilinmiyor. Tutuklananların yakınlarından alınan bilgilere göre, işkenceyle sorgulama, ziyaret ve iletişim yasağı, bazı ailelerden çocuklarının serbest bırakılması karşılığında fidye talep edilmesi gibi uygulamalar hayata geçirildi. Bazı tutukluların aileleri, işkence altında öldürülen çocuklarının ölüm belgelerini silah tehdidi altında imzalamaya zorlandı. Cenazeler teslim edilirken, olayın kamuoyuna açıklanmaması yönünde tehditler savruldu.
4 kardeş katledildi
Halep’te yaşanan son olaylar, bölgedeki hukuk boşluğunu bir kez daha ortaya koydu. 9 Ocak 2026’da Şam’a bağlı paramiliterler Eşrefiyê Mahallesi’ndeki Hazzan Sokağı’ndan aynı aileden dört kardeşi kaçırdı. Gençler Halep’in kuzey kırsalındaki Heyyan beldesine götürülerek işkenceye maruz kaldı ve yargısız infaz edildi. Olayda aileye ait 11 milyon Suriye lirası ve 3 bin ABD doları da gasp edildi. Yaşamını yitirenler, Heyyan nüfusuna kayıtlı Akrash ailesinden: Mihemed Mehmûd Akrash (1980), Diab Mehmûd Akrash (1983), Mistefa Mehmûd Akrash (1997), Hesen Mehmûd Akrash (2000).
Efrîn’e zorunlu göç yolunda ihlaller
Saldırılar sonrası binlerce Kürt ailenin Efrîn’e zorunlu göç ettirildiği, ancak göçün güvenli olmadığı bildirildi. Efrîn giriş kontrol noktasında 7 genç paramiliterler tarafından gözaltına alınarak bilinmeyen yerlere götürüldü. Çatışmaların ardından bazı aileler, Türk istihbaratının gözetiminde Efrin’deki evlerine dönse de, yerel kaynaklar Halep mahallelerinde hala takip ve gözaltıların sürdüğünü, Kürt gençlerin hedef alındığını ve korku ile güvensizlik ortamının devam ettiğini aktardı. Ayrıca, Şêxmeqsûd’a yönelik saldırılarda mali işler, arşiv, divan ve askeri birimlerde çalıştıkları gerekçesiyle 17 kişinin işkence altında öldürüldüğü belgelendi.
Efrîn’de talan ve yağma devam ediyor
Efrîn’deki kaynaklar, paramiliter grupların zeytin hasatlarına el koyduğunu, arazi sahiplerine yaklaşık yüzde 50 oranında “pay” dayattığını, evleri keyfi şekilde işgal ettiğini ve bölgenin tarımsal kaynaklarını yağmaladığını aktardı. Bu uygulamalar, halkı yoksullaştırmayı, zorunlu göçe zorlamayı ve insanca yaşam koşullarını ortadan kaldırmayı hedefliyor.
BM: İhlallerin görmezden gelinmesi toplumsal barışı tehdit ediyor
Halep ve Efrîn’de Kürtlere yönelik ihlaller sürerken, Birleşmiş Milletler’den artan uyarılar geliyor. Açıklamada, kapsamlı bir iç savaş riski, etnik çatışmaların tırmanması ve Suriye’nin toplumsal dokusunun parçalanması tehlikesine dikkat çekiliyor. İhlallerin görmezden gelinmesi ve sorumluların hesap vermemesi, yalnızca Kürt bölgeleri değil, tüm Suriye’de toplumsal barış için doğrudan bir tehdit olarak değerlendiriliyor.
Haber: E. Pejder Altan / MA









