Hamburg Eyalet Parlamentosu’nda Sol Parti’nin önergesiyle Rojava ve Rojhilat’taki gelişmeler tartışıldı. Oturumda, askeri saldırıların durdurulması, DSG’ye destek verilmesi talepleri ile Almanya’nın siyasi sorumluluğu vurgulandı
Almanya’nın Hamburg kentindeki eyalet parlamentosunda, Sol Parti’nin talebi üzerine bugünkü oturumun ilk gündem maddesi “Demokrasi ve insan haklarını koruyalım – Rojava ve Rojhilat ile dayanışma içinde olalım!” başlığıyla ele alındı.
Hamburg Sol Parti Meclis Grubu, Rojava’nın İslamcılığa karşı önemli bir savunma hattı olduğunu belirterek, bölgede kadınların özgürce yaşayabildiğini ve DAİŞ terörünün etkisiz kılındığını vurguladı. Açıklamada, Rojava’nın bugün ciddi tehdit altında olduğu, İslamcı milislerin saldırılar düzenlediği ve bu durumun Hamburg’da yaşayan binlerce Kürt’ü de yakından etkilediği ifade edilerek “Rojava ile dayanışma” çağrısı yapıldı.
Oturumda ilk sözü alan Hamburg Sol Parti Meclis Grubu Eşbaşkanı David Stoop, Almanya siyasetini Rojava konusunda sorumluluk almaya çağırdı. Stoop, geçici Şam hükümetine baskı kurulmasını ve Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) destek verilmesini istedi.
Görüşmelerin devamında, faşist AfD dışındaki tüm partilerin milletvekilleri, Kürtlerin DAİŞ’e karşı yürüttüğü mücadeleye dikkat çekerek Rojava’ya yönelik askeri saldırıların derhal durdurulması gerektiğini dile getirdi.
CDU milletvekili Michael Becken, Rojava’daki sivil halka ve altyapıya yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu belirterek, Kürtlerin haklarının korunması ve Suriye’nin siyasi geleceğine entegre edilmeleri gerektiğini söyledi.
Yeşiller Partisi milletvekilleri ise Rojava’daki demokrasi, kadın özgürlüğü ve ekoloji temelli sistemin umut verici olduğunu ifade etti. Hamburg’da günlerdir süren protestoların demokratik katılım açısından saygıdeğer olduğu belirtilirken, 2014’teki Kobanê direnişiyle Kürtlerin İslamcı tehdide karşı tüm dünyayı koruduğu hatırlatıldı.
Sol Parti Milletvekili Marie Kleinert de Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin DAİŞ’e karşı mücadelede merkezi bir müttefik olduğunu vurgulayarak, “QSD olmasaydı Kobanê ve Reqa kurtarılamaz, Avrupa bugün olduğu kadar istikrarlı olmazdı. Rojava halkı ağır bedeller ödedi ve ödemeye devam ediyor” dedi. Kleinert, Almanya’nın sessizliğinin saldırıların kabulü anlamına geleceğini belirterek federal hükümete çağrıda bulundu.
Oturumun sonunda yeniden söz alan David Stoop, Türkiye’nin Rojava’ya yönelik saldırılardaki rolüne dikkat çekerek Almanya’dan Türkiye’ye silah ihracatının durdurulmasını talep etti. Stoop ayrıca, Kürtlerin DAİŞ’e karşı mücadelesinin övülmesine rağmen Hamburg’da YPG ve YPJ bayraklarının hâlâ yasaklı olmasını “utanç verici” olarak nitelendirdi.
Kaynak: ANF









