• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
4 Nisan 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Beyza Üstün

Hangisi daha meşru; ‘yasal’laştırarak mı tutuklayarak mı!

4 Nisan 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Beyza Üstün, Yazarlar

Siyasi iktidar; yasama ve yürütme erkini elinde tutarak; yaşam alanlarına, doğal ve kültürel varlıklara el koyma, sermayenin kullanımına açma çabasını gücünün yettiği ve aklına gelen her yöntemle sürdürüyor. Evrensel hukuk ilkelerine, yaşamın hukukuna, yaşama aykırı ne varsa uyguluyor. Aklına gelenleri yaparak uyguladığı hukuksuzlukları meşrulaştırma çabasına hızla devam ediyor. Son yaşanan olaylar meşrulaştırma girişimlerine bir aşama daha ekledi. Henüz yasallaştıramadan yaşamını ve evini barkını savunanları tutuklama… Gerekçe güvenliği bozma.

Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin kamulaştırılmasına karşı açılan dava kapsamında 31 Mart 2026 tarihinde yapılan bilirkişi keşfine yönelik protesto sırasında gözaltına alınan İkizköy’de yaşayan Esra Işık tutuklandı.

Önceleri yeni yasa teklifleri sunuyor, çoğunluğu ellerinde tuttukları meclisten bu yasayı geçirerek istedikleri düzenlemeleri, sermayenin kullanımına açacakları tüm doğal ve kültürel varlıkları kullanıma sokarak, yapacakları işleri bu yasaya “uygun” hale getiriyorlardı. 6360 sayılı Büyükşehir yasası 2012’de bu nedenle çıktı. Köyler Büyükşehir’in ilçesine bağlı mahalleler oluverdi. Meralar, yaylalar, otlaklar, kışlaklar ortak yaşam alanı olmaktan çıkartıldı. Sonrasını biliyorsunuz meralar ve ortak yaşam alanları maden ve enerji şirketlerinin kullanımına açıldı.

Son 20 yıldır ise sadece yasa yapma yetmedi yürürlükteki her yasa, torba yasa teklifleri ile değişiklikler yapılarak istenilen hale sokuldu. Birkaç haftada bir; sermayeye açılmak istenen alanlar için, bu alanları açarken karşılaşacakları halkların itirazını ortadan kaldırmak için yeni değişiklik önerilerini meclise sunmaktalar. Bu da yetmemiş olacak ki torba yasa ile yapacakları değişikliklerin meclisinden geçmesini beklemeden amaçladıklarını yürütmeye sokuyorlar. Esra’nın tutuklanması da bunun uygulaması.

Bildiğiniz gibi; mart ayının 2. haftasında AKP vekilleri tarafından TBMM’ye sunulan içinde topraklara orman sınırındaki taşınmaz arazilere pek çok farklı konulara el koyan torba yasa değişikliği teklifi Meclisi’in Tarım Orman ve Köy İşleri vd. ilgili komisyonlarda görüşülmeye devam ediyor. Henüz istenilen yasa değişiklikleri Meclis’ten onanmadan; belirttikleri yasa değişikliklerindeki dava açma hakkının kaldırılması hükmünü, geçtiğimiz günlerde ilginç bir uygulama ile yürürlüğe soktular. Akbelen Ormanı’nı yıllardır kömür işletmesine, Limak şirketinin müdahalelerine karşı korumaya çalışan İkizköylülerin taşınmazları olan zeytinlikler; şirketin müdahalesini önlemek için açtıkları davanın bilirkişi keşfi; davacılara ve köylülere haber vermeksizin gerçekleştirilmeye çalışıldı. Esra’nın ve İkizköylülerin itirazlarını jandarma gözaltı yaparak, köylülere gidin bahçelerinizin başında bekleyin bilirkişi gelip gelmeyeceğini öğrenmiş olursunuz diyerek müdahale etti.

Meclis’e yasa değişiklikleri ile sunulan torba tekliflerde amaç; karbon yutak alanları kurularak özel sektörün kendini kağıt üzerinden atlayacağı karbonlu sertifikaları için ihtiyaçları olan karbon kotasının -ülkemiz kaynaklarından karşılanması – olarak gösterilmişti. 6831 sayılı Orman Kanunu’n 21. ve 22. maddesinde yapılan değişikliklerle karbon eş değeri salınımının azaltılması hedeflendiğini belirtiyorlar. Bu İklim Kanunu ve mevzuatlarına uygunluk gerekçesi gösteriliyor. Özel mülkiyete konu olan orman alanlarının çevresindeki taşınmazların tapu kayıtlarının silinmesi ve üçüncü şahıslara satışı yasal kılınıyor. Bu yasa henüz Meclis’te onaylanmadı. Aynı yasa değişikliğinde el konulan alanların mülkiyetine sahip şahıslara tazminat ve geri ödeme yapılmayacağı da hükme bağlanmaya çalışılıyor; hatta dava açılamayacağı da. Bunun adını da kamulaştırmasız el koyma diye belirtmişler.

Yasa değişiklikleri onanırsa siyasi iktidar tarafından önerilen yerlere devletin dilediğince el koyma, sermayeye devretme, kullanıma açma hakkı meşrulaşmış olacak. Bu, alanların üzerinde ister zeytinlikler olsun, ister bağlar bahçeler tarım alanları olsun, ister halkların evleri barkları olsun, isterse orman olsun devletin dilediğince gaspına sermayenin kullanımına dönüştürülüyor. Tekrar hatırlatmakta fayda var. Yasa değişiklikleri ile el konulan taşınmazlar için dava açma hakkı ortadan kalkıyor.

2 gün önce Akbelen’de yaşanılan olaylar, Esra Işık’ın tutuklanması tesadüf değil. Esra’ya ve İkizköylülere yapılan müdahale, bilirkişi keşfinin davacılardan gizli yürütülmesi ekoloji mücadelesinin karşılaşacağı yeni süreci de açığa çıkardı. Akbelen Ormanı’nı koruyan ikiz köylülerin taşınmazlarına Zeytinlik Yasası’nda yapılan değişikliklerle müdahale başlamıştı. Ağaçlar kökleniyordu halk zeytinliklerinin başında nöbet tutuyordu. Ancak yeni yasa değişikliğinin Meclis’te kabul edilmesi bile beklenmeden; dava açma hakkını anayasadan alan köylülerin, davaları için yapılan bilirkişi keşfi köylülerden muhtara bilgi vermeksizin, davacılardan gizli yapılmaya çalışıldı. Keşfin yapıldığını  tesadüfen öğrenen köylülerin itirazı sırasında Esra Işık önce keşfin güvenliğini bozduğu iddiasıyla, ardından da köylülerin belirttiğine göre davalı şirketin şikayeti üzerine önce gözaltına alındı sonra da tutuklandı.

Esra Işık, keşif sırasında ‘’zeytin ağaçlarımıza dokunmayın, onları dedemin dedesi dikti, zamanın en yoksul yıllarında bu toprakları işlediler, ektiler, biçtiler, hasat ettiler. Karnımız bu topraklardan doyarken ekmeğimizi elimizden almalarına İzin vermeyeceğiz, geçimimizi Limak denen şirkete teslim etmeyeceğiz.- demişti.

Yıllardır yaşadıkları alanı, Akbelen Ormanı’nı şirkete karşı savunan köylülerin -son bir yıldır zeytin yasasındaki değişiklikten sonra- arazilerine ve taşınmazlarına girerek zeytinlikleri yıkıyorlardı.

Yürütülen gaspı meşrulaştırma aşaması sizce hangisi.

Not olarak bırakalım: Esra Işık ve yaşamın özgürlüğünü savunanlar tutuklanamaz, yaşam alanları gasp edilemez.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Afganistan’da 5.8 büyüklüğünde deprem: 6 kişi hayatını kaybetti

Sonraki Haber

11 partinin ortak çağrısı

Sonraki Haber

11 partinin ortak çağrısı

SON HABERLER

Ülkücü tayfa ve türevleri

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

Köy monografilerinin önemi ve Narmikan

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

Savaşın gölgesinde gıdanın geleceği

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

‘Sürekli savaş örgütü’ NATO

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

Epstein dosyaları ve kastik katil sistemin çıplak egemenlik çağı – I

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

Komünalizm sürecinin pilot bölgesi: Varto

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

11 partinin ortak çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır