‘Suriye’de soykırıma dur de’ mitinginde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ‘Suriye’de tek çare demokratik Suriye Cumhuriyeti’dir. Aynı şekilde bu reçete bütün Ortadoğu bölgesi içindir’ dedi
Hatay’ın Samandağ ilçesinde Alevi kurumları, “Suriye’de soykırıma dur de” şiarıyla 75’nci Yıl Parkı’nda miting düzenledi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ile DEM Parti milletvekillerinin de yer aldığı mitingde, “Suriye’de Alevi katliamına dur de” ve “İnsanca yaşam için mücadeleye” dövizleri taşındı.
‘Soykırıma dönüştü’
Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay, 8 Aralık 2024’te yaşanan rejim değişikliğinin uluslararası kamuoyuna normalleşmenin başlayacağı bir dönem olarak sunulduğunu, buna rağmen Suriye’nin kadim halklarına ve kurucu unsurlarına yönelik sistematik katliamların başladığını söyledi. Emrah Karaçay, “Bu katliamlar zamanla Aleviler nezdinde, Alevi halkı nezdinde soykırıma dönüştü. Sistematik olarak Suriye’nin en kadim halklarından olan Alevi halkı tarihten silinmek istendi. Kaldı ki uluslararası kamuoyunun sessizliği bile bunu ispatlar niteliktedir” diye konuştu.
‘Tek çare demokrasi’
Tülay Hatimoğulları, Suriye’de yaşanan katliamlarda yaşamını yitirenleri anarak, “Aleviler diz çökmedi, Suriye halkları diz çökmedi, çökmeyecek” dedi. Tülay Hatimoğuları, “Suriye’de savaşın ve çatışmanın bitmediğini görüyoruz. Tek çözüm halkların bir arada olması ve dayanışmasıdır. Suriye’den konuşurken İran’ın ve bölge halklarının tamamının üzerine uygulanan ABD ve İsrail emperyalizmi, insan düşmanı, medeniyet düşmanı, tarih düşmanı, halklar düşmanı politikalarına asla geçit vermedik, vermeyeceğiz. Ve bir kez daha buradan diyoruz ki İran’ın üzerinde başlatılan bu savaş derhal son bulmalıdır. İran’a demokrasi gelecekse oradaki halkların eliyle gelecektir. Ortadoğu’da tek çare demokrasidir. Suriye’de tek çare demokratik Suriye Cumhuriyeti’dir. Demokratik bir yönetim biçimiyle ancak Suriye barışa ve refaha kavuşur. Aynı şekilde bu reçete bütün Ortadoğu bölgesi içindir. Bugün Suriye’yi, İran’ı ve bütün Körfez ülkelerine yayılan ve şimdi İran saldırısıyla devam eden bu savaş politikalarına karşı tek çözüm halkların güçlü dayanışmasıdır” diye konuştu.
‘Direnmek sesimizi yükseltmek zorundayız’
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eş Başkanı Hüseyin Mat, uluslararası toplumun Suriye’de yaşanan katliamlara karşı ikiyüzlü bir tavır sergilediğini belirterek, “Buna rağmen direnmek ve sesimizi yükseltmek zorundayız. Bir araya gelirsek bu katillere nefes aldırmayız” dedi. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, yaşanan katliamların Suriye’de halkların örgütsüz olmasından cesaret aldığını söyledi.
‘Bu ülkeyi yönetenler ne yapıyor?’
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, dünyanın neresinde olursa olsun haklı, emekçi ve onurlu insanların barbarlığa maruz kaldığı her yerde yaşananların kendileri için uzak olmadığını belirterek, bu nedenle ezilen halkların mücadelesinin omuz omuza sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi. Erkan Baş, “Bizim için Venezuela uzak değilse, Küba uzak değilse, Suriye uzak değilse, İran uzak değilse, Lübnan uzak değilse, emperyalistler için, kapitalistler için de aynı şey geçerlidir. Ve biz bu gerçeği görerek bu mücadelede üzerimize düşen göreve odaklanmak durumundayız. Suriye bu hale gelirken, İran bu hale gelirken bu ülkeyi yönetenler ne yapıyor? Bu ülkede İncirlik’te Amerikan üssü toprağı haline getirilmiş, Amerika’ya teslim edilmiş güçler varlığını devam ettirmiyor mu? Üsleri üzerinden İsrail’e istihbari bilgiler veriliyor mu, verilmiyor mu? Bu ülkeyi yönetenler de bölgemizin kan gölüne dönmesi politikalarında birinci dereceden sorumluluk üstleniyorlar. Dünyanın herhangi bir yerindeki bu kavga nasıl uzakta değil, yanı başımızdaysa, onlar bir tarafta, biz de dünyanın bütün ezilen halkları, emekçileri, yoksulları bir taraf olmak durumundayız” diye belirtti.
‘Örgütlenmek zorundayız’
İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Cihan Aydın ise Suriye’de katliamların devam ettiğini ifade etti. Aydın, “Bu katliamlara karşı sesimizi daha gür duyurmaktan, örgütlenmekten başka şansımız yok. Eğer bir ülkede Alevi özgür değilse Sünni de özgür değildir. Kürt özgür değilse Türk de özgür değildir. Dayanışmamızı büyütmek zorundayız. Uluslararası toplumdan bu katliamlara ilişkin ses çıkmadı. Bizim bizden başka dostumuz yok. Bu birlikteliği başarırsak hem Türkiye’ye hem Ortadoğu’ya demokrasi gelecek” ifadelerini kullandı.
‘Birlik olacağız’
Emek Partisi (EMEP) Dîlok Milletvekili Sevda Karaca, “Rojava’da kız kardeşlerimizin örüklerini kesenlerle Türkiye’de kız çocuklarının başını kapatıp ders aralarında ilahi çalanlar bir ve tek. Epstein belgelerinde boy boy sapkınlıkları ortaya çıkanla İran’da ‘Jin jiyan azadî’ diyerek direnen kadınlara zulmedenler bir ve tek. Daha kaç soykırıma, katliama, tecavüze uğrayarak birlikte olma zorunluluğumuzu öğrenmemiz gerekiyor. Bir ve tek olmazsak geleceğimiz olmaz” şeklinde konuştu.
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise, “Koca bir yıldır oluk oluk Alevi kanı akıtıyorlar. Tüm dünyanın gözü önünde Alevi kadınlar savaş ganimeti olarak görülüp kaçırılıyorlar. Alevi kadınlar sadece Alevi olduğu için köle pazarlarında satılıyorlar. Tıpkı Şengal’da IŞİD çetelerinin Êzîdî kadınlara yaşattığı gibi. Bu soykırımın karşısında, kravatlı çetelerin karşısında bir olacağız, birlik olacağız” ifadelerini kullandı.
Kaynak: MA









