Halkbank davası uzlaşma ile çözüldü. Nasıl çözüldü ve ne karşılığında. Hatırlamak lazım Rahip Brunson neyin karşılığında serbest kalmıştı? Erdoğan, Biden zamanında birçok uğraşı vererek davayı zamana yaymıştı. İkinci Trump döneminde tam da bu zamanda böyle uzlaşma kararının çıkması, Erdoğan’ın şahsi bir davasıdır, onun için olumlu olabilir ama ülke için nasıl olur tahmin etmek zor olmasa gerek. İşin en ilginç yanı bu uzlaşmanın İran ile başlayan savaşa denk gelmesi. Türkiye bir NATO ülkesi ve Trump da çok iyi bir tüccar. Bizim köylere çocukken attarlar gelirdi ve biz çocuklar evdeki malzemeleri büyüklerimizden izin alarak attara verir ondanda istediğimiz şeyi alırdık. Attar her zaman bizden daha fazla şey koparmaya çalışırdı ve çoğu zaman da başarılı olurdu. Tüccar bir insan her zaman fazlası için antlaşma yapar, muhakkak çıkarını düşünür. Trump İran ‘a karadan saldırmak için NATO müttefiki ve dostu Erdoğan ile antlaşma yapmış mıdır sorusu aklımıza geliyor. Trump bu savaştan ekonomik bir kazanç elde edinceye kadar devam edecektir. Siyasi açıdan kaybedebilir ama ekonomik olarak kaybederse sonu olacağını da biliyor. Epstien dosyaları ile başı zaten dertte burada da kaybederse sonu nasıl biter tahmin edebiliriz. ABD’nin savaş kankası İsrail, Lübnan’ı bombalamaya devam ediyor. Eğer dört beş gün daha devam ederse kara harekâtı başlar ve Türkiye de bu savaşa fiilen katılmış olur. Savaşa girme ihtimalinin nedenini bilmek en doğal hakkımızdır, hele bu Halkbank uzlaşmasını da düşünürsek.
Avrupa’da savaşa karşı İspanya’dan başka bir ülkeden ses çıkmadı. Pedro Sanchez’in açıklamaları Türkiye’de ve Avrupa’da insanların da hoşuna gitti ve büyük bir ilgi gördü. Bizim dünya lideri de çok sesini yükseltemedi. İspanya vatandaşları böyle cesaretli bir liderleri olduğu için şanslılar. Bu kötü zamanda cesaretli, barışı gerçek anlamda isteyen liderlere ihtiyaç var. Tehdit diliyle barış olmaz, kim tehdit ediyorsa o insanlarla barış masasına oturulmaz. AB, Pedro Sanchez’e kulak vermeli ve desteklemelidir. Savaş yıkım, barış yapılanma demektir.
Hizbullah’ın Suriye’ye sızmasıyla Hizbullah ile Suriye ordusu karşı karşıya geldiler. İsrail saldırılarından kaçanlar Lübnan’dan Suriye’ye geçerek hücre taktiğiyle gerilla savaşı planlıyorlar. Şii Hizbullah ile Sünni Hizbullah bu çatışmaların dozunu arttırırlarsa Suriye tekrardan savaş alanına dönecektir. Suriye bu sızmayla uğraşırken, Şam geçici hükümeti ve SDG arasında entegrasyon konusunda bazı gelişmeler yaşandı. SDG’li Sipan Hemo Suriye Savunma Bakan Yardımcısı olarak görev yapacak. Türkiye bu görevlendirmeye nasıl bir tepki verecek veya Sipan Hemo SMO’ya karşı nasıl bir tutum alacak. Bakalım daha hangi görevlerde SDG’li üyeler yer alacak.
İran ile ABD-İsrail savaşı her geçen gün artarak devam ediyor. En önemli yer olan Hürmüz Boğazı’nı İran, yeni teknoloji ile koruyacağını belirtti. İran bu savaşta pes etmeyecek hatta şu sözle de psikolojik baskı yapıyor. ABD ve İsrail’e ‘’Savaşı sizler başlattınız ama sonucunu biz belirleyeceğiz’’ gibi iddialı bir çıkış yaptı İranlı bir yetkili. Bu savaş daha ne kadar sürer bilinmez ama şimdiden dünya ekonomisine büyük zarar verdiği kesin. Türkiye de bile etkisi oldu. Emeklilere bayram ikramiyesi olarak verilecek 1000 TL zam bile savaş olduğu için iptal edildi. Petrol fiyatları yükselmeye devam ediyor ve ülkelerdeki rezerv depoları da tükenmeye başladı.
Bu akşam üzüntülü bir haber aldım. PYD eski Eşbaşkanı ve Başkanlık Konseyi üyesi Salih Müslüm’ü Erbil’de tedavi gördüğü hastanede kaybettik. Suriye Kürtlerinin önemli siyasi bir insanıydı. Saygıyla.









