Kürtlerin Rojava için ayağa kalkmasının tüm savaşçı ve devrimcilere moral olduğunu belirten Hesekê İç Güvenlik üyesi Viyan Amargi, ‘Nasıl ki halk savaşçısıyla varsa, savaşçısı da halkıyla birlikte var. Sonuna kadar direneceğiz ve mücadele edeceğiz’ dedi
HTŞ-DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter yapıların Rojava’ya dönük saldırı ve tehdit sürerken, Kobanê’deki kuşatma 12’nci gününe girdi. Seferberlik ve direniş halinin sürdüğü kentlerden biri olan Hesekê’de halk, nöbetlerle kentini savunuyor. Hesekê’deki İç Güvenlik üyesi Viyan Amargi, Rojava’ya dönük saldırılara dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Saldırıların amacı Kürtleri yok etmek’
Rojava’ya dönük saldırıların ilk olmadığını belirten Viyan Amargi, Özerk Yönetim’e dönük saldırıların devrimden bu yana sürdüğünü söyledi. Saldırıların amacına dair ise Viyan Amargi, şunları belirtti:
“Amaç Kürt halkını ve kazanımlarını yok etmektir. Şuanda da HTŞ’nin saldırılarının amacı budur. Kürtleri yok etmek istiyorlar, Rojava’da ki sistemi yok etmek istiyorlar. Kürtlere karşı bir soykırım gerçekleştirmek istiyorlar. İnsanlık değerlerini yok etmek istiyorlar.” Rojava’da demokratik ulus perspektifiyle bütün halkları kapsayan bir sistem olduğunu hatırlatan Viyan Amargi, “Bugünkü saldırıları DAİŞ saldırılardan ayrı ele alamayız. Nasıl ki DAİŞ çeteleri, bütün vahşetiyle kadınlara dönük tecavüz, Kobanê, Efrin ve Halep’te halkımıza dönük bir katliam gerçekleştirdiyse, şimdi de Geçici Şam Hükümeti adı altında tekrarlanıyor” diye belirtti.
Saldırıları Türkiye’nin yönettiğine dikkati çeken Viyan Amargi, “Türkiye’de, Önderliğin sayesinde bir barış süreci başlatıldı. Bu saldırıların amacı bu süreci sabote etmektir. Önderliğin başlattığı sürecin tüm Ortadoğu için yeni bir yaşam modeli ortaya koyduğunun farkındalar. İşgalci zihniyette buna karşıdır. Kürtlerin varlığını istemiyorlar” dedi.
‘Kürtler dört parçada ayakta’
YPG, YPJ öncülüğünde verilen direnişe de değinen Viyan Amargi, “Kürt halkı, dört parça Kürdistan’da Rojava’nın değerleri için ayağa kalkmış durumda. Varlıklarını ve kimliklerini korumak istiyorlar. Bu da şunu gösteriyor ki; Kürtler hiçbir zaman düşmana karşı baş eğmiyor. Hiçbir zaman işgalcilere karşı sessiz kalmıyor. Bunun için Özerk Yönetim’in başlatmış olduğu seferberlik birçok yerde ciddi bir etki yarattı. Başûr, Bakûr, Rojhilat ve Kobanê ruhu ile sınırlara aktı” ifadelerini kullandı.
‘İnsani değerlerimizi savunmak için direniyoruz’
Dört parça Kürdistan’da verilen direnişin her bir savaşçı ve devrimciye moral ve güç verdiğini dile getiren Viyan Amargi, şöyle belirtti:
“Biliyoruz ki bir ölüm olacaksa şerefli bir ölüm olmalı. Her durumda mücadeleyi büyütmemiz gerektiğini gösteriyor. Niçin bugün bu sokaklarda elimize silah aldık, niçin direniyoruz? İnsanlık ve değerlerimizi savunmak için. Binlerce şehidin emeği ile yaratılan değerlerin yerde kalmaması için. Özellikle Halep’te başlayan süreçte büyük bir direniş başladı. Heval Zeyad ve heval Deniz şahsında, özgürlüğün yol haritası tekrar çizildi. Heval Zeyad ve Heval Deniz bizim için yeni dönem savaş stratejisi ve taktiğini belirledi. O ruhla DAİŞ çetelerine ve HTŞ’nin karşısında duracağız. Kürtler yalnız değildir. Annelerimiz bugün özgür bir yaşam ve gelecek için düşmana karşı başkaldırdı. Tek birimiz kalana kadar direneceğiz. Mücadelemizi de büyüteceğiz.”
‘Direneceğiz’
Viyan Amargi, değerlendirmesine şöyle devam etti:
“Bu halkın militanları ve savaşçıları olarak halkımıza şu sözü veriyoruz; vücudumuzda tek bir parça canlı kalana kadar düşmanın tüm vahşetine karşı direneceğiz ve hiçbir zaman baş eğmeyeceğiz. Heval Zeyad ve Heval Deniz’in ruhuyla direneceğiz. HTŞ’nin kadın iradesinden ve gücünden ne kadar korktuğunu görüyoruz. Heval Deniz şehit düşmüş olmasına rağmen cenazesini üçüncü kattan attılar. Direnen tek bir kadını bile karşılarında engel olarak görüyorlar. Direnen kadın gücü ve iradesi ile baş edemiyorlar. Halkımızın savaşçıların arkasında yürümesi gerekiyor. Nasıl ki halk savaşçısıyla varsa, savaşçısı da halkıyla vardır. Özellikle seferberliğe katılan halkımız daha fazla direnmeli. Görüyoruz ki sistem Kürdün gücünden, iradesinden korkuyor. Bu yüzdende en barbar saldırılar halkımıza dönük yapılıyor. Sonuna kadar direneceğiz ve mücadele edeceğiz. Varlığımız bu halkla birlikte var. Kürtlerin varlığı ve kimliği olmazsa kimse evinde özgür yaşayamaz. Bunun için direneceğiz.”
Haber: Diren Yurtsever / MA









