• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
12 Şubat 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Homongolos intihar yolunda: Kadının fendi faşizmi yenecek

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2019
Kategori: Manşet, Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Buyurun size bir haber: “Cumhur İttifakı üyesi Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Kozan Belediye Başkan Adayı Nihat Atlı, vatandaşlara yönelik yaptığı bir konuşmada tehditlerde bulundu.

Seçim konuşması için sahneye gelen Atlı, ‘İki parti tek parti oldu.

Tek partinin adına da Cumhur İttifakı dedik arkadaşlar. Rabbimin izniyle, bu Cumhur İttifakı’yla pazara kadar değil mezara kadar gideceğiz inşallah. Bu düşmanları da bu memlekette yok edene kadar, kanımızın son damlasına kadar mücadele verip Rabbimin izniyle bunların içte ve dışta, yurtta da anasını belleyeceğiz arkadaşlar’ dedi.”

Argo sözlüklerinde bu “anasını belleme” lafının, birisinin annesine “sinkaflı” küfür etmek olduğu gayet açık anlatılır. Bu aday böyle bir küfürle, AKP-MHP dışındaki bütün “düşmanların” anasına küfür etmiştir.

Siyaset “başının” tüm muhalefeti “terörist” ilan etmesinin, sokaktaki yansıması, tüm muhaliflerin analarına küfür etmektir. Bu küfür etme “kültürü” bütün faşist rejimlerde yaygındır.

Bizde Türk devletinin en ünlü müteahhidi Mehmet Cengiz de “milletin a…na koyacağız” demişti. Kadına karşı bu iğrenç küfürler, Dünya Kadınlar Günü’nde İstiklal Caddesi’nde “fiiliyata” boşuna dönüşmedi.

Daha önce de Ankara’da, kamuoyunda infiale yol açan türbanlı kadın eylemciye yapılan taciz de işte bu “küfürbaz siyaset” çetesinin yarattığı sonuçlardan biri. Faşist dediğimiz erkek, “homongolostur.”

Kadın düşmanıdır. Reşat Nuri Güntekin’in, “Bir Kadın Düşmanı” adlı eserinde, güçlü kuvvetli, ama dehşetli çirkin bir erkeğe takılmış olan lakap “homongolostur.” “Homongolos” kadına düşmanlığının sonunda ne yapar? İntihar eder.

Şu sıralar AKP-MHP ittifakının adım adım intihar yoluna koyulduğundan sık sık söz edilmekte. Kadına yönelik küfürler, bu intihar sürecinin en büyük dışa vurumu.

Sözünü ettiğimiz romandaki Ziya Bey (Homongolos) kadınların gücü karşısında zavallı bir yaratık olarak nasıl intihar etmişse, kadın düşmanı rejim de işte öyle intihar yolunda sürünmektedir.

Başka yolu da yoktur: Kadınları görüyor. Görünce korkuyla titriyor. Ruhsal çirkinliği kadın duruşu karşısında büsbütün alçalıyor, kokuşuyor, çürüyor.

Ruhu çürüyen faşizmin vücudu, onun tabutu haline dönüşüyor. Az sonra açlık grevinin 150. gününe ayak basacak olan Leyla Güven’in karşısında yaşayan bir cesede dönüşüyor.

Kadın iradesi faşizmi zavallı bir psikopat haline getiriyor. İstiklal Caddesi’nde erkek egemenliğine meydan okuyan, coplara, gazlara ve plastik mermilere göğüslerini siper eden kadınlar “homongolos” un intihar psikozuyla perişan olmasına yol açıyor.

Ve Derazor’da, Suriye ve Irak’ın dört bir yanında kadın gerillalar, “kadın katili ve kadın satıcısı” DAİŞ sürülerini kıskıvrak yakalıyor, “homongoloslar” binler halinde kadınlara teslim oluyor. Başları önlerinde, kolları havada…

Dünün “erkek egemen DAİŞ’çiler” kadının önünde pişmanlıkla kıvranan tarih öncesi mahluklara dönüşüyor…

İşin en acı yanı “homongolos” bu halini İslam diniyle örtmeye kalkışıyor. 8 Mart gösterisinde kadınların “Ezan’ı ıslıkladığı” kışkırtmasını yapıyor. Yapar yapmaz, kafası sarıklı yüzlerce “homongolos” sokaklara dökülüyor.

O dökülenlerden birisi de kürsüde kendinden geçerek “analarını belleyeceğiz” diye hırlıyor. Ezan’a hakeretten söz eden bu bedbahtlar, Mevlüd’deki şu dizelerde yer alan “kadına” küfürleriyle tacizde bulunduklarından habersiz: “Amina hatun Muhammed anesi, Ol sadeften doğdu ol dür danesi…”

İşte böyle… Son iki semavi dinde “Havva’nın” ilk anne olduğunu ve bütün annelerin ayaklarının altında “cennetin” yattığını va’z eden peygamberleri ağızlarından düşürmeyenlerin salyalı ağızlarından fırlayan küfürler, henüz kıyametin olmasa bile Türk faşizminin intihar alametidir.

Öyle olunca faşist önce ağzını bozuyor. Sonra saldırıyor. Taciz ediyor, tecavüz ediyor, öldürüyor. Tam öldürdüğü sırada kendisi, ölüm orucunun eşiğine gelen kadının karşısında intihar yolunda sarsak, ahmak, ödlek adımlarla sona doğru yaklaşıyor.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Rêya Heq Kürt Alevi inancında Xızır kavramı ve toplumsal hafıza

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Rêya Heq Kürt Alevi inancının toplumsal hafızasını oluşturan kavramların kökenine doğru yapılan her yolculuk, bizi aynı zamanda dilin arkaik katmanlarına...

Sürgündeki bilgenin sessiz vedası

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Kürt entelektüel dünyası büyük bir değerini kaybetti. Kürt edebiyatı, dili ve tarih bilinci üzerine ömür vakfetmiş bir çınar olan Mehmet...

Bulanıklıktan açıklığa doğru

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Sanal medyada malum tirol ordusunun Apo düşmanı kampanyası, Rojava’ya “sahip çıkma” oyununu oynuyor ve sanki Rojava yok olmuş gibi, “Apo...

Ferîde Şengalî: Önderliğin fikri nereye girse kayıp olmaz

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Êzidî Özgür Kadın Hareketi Diplomasi Komitesi Üyesi Ferîde Şengalî ile konuştuk: Bu saldırılar siyasidir. Çünkü Colani ve diğerlerinin zihniyeti DAİŞ...

Hibrid savaş taktikleri

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Bugün emperyalist güçler hibrid savaş taktiklerini yurt içinde ve dışında birbirlerine paralel olarak uygulamaktadırlar. İçerisinde yaşadığımız ve 1990 sonrası ivme...

Duran Kalkan: İmralı sistemi lağvedilmeden barış süreci başarıya ulaşamaz

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

Duran Kalkan, İmralı’da 27 yıldır süren tecrit sisteminin devam ettiğini belirterek, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarısının Abdullah Öcalan’ın özgür...

Sonraki Haber

Leyla’yı yaşatmak zorundayız

SON HABERLER

Almanya’da ‘Öcalan’a özgürlük, Rojava’ya statü’ yürüyüşü

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Dünyanın bütün kara parçalarında 

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Rêya Heq Kürt Alevi inancında Xızır kavramı ve toplumsal hafıza

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Sürgündeki bilgenin sessiz vedası

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Bulanıklıktan açıklığa doğru

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Ferîde Şengalî: Önderliğin fikri nereye girse kayıp olmaz

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

Hibrid savaş taktikleri

Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır