• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
20 Şubat 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Forum

İkinci komplo saldırıları, Kürtlerin tutumu ve Münih Güvenlik Konferansı’na etkileri

20 Şubat 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Forum, Manşet

Özellikle Kürt halkında, diğer halklarla demokratik ve özgür temelde yaşama umudunu kırmayı çok denediler. Tüm bu saldırı girişimlerine rağmen, halkların ortak demokratik sistemde birlikte yaşamayı hedefe alan bu komplonun bu yönünü boşa çıkartan durumlar da hala sahada yaşanmaktadır

Rênas Vînar

6 Ocak 2026’da filli olarak Halep’in Kürt mahallelerine dönük başlayan saldırı konsepti, Kürtlere yönelik ikinci bir uluslararası karanlık komplo olarak tarihe geçti.

İlk komplo, başlangıç olarak 9 Ekim 1998’de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkışıyla fitili ateşlenmişti. 15 Şubat 1999’da uluslararası bir operasyonla Türkiye’ye teslim edilmesiyle devam eden uluslararası Komplo, 27’nci yıllında Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’de hayata geçirilen Demokratik Ulus projesinin topyekûn imha ve tasfiyesini amaçlayan çok ayaklı bir saldırıyla güncellenerek devam ettirilmek istendi.

Bu çok ayaklı, derin saldırının arkasında yerel, bölgesel ve küresel çapta birçok güç yerini aldı. Adeta Rojava özelinde Kürtler bir kurtlar sofrasında kendilerini yeniden buldu. İlk komploda olduğu gibi yine Şam’dan fitili ateşlenen ikinci komplo da bu sefer DAİŞ-EL KAİDE devşirmesinden oluşturulan HTŞ-SMO gruplarının devreye konulmasıyla başlatıldı.

8 Aralık 2024’ten itibaren Suriye’de Beşşar Esad (BAAS) rejiminin düşmesiyle başa getirilen İdlib merkezli DAİŞ-EL KAİDE devşirmeli HTŞ ve diğer gruplar Ortadoğu’nun yeniden dizaynındaki Suriye ayağı için hazırlandıkları ortaya çıktı.

Bölgesel ve uluslararası güçlerin desteği

Şam’a konuşlandırılan bu cihadist yapılar yeni Suriye ve bölge dizaynında sahadaki vurucu güç olarak da kullanılacakları gün be gün ortaya çıkmış oluyordu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’ın doğrudan destek verdiği, ABD, Britanya, Almanya ve Fransa gibi uluslararası güçlerin de onayladığı plan gereği bu cihadist yapılar harekete geçirildi. Türkiye bu planın hayata geçirilmesinde ayrıca siyasi ve askeri destek rolü üstlendiğini açıkça belirtmişti.

Paris görüşmesinden öne çıkanlar

Plan gereği Kürtlere yeni dizaynda yer verilmek istenmediği Paris görüşmesiyle açığa çıkmış oluyordu. İsrail bu görüşmede güney Suriye’yi kontrol etmesi karşılığında saldırıya açıkça onay veren taraf olmuştur.  İsrail için önemli olan şey, HTŞ’den istediklerini almaktı. Paris anlaşmasıyla istediğini alan İsrail, Rojava Demokratik Ulus projesinin tasfiyesini onaylamıştır.

HTŞ saldırı aparatı olarak kullanılıyor

İsrail’in keza İran’ı çökertme politikasının gerekleri doğrultusunda Sünni cihadist çizginin hem Suriye’de hem de Irak’ta hakim kılınması yönünde ABD ile ortaklaştığı görülmektedir. Nitekim Irak’a karşı muhtemel bir müdahale planında da HTŞ’nin kullanılacağı gerçeği ortada duruyor.

Yeni bölgesel dizaynda ortaya konulan bu denklemde Kürtlere yer verilmediği açığa çıkmış oluyordu. Aksine yeni dizaynda da tıpkı 2000’lerin başında Ortadoğu’ya yapılan müdahale öncesinde nasıl 1998’de birinci komplo bu yönlü devreye konulduysa, 4 Ocak 2026’da Paris Anlaşması’yla ikinci komplo da benzer bir plan dahilinde devreye konuldu. 6 Ocak 2026’da Kürtlere dönük mutlak tasfiye ve imha planıyla bu komplonun fitili de ateşlendi. Fiziki saldırı yönü kadar ideolojik saldırı yönü de çok ağır basan çok yönlü saldırı Kuzey-Doğu Suriye genelinde Özerk bölgenin ve Demokratik Suriye Güçleri’nin mutlak tasfiyesini önüne koydu.  

Şam yaptığı mutabakatlardan neden kaçtı?

6 Ocak saldırıları öncesinde, 10 Mart 2025 tarihinde imzalanan ortak mutabakat metni hiçbir şekilde pratiğe sokulmasına izin verilmedi. Yine 1 Nisan 2025 Halep’te bulunan Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri için  mutabakata varılan bir durum vardı. Şam yönetimine bağlı Halep valiliğiyle, Halep Kürt mahallerinin meclis yönetimi arasında bir mutabakat metni imzalanmıştı. Sahada uygulanmaya konulan gerçeklik ile mutabakata varılan maddeler üzerinde ciddi çelişkiler söz konusuydu. Netleşen durum şuydu; Şam yönetiminin bugüne kadar Rojava Özerk Yönetimi’yle her görüşmede vardığı ortak mutabakat metinlerinin hiçbirini uygulamak istemediğiydi.

Son olarak 6 Ocak saldırılarının öncesinde Şam’da yapılan görüşmede üzerinde anlaşılan maddelerin bir ortak mutabakat metni olarak basına açıklanmasına da izin verilmemişti. Esas o zaman meselenin Şam’ı da aştığı görüldü. Her görüşmede söz veren Şam yönetimini çark ettiren bir mekanizmanın devrede olduğu anlaşılmaktaydı. Burada özellikle Türkiye’nin anlaşmaya varılan her mutabakat metnini sabote ettiği, pratiğe geçirilmesinde ciddi önleyici etken olduğu açığa çıktı.

6 Ocak saldırılarıyla ortaya çıkan durumlar

Özü itibariyle 6 Ocak’ta Geçici Şam Hükümeti güçleri ve SMO grupları öncülüğünde Halep üzerinden Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne yönelik başlatılan saldırılar önemli sayılabilecek bazı gerçekleri birçok yönüyle açığa çıkarmış oldu. Fırat’ın doğusunda askeri bakımdan olumsuz fakat siyasi anlamda Kürtlere kazandıran birçok önemli gelişmeyi ve gerçekleri de beraberinde getirdi.

Bunlardan bir tanesi mevcut Şam Yönetimi’nin maskesini düşürmesidir. Sahada şahit olduğumuz birçok savaş suçu pratiklerinden anladığımız kadarıyla uluslararası arenada siyasi maske takınan Şam Yönetimi, pratikte gerçek yüzünü gizleyememiştir. DAİŞ tarzı saldırı yöntemleriyle sahada gerçek anlamda ne olduğunu göstermiştir. Son saldırılar mevcut yönetimin hangi gelenekten geldiğini açığa çıkarmıştır.

Bununla birlikte daha önemli olan ise Aralık 2024’ten itibaren hangi amaçla, hangi plan dahilinde HTŞ’nin harekete geçirildiği ve bunun arkasında hangi güçlerin yer aldığı gün yüzüne çıkmış oldu. 4 Ocak Paris Anlaşması’nda yer alan güçler, planın yürütücüleri olurken, ikinci bir 15 Şubat komplosunu devreye koymuş oldu. Bu anlaşma, varlığını özgürlük temelinde savunan Kürt’e karşı, yeniden güncellenen soykırım planının devrede olduğunu kanıtlamıştır. Deyim yerindeyse timsah gözyaşları döken kapitalist modernite sisteminin sürdürücülerinin Kürtler nezdinde ne oldukları bir kez daha açığa çıkmış oldu.

Kürtlerin tutumu

Esas olarak Suriye’de Kürtlere dayatılan bu imha konseptinin, Kürtler üzerinde nasıl bir etki yarattığı, en önemli başlık olarak öne çıktı. Son olayların ortaya çıkardığı en kayda değer gelişme açık ki bu alanda yaşandı. Kimsenin tahmin etmediği boyutta Kürtler saldırılara karşı güçlü bir tutum sergiledi. Kürtler mevcut durumu gözler önüne sermiş, saldırıların derinliği ve kapsamı kadar, topyekûn direnişle içine gireceği tutum ve duruşu da açığa çıkarmış oldu. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinden başlayan ve Rojava Kürtlerinin etkinliğindeki Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ni hedefleyen saldırıları, dört parça Kürdistan’daki ve dünyanın dört bir yanındaki Kürtleri birbirlerini sahiplenme duygusuyla ayağa kaldırdı. Şu mesaj net bir şekilde verilmiştir: Saldırıların boyutu ve amacı ne olursa olsun, sonuç itibariyle halkın içine gireceği tutum belirleyici olmaktadır.

Münih Güvenlik Konferansı

Kürtlerde birliktelik ruhunu daha da perçinlemiş oldu. Bu durum uluslararası arenada Kürt temsilcilerinin elini güçlendirdi. Özellikle son Münih Güvenlik Konferası’nda Kürtler için açılan diplomatik kanallar birlik ruhuyla ortaya konulan tutumun ne kadar anlamlı ve önemli sonuç alıcı olduğunu vurguladı. Özellikle bundan sonra Rojava Kürtleri için tehlike boyutunun hala var olması kadar yine meşruiyet alanını koruma ve statüsünü kazanma zemin ve imkanları daha fazla doğmuş oldu.

Komplo bu yönüyle boşa çıkarıldı

Son olarak şunu eklemek gerekir; komployla beraber demokratik ulus sistemini hedefe alan çok yönlü karalama saldırıları da devreye konuldu. Milliyetçi çizgi hakim kılınmak istendi. Ayrıca yapılar arasında düşmanlığı körükleyen birçok algı yaratılmaya çalışıldı. Özellikle Kürt halkında, diğer halklarla demokratik ve özgür temelde yaşama umudunu kırmayı çok denediler. Tüm bu saldırı girişimlerine rağmen, halkların ortak demokratik sistemde birlikte yaşamayı hedefe alan bu komplonun bu yönünü boşa çıkartan durumlar da hala sahada yaşanmaktadır. Örneğin Arap halkından onlarca gencin hala cephelerde kendi mevzilerini koruması önemlidir. Derazor’dan birçok Arap savaşçı ve demokratik ulus sisteminin emekçisi QSD güçleriyle beraber geri çekilmeyi esas aldı. Yine Suriye kıyı kesiminden Alevi birçok savaşçı ön cephelerde yerlerini hala bırakmış değil. Özellikle Cizir bölgesinde Araplardan ve diğer kesimlerden hala yüzlerce savaşçı ve öncü demokratik ulus sistemin savunuculuğunu ve öncülüğünü üstlenmektedir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Aydınlıksız aydınların karanlığı…

Sonraki Haber

Demokratik entegrasyon ve siyaset zamanı

Sonraki Haber

Demokratik entegrasyon ve siyaset zamanı

SON HABERLER

Demokratik entegrasyon ve siyaset zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Şubat 2026

İkinci komplo saldırıları, Kürtlerin tutumu ve Münih Güvenlik Konferansı’na etkileri

Yazar: Yeni Yaşam
20 Şubat 2026

Aydınlıksız aydınların karanlığı…

Yazar: Yeni Yaşam
20 Şubat 2026

Bir kitaptan fazlası: Ekoloji yoldaşlığı        

Yazar: Yeni Yaşam
20 Şubat 2026

Bir örgü, bin yemin         

Yazar: Yeni Yaşam
20 Şubat 2026

Kritik bir eşik

Yazar: Yeni Yaşam
20 Şubat 2026

İktidar ‘nefret yasası’ peşinde

Yazar: Yeni Yaşam
20 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır