• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Nisan 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ali Sinemilli

İlk adım: Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü

1 Nisan 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Ali Sinemilli, Manşet, Yazarlar

Önder Apo’nun fiziken özgür olmadığı bir süreçte söylenecek sözlerin, çıkarılacak yasaların bir anlamı olmayacak, Kürt halkında da Türkiye halklarında da bir karşılık bulmayacaktır. O halde, ilk adımla başlamanın zamanıdır: Önder Apo’ya fiziki özgürlük

Geçen sonbaharda AKP’nin süreçle ilgili bir yasal hazırlık içinde olduğu yazılıp çiziliyordu. Hatta, Kasım sonu gibi bir çerçevenin çıkacağı dile geliyordu. Fakat aradan geçen uzun zamanda bu gerçekleşmedi. Üstelik, bugünlerde iktidar medyasından başka bilgiler sızdırılıyor. Denilenlere bakılırsa, AKP süreçle ilgili yasal hazırlıklar için bir komisyon kurmayı tartışıyor, şu şu kişilerden oluşan bir komisyon için belli istişareler yapıyor.

Aradan beş ay geçmiş ama bir arpa boyu yol alınamadığı gibi hala hazırlıkların olduğu, birilerinin yan yana geleceği vb. konuşuluyor ya da konuşmamız için servis ediliyor.

Malum! Gelinen aşamada en fazla tartışılan konu bu oluyor. Hemen herkes Kürt tarafı üzerine düşeni yaptı, acaba devlet de yapacak mı diye sorup cevap arıyor. Öyle ya, başta Kürt halkı olmak üzere demokratik kamuoyunun mevcut iktidara güveni neredeyse yok düzeyinde. ‘Bunlar adım atmaz, günü kurtarmak dışında bir gayeleri yok’ düşüncesi toplumdaki hâkim algıya dönüşmüş durumda. İktidar kanadı sürekli ağırdan alan, zaman kazanma peşinde koşan bir görüntü sergileyince ve pratiği de bu minvalde olunca haliyle algı da bu yönde gelişiyor.

İşte! Birkaç gün önce Efkan Ala konuştu. Efkan Ala birinci ‘çözüm süreci’ olarak da adlandırılan 2013-15’deki süreçte kilit rol oynayan bir kişiydi. O sürecin başından sonuna kadar içinde olan Ala, bilindiği üzere bu süreçte de aktif rol oynuyor. Adeta istihbarat şefi ile birlikte devlet cephesinden bu süreci koordine ediyorlar denilebilir.

Efkan Ala konuşmasında ne diyor? ‘Hukuki düzenlemeler ile ilgili Nisan olabilir, daha sonrası olabilir, buna güvenlik birimleri karar verecek’ diyor. Meali, Ala bir acelemiz yok diyor. Peşi sıra bu işler ‘güvenlik ve istihbarat birimlerinin’ vereceği raporlara göre olacak diyor. Elbette Ala başka şeyler de söylüyor, bunları kamufle etmek için ama özünde bunları dile getiriyor.

Anlaşılan o ki, devlet cephesinden sürece yaklaşım, zaman zaman ayrı şeyler dile gelse de, hala ilk gündeki yaklaşımı aşmış değil. Bu süreç silah bırakma, ‘güvenliği’ sağlama, onların kullandığı tabirle ‘Terörsüz Türkiye projesinin’ bir parçası, başka da bir anlam ifade etmiyor.

Ondan olmasa, tam da Önder Apo’nun ifade ettiği biçimiyle ‘Barış ve Demokratik Toplum’ süreci olarak bu döneme yaklaşılsa gidişatın bu biçimde olmayacağı aşikardır. Böyle yaklaşılmadığı, iki taraf arasında makas çok açık olduğu içindir ki, bugün sürecin akıbeti ile ilgili fazlasıyla negatif tartışmalar yapılıyor ve bunlar genel kabul görüyor. Dikkat edilirse, herkesin gözü- kulağı İmralı’dan gelecek olan pozitif bir açıklamada oluyor. Toplum da biliyor ki, süreci bugünlere getiren ve ilerletmek için de çaba sahibi olan yegane güç Önder Apo’dur.

Hatırlayalım! AKP-MHP iktidarı için, bir dönem, sürecin gerekliliklerine uygun adım atmamanın sebebi Rojava’ydı. Rojava’da görece bir çözüm zemini ortaya çıkıp Özerk Yönetim ile Şam hükümeti arasında görüşmeler başlayınca bu defa gündeme Êzidîlerin yurdu Şengal ve Mexmûr girdi. Buralar gündemleştirilerek hem adım atmamanın gerekçesi yapılmak istendi hem de sahada belli sonuçlar alınmaya çalışıldı.

Açık ki, başlayan ABD-İsrail-İran savaşı ile bu gündem sönümlendi. Yoksa o doğrultuda yol almak istedikleri belli oluyordu. Bakıldığında, bugünlerde de iktidar yetkililerinin gündeminde Rojhilat Kürdistan-İran’daki gelişmeler bulunuyor. Bazıları açıktan bazıları da dolaylı olarak İran’daki savaşın sonunu görmeden adım atmayız diyor. Havuz medyası büyük bir heyecanla Erdoğan’ın Trump’a ‘Kürtler İran’da hak elde ederse müdahale ederiz’ sözünü paylaşıyor.

Sözün özü; Bahçeli ‘öyle bakmayalım’ dese de, iktidar için Kürtler bir ‘güvenlik sorunu’ olmayı sürdürüyor. Kürdü kardeş olarak gören, buna göre yaklaşan anlayış hala gelişmiş değildir. Kürt- eskiden olduğu gibi- nerede bir kazanım elde etse bu devlet aklı için tehdit olarak görülmekte, öyle yaklaşılmaktadır. Rojava Kürdistan’ına, Rojhilat Kürdistan’ına, Şengal ve Mexmûr’a yaklaşım bununla alakalıdır. Kürdün varlığını kendisinin yokluğu olarak gören zihniyet iş başındadır.

Dolayısıyla, en başta bu zihniyetin değişmesi, Önder Apo’nun son görüşmesinde dile getirdiği ‘Kürtlerin devletle olan ilişkisini pozitif tarzda düzenleyen bir toplumculuk ve yurttaşlık anlayışının’ gelişmesi, ’Cumhuriyete katılımın, kimliğiyle, ifade ve fikir özgürlüğüyle, örgütlenme özgürlüğüyle ve kadın özgürlüğüyle olması’ gerekmektedir.

Kuşkusuz, bunun için de ilk atılması gereken adım bellidir: Sürecin başlatanı, Kürt halkının Baş Müzakerecisi Önder Apo’nun özgür çalışır ve yaşar koşullara kavuşması, dışarısı ile doğrudan iletişim kurmasının kanallarının açılmasıdır. Önder Apo’nun fiziken özgür olmadığı bir süreçte söylenecek sözlerin, çıkarılacak yasaların bir anlamı olmayacak, Kürt halkında da Türkiye halklarında da bir karşılık bulmayacaktır.

O halde, ilk adımla başlamanın zamanıdır: Önder Apo’ya fiziki özgürlük.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İran savaşı ve Trump

Sonraki Haber

Toprağın hafızası kadınlarda, tapusu erkeklerde

Sonraki Haber

Toprağın hafızası kadınlarda, tapusu erkeklerde

SON HABERLER

Toprağın hafızası kadınlarda, tapusu erkeklerde

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

İlk adım: Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

İran savaşı ve Trump

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

Aşk ve özgürlük kavgasının sineması

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

Kaz Dağları’nda bu kez Ahlatçı boy gösterdi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

Halkların kardeşliği: Ulus-devlet aklının çatlağı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

İki mükemmel haber-yazı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır