Evli olduğu erkek ile tartışırken balkondan düşerek ‘intihar ettiği’ ileri sürülen Sezay Koçak’ın ailesi verilen takipsizlik kararına karşı AYM’ye başvuracak
Dîlok’ta (Antep) yaşayan 42 yaşındaki iki çocuk annesi Sezay Koçak Özahi, 3 Eylül 2020 tarihinde, evli olduğu erkek Ali Özahi ile tartıştığı sırada 3’üncü katın balkonundan şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybetti. Ailesi, olayın intihar değil, kadın cinayeti olduğunu savunarak 4 yıldır hukuk mücadelesini sürdürüyor.
Takipsizlik kararı
Antep Cumhuriyet Başsavcılığı, yaklaşık bir yıl süren incelemenin ardından “yeterli delil bulunamadığı” gerekçesiyle 18 Kasım 2021 tarihinde takipsizlik kararı verdi. Ailenin itirazı ve medyanın baskısı üzerine Antep 4. Sulh Ceza Hakimliği, 11 Nisan 2022 tarihinde soruşturmanın eksik yürütüldüğüne hükmederek takipsizlik kararını kaldırdı ve dosyanın kapsamlı delil incelemesi için yeniden açılmasını sağladı. Savcılık 18 Haziran 2025 tarihinde yeniden takipsizlik kararı verdi. Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan itiraz da reddedilince karar kesinleşmiş oldu.
Savcılığın verdiği takipsizlik kararında, “Genel beden travmasına bağlı iç organ hasarı ve iç kanama sonucu hayatını kaybettiğinin anlaşıldığı, olayı gören tanık beyanları, olaya ilişkin bilgisi olan diğer kişilerin beyanları, olay yeri inceleme raporu, olay yeri fotoğrafları ve krokisi, otopsi raporu ve adli tıp uzmanlık raporunun birlikte değerlendirildiği Ali Özahi, Didem Özahi ve Emrah Özahi’nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 21 ve 22’inci maddelerinde düzenlenen kast ve taksirinin bulunmadığı…” ifadelerine yer verildi.
‘Gizlilik kararı olan dosyaya eriştiler’
Sezay Koçak’ın kardeşi Aynur Koçak, soruşturma sürecinde yaşanan usulsüzlüklere dair, dosyada mağdurun haklarını korumak için alınan gizlilik kararının sadece kendilerine uygulandığını belirterek, “Dosyada gizlilik kararı vardı; biz bilgi alamazken karşı taraf gizli olan her şeyi sosyal medya ağlarından ve WhatsApp gruplarından çarşaf çarşaf paylaştı. Otopsi sonuçlarına bile bizden yıllar önce onlar erişti. Bizim ve avukatımızın ulaşamadığı takipsizlik kararlarını onlar önceden biliyordu” dedi.
‘BU BİR İNTİHAR DÜŞÜŞÜ DEĞİL’
Düşme şekline dair bilirkişi raporlarındaki çelişkilere de dikkat çeken Koçak, bilimsel verilerin intihar seçeneğini elediğini belirterek, “Ablamın düşme şekli kesinlikle intihar olmadığını gösteriyor. Bilirkişi raporu bunu net bir şekilde söylüyor; bu bir intihar düşüşü değil” ifadelerini kullandı.
‘Yaşamdan koparıldık’
Aynur Koçak, verilen kararların aile üzerindeki yıkıcı etkisini ve adalet arayışındaki yalnızlıklarına dair de şunları dile getirdi: “Ceza alması gereken onlar olması gerekirken, ben mağdur taraf olarak hem ablamı kaybettim hem de yaşamdan koparılıyorum. Sadece biz Sezay’ı gömmedik; 3 Eylül 2020’de biz de tüm aile olarak toprak altına konulduk. Verilen bu takipsizlik kararlarıyla da üstümüze toprak atılmaya devam ediliyor.”
Aynur Koçak, davanın peşini bırakmayacaklarını belirterek, “Yerel yargı kanalları tıkanmış olabilir, ancak biz ablamın sesi olmaya, AYM ve gerekirse AİHM nezdinde adalet aramaya devam edeceğiz” diye ekledi.
Kaynak: MA









