IPPNW, Almanya’dan HTŞ’ye uluslararası silah sevkiyatının ve Türkiye saldırılarının durdurulması için çağrı yapmasını istedi
Nükleer Savaşı Önlemek için Uluslararası Doktorlar (International Physicians for the Prevention of Nuclear War); HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Rojava’ya dönük saldırılarının durdurulması için uluslararası çağrı yaptı. Yapılan çağrı metninde saldırıların bölge genelinde can güvenliğini, barışı ve istikrarı tehdit ettiği belirtildi. Çağrıda, siviller açısından derin endişe duyulduğu belirtilerek “İnsanlar, HTŞ-İslamcı milislerinin saldırılarına, siyasi izolasyona ve insani zorluklara maruz kalıyor. IPPNW, Alman hükümetini Suriye geçici hükümeti ve Türkiye’ye saldırıların ve yerinden edilmelerin sona erdirilmesi, sivil nüfusun korunması ve daha fazla istikrarsızlığın önlenmesi için çağrıda bulunmaya davet ediyor. Suriye’ye sınır dışı etmeler ve bölgeye silah sevkiyatı durdurulmalıdır” denildi.
‘Rojava modeli tehdit altında’
Kobanê’de devam eden kuşatma nedeniyle temel ihtiyaçlara erişimin kısıtlandığı vurgulanan çağrıda, Rojava yönetimi modelinin tehdit altında olduğu belirtilerek “Kobanê Belediye Başkanları Emîna Wêso ve Fewaz Ehmed’in geçen Cumartesi günü yaptığı açıklamada, içme suyu ve elektriğin, hükümet birlikleri ve HTŞ yanlısı milisler tarafından kesildiğini bildirdi. Yaklaşık 500 bin kişi şu anda su ve elektrikten mahrum durumda. Şehir, tamamen kuşatılmış durumda. Şehirde yeterli ilaç ve sağlık hizmetinin olmaması nedeniyle çocuklar, yaşlılar, özel ihtiyaçları olanlar, engelliler ve kronik hastalığı olanlar son derece zor durumda. Yıllardır, Suriye’nin kuzey ve doğusundaki Kürt Özerk Yönetimi, zor koşullar altında barışçıl bir arada yaşama modeli kurma girişimini temsil ediyordu; bu model, tabandan demokrasi, cinsiyet eşitliği, dini ve etnik çeşitlilik, ekolojik bilinç ve yerel özyönetim ile karakterize ediliyordu. Bu kazanımlar, şu anda ciddi bir tehdit altında. Özellikle binlerce cihadist tutuklunun serbest bırakılması, sadece yerel düzeyde değil, tüm bölge için ciddi bir tehlike oluşturuyor. 2014’te IŞİD’e karşı mücadele sırasında görülenlere benzer kaçırma ve kafa kesme olayları raporları şimdiden mevcut” ifadelerine yer verildi.
‘Kürtlerin güvenliği olmadan barış olmaz’
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’nin saldırılarının sadece Rojava’yı değil, tüm bölgeyi tehdit ettiği belirtilen çağrının devamında şunlar kaydedildi: “Yüz binlerce insan cihadist milislerden kaçarak bölgeye sığındı. Büyük kamplarda yaşıyorlar ve temel ihtiyaçlarını yerel halktan karşılıyorlar. Şimdi ise terör ve ölüm tehditleriyle yeniden karşı karşıyalar. Bu belirsiz ve şiddet dolu ortamda, hiçbir Suriyeli mültecinin geri dönmeye zorlanmaması, hele ki sınır dışı edilmemesi gerekir. IPPNW üyesi Gisela Penteker, ‘Suriye’de barış, Kürt özerk bölgelerindeki insanların güvenliği ve geleceği olmadan düşünülemez’ diyor.
‘Martta ziyaret edilecek’
IPPNW’nin ‘Türkiye İnsan Hakları Çalışma Grubu, uzun yıllardır Kürt insan hakları aktivistleriyle yakın temas halinde olup, psikososyal travma, baskı ve şiddetle başa çıkma, kadın ve çocuk hakları, çevre sorunları ve mültecilerin muamelesi gibi konulara odaklanan düzenli ziyaretler düzenliyor. 14-28 Mart 2026 tarihleri arasında, IPPNW üyeleri, insan hakları aktivistleri ve barış aktivistlerinden oluşan bir grup, Türkiye’deki Kürt bölgelerini ziyaret edecek.”
DIŞ HABERLER









