HTŞ’ye bağlı çete grupları, Lübnan Hizbullah’ına karşı konumlandırılıyor, Senadid güçlerine Haşdi Şabi’ye karşı operasyona katılma teklifi yapıldı. DAİŞ ise Reqa, Dêrazor, Şihêl ve Diban’da örgütlenme çağrıları yapıyor
ABD-İsrail ve İran arasında savaş sürerken, Irak-Suriye sınırında da tansiyon yeniden yükseliyor. Irak ordusunun Ebu Kemal ve Kaim gibi bölgeler başta olmak üzere sınırın kritik noktalarından çekilmesi, bölgede yeni bir çatışma hazırlığının işareti olarak değerlendiriliyor. ABD’nin son günlerde Haşdi Şabi’yi hedef alan hava saldırıları ise İran’ın sınır hattındaki etkisini zayıflatmaya dönük bir hamle olarak yorumlanıyor. Ayrıca Ebu Kemal ve Kaim’in birbirine yakınlığı nedeniyle Haşdi Şabi ile HTŞ arasında yaşanabilecek olası çatışmaların, sınırın her iki tarafında da dengeleri değiştirebileceği belirtiliyor.
Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ve Şam arasında, 29 Ocak’ta yapılan anlaşmanın ardından sahadaki yeni denge arayışı dikkat çekiyor. Güvenlik eksenli yürütülen görüşmeler, Suriye’deki atmosferi geçici olarak yumuşatsa da, Irak sahasında yeni bir çatışma zeminine dönüşebileceğine dair bilgiler geliyor. Bunun yanı sıra DSG-Şam’ı yeniden çatışmaya sürükleyebilecek dinamiklerin hala güçlü olduğu ifade ediliyor. Bölgedeki asıl belirleyici unsurun ise İran–İsrail geriliminin giderek genişleyen etkisi olduğu vurgulanıyor. Analistlere göre, bölgede Şii–Sünni eksenli yeni bir çatışmanın kapısı aralanmış durumda.
HTŞ’nin Lübnan senaryosu
Sahadaki kaynaklar, Suriye-Lübnan hattında gerilimi tırmandırmaya yönelik yeni senaryoların tartışıldığını aktarıyor. Kaynaklara göre, HTŞ bünyesindeki çete gruplarının Lübnan Hizbullah’ına karşı konumlandırılması planları yapılıyor.
DSG ise Kürt bölgelerinin güvenliğini öncelik olarak korurken, Şam’la yürütülen mutabakatın sahada uygulanabilirliğini göstermek istiyor. Efrînlilerin dönüşü ve DSG Genel Komutanlık Üyesi Sîpan Hemo’nun Savunma Bakan Yardımcılığı’na getirilmesi “iyi niyet” göstergesi olarak yorumlansa da, sahadaki tablo oldukça karmaşık. Kaynaklar esir takası konusunda tarafların listeler üzerinde uzlaştığını ve Newroz öncesi karşılıklı serbest bırakmaların gerçekleşmesinin beklendiğini belirtiyor.
Senadid güçlerine savaş teklifi
Bölgede hareketlilik sürerken, edindiğimiz bilgilere göre Senadid güçlerine Haşdi Şabi’ye karşı operasyona katılma teklifi yapıldı; Senadid güçleri teklife sıcak bakmadı. Teklifin, sınır hattında kontrolü yeniden şekillendirmeyi hedeflediği belirtiliyor. HTŞ Lideri Colani (Ahmed el-Şara) ekibine iletilen mesajda, “Gücümüz yok, Haşdi Şabi ile savaşamayız” denildiği aktarıldı. Buna rağmen Ebu Kemal, Dêrazor, Til Koçer, Kaim ve Qamişlo hattında olası bir çatışmanın hazırlıklarının hissedildiği bildiriliyor.
Yeni güç savaşları
Öte yandan, Irak ordusunun sınırdan çekilmesi ve ABD’nin Haşdi Şabi’ye yönelik saldırıları, bölgede yeni bir güç savaşının zeminini oluşturuyor. HTŞ ve Colani ekibinin son günlerde Suriye’nin birçok kentinde toplantılar düzenlediği de gelen bilgiler arasında.
Colani’nin hükümet arayışı ve belirsizlik
Colani’nin hükümet kurma girişimi ise ciddi bir belirsizlik içinde. Colani ekibinin tasfiyesinin gündeme gelmesi, bu sürecin hem bölgesel hem de uluslararası aktörler tarafından yakından takip edildiğini gösteriyor.
Bu gelişmelerin yanı sıra DAİŞ’in Reqa, Dêrazor, Şihêl ve Diban bölgelerinde yeniden örgütlenme çağrıları yaptığı, özellikle Reqa’da halka iki seçenek sunan açık hücrelerin faaliyet gösterdiği belirtiliyor. Seçenekler ise şöyle: Ya DAİŞ’e katıl ya bölgeyi terk et.
Gelecek için üç kritik faktör
Sahadaki kaynaklar, Suriye’nin geleceğini belirleyecek üç temel faktöre dikkat çekiyor:
- DSG-Şam anlaşmasının eksiksiz uygulanması. 29 Ocak Anlaşması’nın sahada uygulanması ve sürdürülebilir olması, Suriye’de siyasi çözüm ihtimalini güçlendirebilir.
- HTŞ’nin Lübnan’da Hizbullah’a karşı kullanılma senaryosu ve Irak-Suriye hattında HTŞ-Haşdi Şabi çatışması, bölgesel bir savaşın kapıda olduğuna işaret ediyor.
- DAİŞ’in Irak-Suriye merkezli yeni bir örgütlenmeye girişmesi, yeniden katliamcı bir güç olarak sahaya sürülmek istendiği yönünde ciddi endişeler yaratıyor.
Haber: Enes Yıldız / ANF









