ABD ile Irak arasında yaşanan gerilim cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık konusunda krize yol açtı. ABD İran yanlısı gördüğü Maliki’nin adaylığına karşı çıkarken, Maliki’nin atanabilmesi için Kürt adayların yarışacağı cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılması gerekiyor. Maliki konusunda karşı karşıya gelen ABD ile Şii gruplar, mevcut durumda kritik konumda olan Kürtlerin kapısını çalıyor
ABD ile İran arasında devam eden gerilim Irak’ı etkilemeye devam ediyor. Irak’ta etkin olan Şii grupların başbakanlık için Nuri El Maliki’yi aday göstermesinin ardından ABD ile yaşanan kriz, cumhurbaşkanlığı seçiminin ertelenmesiyle derinleşiyor. Irak anayasasına göre, başbakanlığa aday Maliki’nin görevlendirilebilmesi için öncelikle cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmalı ve burada da Kürt partilerinin tutumu belirleyici durumda.
Dün Irak Parlamentosu’nda cumhurbaşkanı seçimi ikinci kez ertelendi. Cumhurbaşkanlığı koltuğu Saddam Hüseyin’in devrildiği 2003’ten beri teamüller gereği Kürtlerde. Saddam Hüseyin sonrası Irak’ta ilk Cumhurbaşkanı YNK lideri Celal Talabani’ydi ve ondan beri de genelde bu koltuk YNK’li adaylara verildi. Ancak yeni cumhurbaşkanlığı seçiminde KDP de aday çıkarmış durumda ve Kürt gruplar arasında rekabet söz konusu.
Bir yandan cumhurbaşkanlığı koltuğu için Kürt partiler arasındaki rekabet, öbür yandan ABD’nin Nuri El Maliki’nin adaylığına karşı çıkması halihazırda Irak’ta siyasi tıkanıklığa yol açmış görünüyor.
Kürtlerin konumu kritik: ABD’nin temasları sürüyor
ABD Başkanı Donald Trump, 28 Ocak’ta yaptığı açıklamada Maliki’nin başbakanlık adaylığı için “çok kötü bir seçim“ demiş ve Irak’ı yardımları kesmekle tehdit etmişti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da 26 Ocak’ta Irak’ın mevcut Başbakanı Muhammed Şiya Sudani ile görüşmüş ve Maliki’nin adaylığına atıfla İran’ın etkisi altındaki yönetimin ABD ile ortaklığını ilerletemeyeceğini belirtmişti.
ABD ile İran yanlısı gördüğü Iraklı Şii gruplar arasında yaşanan gerilim Kürtleri yeniden kritik bir pozisyona ittiği görülüyor. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 26 Ocak’ta KDP lideri Mesud Barzani ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD’nin “tutumunu net” olarak ortaya koymuştu: “İran tarafından kurulan bir hükümet, ne Irak’ın ne de Suriye’nin daha parlak bir geleceğe yönelik özlemleri için, ne de ABD ile etkili bir ortaklık için başarılı olacaktır.”
Son günlerde Irak Özel Temsilciliği için de adı geçen Barrack’ın Kürtlerden Maliki’ye yönelik açıkladıkları desteği geri çekmelerini istediği kaydediliyor. KDP ve YNK, Şii gruplar tarafından duyurulduktan sonra Maliki’nin başbakanlık adaylığını destekleyeceklerini açıklamışlardı. Dün de ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği Mazlahatgüzarı Erbil’de Barzani’yi ziyaret etmiş ve Barrack’ın verdiği mesajları tekrarlamıştı.
ABD ile Bağdat arasında devam eden krizde Kürtlerin nasıl bir konum alacakları henüz netlik kazanmamakla birlikte, cumhurbaşkanlığı seçiminin ertelenmesi, Kürt partilerin ABD ile Şii gruplar arasındaki krizin aşılması için zaman kazanmaya çalıştıkları şeklinde değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanlığı koltuğunun, Şii grupların aksi bir tutumu söz konusu olmadığı sürece, Kürtlerde kalması bekleniyor. Şii grupların bu koltuğa talip olması ise yeni bir krizin yaşanması anlamına gelecek.
Şii gruplar da Kürtlerin kapısını çalıyor
Şii gruplar da Kürtlerin kritik konumunun farkında ve bu nedenle mevcut “siyasi tıkanıklığı aşmak isteyen” Şii Koordinasyon Çerçevesi, Federe Kürdistan Bölgesi’ne üst düzey bir heyet gönderdi. Heyete mevcut Başbakan Muhammed Şiya Sudani başkanlık ediyor. Sudani ve beraberindekiler Erbil’de Federe Kürdistan Bölgesi hükümeti başbakanı Mesrur Barzani ile bir araya geldi. Gündemde hem cumhurbaşkanlığı hem de Maliki’nin aday olduğu başbakanlık krizi olacak.
ABD karşı çıkmasına rağmen Maliki’nin adaylığında ısrar eden Şii Koordinasyon Çerçevesi, Erbil’deki temasların ardından Süleymaniye’ye geçecek. Bu arada heyetin KDP lideri Mesud Barzani ve YNK lideri Bafıl Talabani ile bir araya gelmesi planlanıyor.
Kürtler geri adım bekliyor; Şii gruplar son kararlarını vermiş değil
Rûdaw televizyonunun bildirdiğine göre, görüşmelerde, Maliki’nin aday gösterilmesi durumunda ABD’nin vereceği olası tepkiler ve bu durumun yaratacağı riskler masaya yatırılacak. Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, “Başbakanlık sorununun çözümü için öncelikle Koordinasyon Çerçevesi’nin kendi içinde görüşmesi gerekiyor. Ardından Çerçeve heyeti (Şii Koordinasyon Çerçevesi) ile Kürdistan tarafı arasında bir toplantı yapılacaktır” diye konuştu. YNK’nin Irak Parlamentosu Grubu Başkanı Herim Kemal Ağara mevcut tablonun yeni bir krize dönüşmemesi gerektiğini belirterek, “Çerçeve içindeki Şii kardeşlerimizin, Irak’ın yeni bir kaosa sürüklenmemesi için hem ülkenin hem de bölgenin mevcut durumunu doğru okumalarını umuyoruz” dedi.
KDP’den Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturan Fuad Hüseyin ile YNK’li Kemal Ağa’nın yorumları, Kürtlerin krizin çözümü için Şii gruplardan adım atmalarını beklediğini ve bunun için de ABD ile karşı karşıya gelmemelerini umduklarını gösteriyor. Bu durum, Kürtlerin Maliki’nin adaylığı konusunda Şii gruplardan geri adım beklediğine işaret ediyor. Rûdaw’ın aktardığına göre, ABD ile yaşanan krizin ardından Şii gruplar arasında da Maliki’nin adaylığı konusunda fikir ayrılıkları yaşanıyor. Buna göre, Şii Koordinasyon Çerçevesi bileşenlerinin bir kısmı Maliki isminde ısrar ederken, diğer bir kanat ABD’nin bu adaylığa yönelik sert tepkilerinden ve olası yaptırımlarından endişe duyuyor.
Maliki adaylıkta ısrarcı ve uzlaşma mesajı veriyor
Maliki ise dün yaptığı açıklamada, “Irak halkının güvendiği ve bu aşamaya liderlik etmeye layık gördüğü kişiyi seçme hakkından ödün vermeyeceğimizi yineliyoruz. Nasıl ki biz başkalarının kendi işlerini yönetme iradesine saygı duyuyorsak, başkalarının da bizim ulusal irademize ve bağımsız kararımıza saygı duymasını bekliyoruz” dedi ve ABD’nin uyarılarına rağmen adaylıkta ısrar ettiğini gösterdi. Maliki aynı zamanda “Bölge ülkeleri ve süper güçlerle, özellikle bize yardımcı olanlarla, ortaklık ve karşılıklı çıkar temelinde; her türlü müdahaleden uzak, dengeli siyasi, ekonomik ve güvenlik ilişkileri kurmayı bekliyoruz” mesajını verdi. Bu uzlaşma mesajının ABD nezdinde karşılık bulup bulmayacağı ise belirsiz.
DIŞ HABERLER









