HRANA’nın yayımladığı raporda, İran ve Rojhilat’ta 33’ü çocuk olmak üzere 4 bin 251 kişinin katledildiği belirtildi
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), İran’da 28 Aralık 2025 tarihinde başlayarak dört bir yana yayılan protestolara dair elde ettiği yeni bilgiler ışığında bir rapor yayımladı. Rapora göre, katledilenlerin sayısı 4 bin 251’e ulaşırken, soruşturma altında olan ölüm sayısı 9 bin 49 olarak kaydedildi. Ayrıca protestolar sırasında en az 5 bin 811 kişinin ağır yaralandığı ve toplam 26 bin 314 kişinin tutuklandığı bildirildi. Raporda, “İletişim kesintisi, aileler üzerindeki güvenlik baskısı ve bilgiye erişimin kısıtlanması ortamında bu rakamlar, sahadaki gerçekliğin yalnızca bir kısmını yansıtıyor olabilir” denildi.
Protestolar sırasında yaralanan ve yaşamını yitirenlere endişe verici muameleler uygulandığına dair doktor ve adli tıp uzmanları tarafından açıklamalar yapıldığı kaydedilen raporda şu ifadeler yer aldı:
“Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin acil oturumunun duyurulması ve Konseyin Özel Raportörünün insanlığa karşı suçların işlenmesi olasılığına ilişkin uyarıları gibi gelişmeler, İran’daki insan hakları krizinin yeni ve daha derin bir aşamaya girdiğini göstermektedir. İran’da ülke çapındaki protestolar, yaygın internet kesintileri ve ciddi iletişim kısıtlamaları altında 24’üncü güne girerken, medya kuruluşları, kamu figürleri ve protestocu vatandaşlar üzerindeki yargı ve güvenlik baskıları yoğunlaştı.”
‘Kimyasal bulgular var’
Hekimler ve Adli Tıp uzmanlarının açıklamalarına da yer verilen raporda, şöyle belirtildi:
“Yirmi dördüncü günde bir grup tıp doktoru, paramedik ve adli tıp uzmanları protestolar sırasında yaralanan ve ölenlerin kamuya açık görüntü ve videolarını inceledikten sonra bir bildiri yayınladı. Bildiri, tıp, adli tıp uygulamaları ve tıbbi tarafsızlığın temel ilkelerinin ihlalini gösteren ciddi ve endişe verici kalıplara işaret ediyor. Rapor, bazılarının ölümden önce tıbbi müdahaleye maruz kaldığını gösteren kanıtlar sunuyor. Tıbbi ortamlar dışında bulunan cenazelerde anjiyokateter hatları, idrar kateterleri, solunum tüpleri ve kalp izleme cihazları gibi ekipmanların bulunması, bazı yaralı kişilerin tedavi başladıktan sonra öldüğü veya ölüm teyit edilmeden tıbbi tesislerden çıkarıldığı olasılığını güçlendiriyor. Bildirinin diğer bölümlerinde, kurşun yarası olan kişilerin triyaj veya tedavi yapılmadan terk edildiği, tanınmış adli tıp protokollerinin dışında yapılan kapsamlı karın kesileri, ciddi fiziksel şiddet belirtileri, sakatlama, kafa kesme ve cesetlerin toplu olarak yer değiştirmesi gibi vakalara değiniliyor. Ayrıca, toksik kimyasal maddelere maruz kalma ve kalıntıların ciddi termal tahribatıyla tutarlı kanıtlar da rapor ediliyor; bu faktörler, bağımsız adli tıp incelemelerinin yapılma olasılığını ciddi şekilde sınırlıyor.”
Raporda kaydedilen protesto sayısının 629, protestoya katılan kent sayısının 188 olduğu bildirildi. Raporda, şöyle devam edildi: “Katılan vilayet sayısı 31, doğrulanan ölüm sayısı, 4 bin 519. Bunların 4 bin 251’i protestocu. Bunlardan 33’ü çocuk. Rejim tarafından ‘itiraflar’ başlığıyla 167 video yayımlandı.”
DIŞ HABERLER









