• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
31 Ocak 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Dicle Anter

Irkçılık ve spor

11 Temmuz 2024 Perşembe - 00:00
Kategori: Dicle Anter, Yazarlar

1936 yılındaki Berlin olimpiyatlarında, resmigeçit törenine katılan bütün ülke takımları Hitler selamıyla tribünde bulunan Hitler’i selamlamışlardı. Bu olayı sporun siyasete bulaştığı durum olarak da hatırlayabiliriz. “Berlin Olimpiyatlarında en dikkat çekici olay ABD’li siyahî atlet Jesse Owens’ın dört altın madalya alarak dünya rekoru elde ettiği başarıdır. Nazi ideolojisine göre Aryan ırkına mensup Almanların, en üst ırk olarak diğer ırkları ve siyahîleri geçmeleri bekleniyordu. Jesse Owens kazandığı galibiyetlerle bu ideolojinin çıkarımlarını çürütmüştür. 1960 Meksika Olimpiyatlarında da ABD’de siyahîlere yapılan haksızlar için ABD’li siyahî atletler Tommie Smith ve John Carlos ABD milli marşı çalarken 1. ve 3. olarak seremonide yer almışlar, siyah eldivenlerle elleriyle yumruk yaparak protesto gerçekleştirmişlerdir. Podyumda 2. olarak yer alan Avustralyalı Peter Noman da onlarla birlikte insan hakları rozeti takmıştır.” 1972’de Münih Olimpiyatlarında Filistinliler, İsrailli sporcuların ölümüne ve yaralanmasına neden olan olayı gerçekleştirmişlerdir. İspanya kralı Franco’nun da 3 F’sini unutmamak lazım. Her ne kadar sporun siyasetten uzak olması arzulansa da spor hiçbir zaman tamamen siyasetten arındırılamamış, günümüzde fazlasıyla siyasetle iç içe bir hal almıştır.

Ülkemizde de ırkçılık ve siyaset spor müsabakalarında sıklıkla karşımıza çıkmakta ve fazlasıyla gündem oluşturmaktadır. Her ne kadar spor evrensel bir dil taşımalı desek de maalesef evrensel bir dili oluşturamamakta. Emre Belezoğlu rabia işareti yapıyor, Melih Demiral kurt işareti yapıyor. Melih ülkücü olabilir ama bu işareti yapanların bu ülkede neler yaptığından haberi var mı? Uyuşturucu haplarını yakalayan polislerin Melih Demiral’a destek amaçlı, haplarla Melih Demiral yazmalarına tepki vermeyen bir sporcu örnek bir sporcu olabilir mi? Cumhur ittifakını futbol sahalarına yaymak ne kadar doğru diye sormak gerekmez mi? Buna karşın Amedspor olayları var. Eğer spor kardeşlikse o zaman herkes haksızlılara karşı durmalıdır. Deniz Naki zafer işareti yaptı diye linç ediliyordu neredeyse. Alman Milli Takımı’nda oynayan Deniz Ündav, Kürt olduğunu ve Alman Milli Takımı’nda oynamaktan mutlu olduğunu beyan ettiği için ırkçı söylemlere maruz kaldı. Mesut Özil Türk Milli Takımı’nı seçmedi diye suçlu mu oldu? Gençlere bilinçli spor yapmaları öğretilmeli ve bunun önü açılmalıdır.

Gerçekten insanlara neler oluyor anlamak mümkün değil. Berlin’de organize bir yürüyüş yapıldı. Almanya’da mülteci durumundaki Türkler, “Türkiye’de Suriyeli mülteci” istemiyoruz diye protesto yürüyüşü yaptılar. Komedi bile diyemeyeceğimiz olaylara tanık oluyoruz. Öncelikle mültecilerin Türkiye’ye gelme nedenlerini öğrenmeniz lazım ki, sonra kimi protesto edeceğinizi bilesiniz. Savaş çıkmadan evvel Türkiye’ye gelen insanlar kendi topraklarında yaşıyorlardı. Türkiye’nin yayılmacı politikasının kurbanı bu insanlar. Türkiye’ye gelen mülteciler savaştan kaçan insanlar. Berlin’de protesto yürüyüşü yapan sizler hangi savaştan kaçtınız da ülkenizi terk ettiniz. Batının bütün nimetlerinden faydalanıp ondan sonra “batı bizi anlamak istemiyor” demek ne kadar doğru. Sizler batının güvencesi altında yaşarken Türkiye’deki mülteciler canlarını korumaya çalışıyorlar. Eğer Türkiye’de mülteci olmasın istiyorsanız önce yapılanlara ve bunların doğurduğu sonuçlara bakacaksınız. Her protesto haklı protesto değildir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

TJA’lı Zeynep Boğa: Mücadele sürecek

Sonraki Haber

Öğretmenlerin direnişine güç vermek…

Sonraki Haber

Öğretmenlerin direnişine güç vermek…

SON HABERLER

Almanya’da Rojava eylemleri sürdü: Geçici ateşkes değil kalıcı statü

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ocak 2026

ANF Images

Bern’de binler Rojava için meydandaydı: Statü sağlanana kadar mücadele sürecek

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ocak 2026

Draguignan’da Rojava direnişine destek çadırı 8. gününde

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ocak 2026

Rojava’da hayatını kaybeden Ehmed Hêmin Omer defnedildi

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ocak 2026

ANF Images

Fransa’da binler Rojava için sokağa çıktı: Statü kabul edilene kadar seferberlik sürecek

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ocak 2026

Danimarka’da Rojava için eylem: Aalborg ve Kopenhag’da binler sokağa çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ocak 2026

Qamişlo’nun Xerbî Mahallesi’nde yeni bir tabur kuruldu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır