• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Şubat 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Kadının sesi ve soluğunu duymak-Kuvvet Lordoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Seçim süreci öncesi yazmayı düşündüğüm yazıyı, seçim sonrasına ertelemem söz konusu olduğu zaman biraz üzülmüştüm. Aslında her yazının ayrı bir öyküsü olsa bile bu seçim öncesi yazacağım yazıda çok fazla umutlu bir dil kullanamayacaktım. Bunun okuyucu üzerinde moral bozucu etkisini bilmeme rağmen, düşündüklerimi açıkça yazma fikri daha ağır basmıştı. Basit iki nedenle bu karara varmıştım.

İlki, seçim öncesi okuyucuya umut vermek ne kadar olumlu bir unsur taşısa da özünde bu köşeyi takip eden okurların zaten belirli motivasyonları olduğu için onları önce umutlandırıp, sonrasında sonuçların istendiği gibi çıkmaması üzerine “Biz adam olmayız, bu ülkenin insanları bağnaz ve cahil” biçimdeki söylemleri benimsemediğim içindi. İkincisi de gerçekten seçim mekanizmasında adil olmayan bir yarışta ipi göğüslemek konusunda özellikle CHP kanadında yeterli bir özgüven oluşmadığını düşündüğüm içindi.

İlkinde değil ama ikincisinde yanılmışım. CHP çizgisinin HDP ile kurduğu soğuk ve mesafeli ilişkinin HDP tabanında etkisini gösterip, oy vermeye gitmemek biçiminde tezahür edeceğini düşünmekle de ayrıca hata etmiş olduğumu anladım.

Sanıyorum Başkan Demirtaş’ın cezaevinden verdiği AKP iktidarını geriletmek için bütün toplumsal muhalefet odakları ile işbirliği önerisi meyvelerini verdi.

Ağrı, Muş, Bitlis ve Şırnak illerinin başkanlıklarının AKP tarafından alınmasının mutlaka açıklanabilir nedenleri bulunmaktadır. Bunları bir başka yazı içinde ele almak gerekir. Buna karşılık HDP’nin kaybettiği bu illerin ilçelerinde ve beldelerinde kazandığı birçok ilçe belediyesi bulunmaktadır. Şırnak, devlet güçlerinin baskısı ile kaybedilse bile Cizre, Silopi ve İdil ilçeleri HDP’li başkanlar tarafından yönetilecek.

Öte yandan, özellikle HDP’li seçmen açısından bu seçim sonuçlarının bir çarpıcı niteliği de tam 52 ilçe ve büyükşehirde kadın adayların eşbaşkanlığı ile yürütülecek olması. HDP’nin kadın temsiliyeti oranı bütün partilerin üzerinde ve yüzde 46 gibi yüksek bir oranda olması bu sonucun alınmasında etkilidir.

AKP dahil olmak üzere CHP’nin de kadın adaylarını öne çıkardığının görüyoruz. Ama Türkiye’nin kısmen daha geri bırakılmış Doğu ve Güneydoğu’sundan yükselen bu kadın sesinin batıdaki illeri etkilemesine kesin gözü ile bakabiliriz. AKP döneminde zirve yapan kadın cinayetlerine, üç çocuk yapılmasına yönelik ısrarlara, medeni nikahın müftü tarafından da yapılabilmesi gibi şarlatanlıklara rağmen kadınların siyasete girmesi önündeki engellerin sadece HDP tarafından kaldırılmaması ve diğer orta ve sağ partiler tarafından da benimsenmesi gerekir. Diğer partilerin kadın konusunda çekingenliklerinin ardında muhtemelen HDP’ye öykünme korkusu dışında, erkek iktidarının paylaşılmama arzusu da yatmaktadır.

“Elinin hamuru ile…” diye başlayan cümlelerin ülkenin kısmen daha geri bölgelerinde olması gerekirken tam tersine buralarda siyasette aktif olarak giren kadınların çıkmasını bir çelişki değil bir mücadelenin sonucu olarak algılamak gerekiyor.

Kadınların siyasete girmesinin sonucu sadece onların temsiliyetlerini arttırmayacak, beraberinde iş hayatında, sporda ve kültürel faaliyetlerde kısaca yaşamın her alanında daha görünür olmaya başlayacaklardır.

Sizler bu yazıyı okudunuz sırada seçim sonuçları kesinleşmiş olacaktır. Başta büyükşehirlerin bir bölümü olmak üzere bir çok ilde Cumhur İttifakı’nın kaybetmiş olduğunu izleyeceğiz. Yandaş basının bu durumu telafi etmek için nasıl manşet ürettiğini hep birlikte izleyeceğiz. Tıpkı maça çıkıp yenilen takımın “Yenildik ama ezilmedik” demesine benzer cümleleri görebileceğiz. Köşe sahipleri ve medya patronları bu yenilgi üzerine binlerce analiz yapıp okuyucularının kafasını bir ölçüde bulandırmaya çalışacaklar.

Sonuç ortada, Başkan Demirtaş bu sefer de haklı çıktı. Faşizme dur demek için kendisini cezaevine yollayan bir partiye destek sağladı. Sonuçta bu strateji başarılı olduğu için başta İstanbul olmak üzere bir çok büyükşehir belediyesi AKP tahakkümü altından çıkabilme ihtimali belirdi. Bu cümleyi muğlak bulabilirsiniz, “kazandık ya işte ..” diyebilirsiniz. Fakat aklımdan çıkmayan bir cümle daha var. Özellikle AKP’li siyasi dönemde bunca yaşadıklarımızdan sonra “Osmanlı’da oyun tükenmez” ifadesini unutmadan geçemiyorum.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

‘Alaturka Faşizm’ veya şeylerin gerçeğiyle yüzleşebilmek…

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

‘Faşizm demokrasinin karşıtı değil, onun kriz zamanındaki evrimidir.’ Bertolt Brecht ‘Kapitalizme dair eleştirel bir yaklaşıma sahip olmayanların faşizm konusunda susmaları...

27 yıl

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Kürt Halk Önderi, İmralı’da bir zihniyet ve vicdan devrimi gerçekleştiriyor. Reel sosyalizmin dağılmasından sonra insanlığı bir umutsuzluk sarmıştı. Sosyalizme çok...

Münih güvenlik konferansı ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Şam yönetiminin Halep saldırısından beri Suriye’de sorunlar zirve yaptı. SDG petrol bölgelerinden çekildi. Hatta Şam yönetimi Fırat’ın doğusunda da bazı...

Balyoz siyaseti ve Münih Güvenlik Raporu

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Uluslararası ilişkilerde artık her şey "kriz" olarak telaffuz edildiği için pek bir anlamı kalmadı. Kriz deyince kimse dönüp bakmıyor. Ancak...

İnsan yarası

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Acıların geçmişi var, geleceği var ama zamanaşımı yok. Anların da acıları var; hırpalanmış, horlanmış, kaçmış, kaçırmış, uymamış, göz hizasında şaşıp...

2026 ve sonrası: Finansal kriz, emperyalist savaş ve otokrasi (III)

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

5 Ocak’ta Bitcoin’in fiyatı yüzde 12’lik bir düşüşle 63.000 dolara kadar geriledi. Bu seviye, Ekim 2025'teki 126.000 dolarlık tüm zamanların...

Sonraki Haber

847 milyon lira kimlere dağıtıldı?-Hüseyin Deniz

SON HABERLER

‘Alaturka Faşizm’ veya şeylerin gerçeğiyle yüzleşebilmek…

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

21 Şubat: Direnen bir dil, yükselen bir talep

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

27 yıl

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Bir bütün olarak yaşam

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Yerine kayyım atanan muhtara para cezası

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Süveyda’da kapsamlı klinik hizmetlerinin yüzde 90’ı durdu

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Eğitim-Sen 21 Şubat’ta Uluslararası Anadil Günü Sempozyumu düzenleyecek

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır